KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

27.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hükümet edenler hukukçularına danışmıyor mu?

Hükümetin icraatları akıl alır gibi değil.

Bu kadar çok mahkemeye takılan ve bu kadar çok geri adım atan bir hükümet daha hatırlıyor musunuz?

Bu hükümet hep zor olanı seçiyor, hep yasalara aykırı olanları...

Nasıl bir anlayıştır anlamak zor, sağlık ve güvenlik raporları gelmeden şartlı vatandaşlık dağıtılıyor.

Raporlar gelmeden vatandaşlık vermenin anlamı nedir ki?

Şartlı vatandaşlıkmış…

Sağlık ve güvenlik raporları geldikten sonra yapılsa da geri adım atılmak zorunda kalınmasa daha iyi olmaz mıydı?

Kişi tam vatandaş olduğunu sanırken, raporları uygun çıkmayacak ve vatandaşlığı iptal edilecek.

Sanki bu işler çocuk oyuncağı, sanki bu işler yapboz…

Sürekli mantıksız işler yapılıyor.

Sürekli düşünülmeden alınan kararlar, sürekli düşünülmeden yapılan açıklamalar, dayanaksız sarf edilen sözler, hükümetin ayağına dolanıyor…

Bakanlar Kurulu, en sonunda koşullu vatandaşlıkları da iptal etti.

Neden iptal kararı aldılar; çünkü CTP, ‘sağlık’ ve ‘güvenlik’ raporları gelmeden şartlı verilen vatandaşlıkların iptali veya dava bitinceye kadar vatandaşlıkların durdurulması için YİM’de dava açtı.

Dava 7 Kasım’a ertelendi ama hükümet burada da bir tehlike sezdiği için kalktı şartlı vatandaşlıkları iptal etti.

Bu arada CTP usulsüz verildiğini iddia ettiği 50’ye yakın vatandaşlığın iptali için bugün yeni bir dava dosyalayacağını da açıkladı.

“Muhaceret Affı”nda, “Seyrüsefer Affı”nda, “Girne Emirnamesi”nde, “TÜK’e katkı fonu”nda, “Makam araçları satın alımı”nda, mahkemelik olan hükümet “şartlı vatandaşlıkta” da benzer bir durumla karşılaştı.

“TÜK’e katkı fonu”nda ve “Girne Emirnamesi”nde mahkeme kararını beklemeden geri adım atan hükümet şimdi de “şartlı vatandaşlıklarda” aynı şeyi yaptı.

Bu arada bir işletmeye verilen ancak sit alanı olduğu anlaşılınca kararı iptal edilen bir de arazi var.

Vatandaşlıklara dönecek olursak, aslında hükümet attığı geri adımla, yaptığı vatandaşlıkların usulsüz olduğu kabul etmiş oldu.

Uygun koşullar oluşmadan vatandaşlık verilmesi ve arkadan “sağlık” ve “güvenlik”   raporlarına bakılması neresinden bakarsanız bakın saçmalık…

Bu yöntemde koşullar uygun çıkmayınca iptal geleceği için moral bozucu oluyor, o raddeye gelene kadar harcanan zaman, ortaya konulan emek, yapılan masraf boşuna gitmiş oluyor.

Üstelik ortada bir hayal kırıklığı bırakıyorsunuz.

Yakında istihdamlarla ilgili de mahkemeye düşecekler…

Sonra da kızıyorlar, “Mahkemeler hükümeti tıkadı” diye.

Niye kızıyorsunuz ki, başkalarına mahkemeye gitme fırsatı vermeyin kardeşim.

İşinizi sağlam yapın, birileri de mahkemeye gidip sizi şikayet etmesin.

İşin kötü tarafı hatalardan ders alınmaması, benzer hataların sürekli tekrarlanması...

Bir değil, iki değil, niye bu kadar fazla tekrarlanıyor ki hatalar?

Yani bu inat, bu ısrar niye?

Şimdi mahkemeye düştükten sonra “Aman daha ileri gitmeyelim iyi olmaz, burada geri adım atalım” diye akıl verenler kimlerse, bunlara ta başından danışsanız diyorum.

Her bakanlığın hukuk danışmanı, hukuk müşaviri ya da adı neyse bir hukukçusu yok mu?

Bu hukukçular böyle zamanlarda yardımcı olmayacak, bir fikir vermeyecek, yol göstermeyecekse niye tutuyorsunuz ki onları?

Onlar mı size yardımcı olmuyor yoksa siz mi onları dinlemiyor, danışmıyor, fikir almıyorsunuz?

Eğer önemli icraatlar yaparken hukukçulara danışılmayacaksa, onları neden tutuyorsunuz ki?

Hükümeti dalga konusu yapmak hoşunuza mı gidiyor?

Hükümet olduğunuzda padişah gibi her şeyi yapabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Devlet yönetmek ciddi iştir, ciddiyet gerektirir…

Dünyada tanınmayan bir devlet dahi olsa ciddiyet gerektirir, üstelik yaptığınız usulsüz, gayrı yasal işler sizin o çok fazla anlam yüklediğiniz devletiniz için hiç de iyi referanslar olmuyor.

Tam da dışarıdan bakanların gördüğü şekle, yüklediği anlama hizmet ediyorsunuz...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.