HUNKAR SAG GIYDIRME
Ali BATURAY

Ali BATURAY

07.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Hükümet, “İtfaiye Teşkilatı”nı önemsiyor mu?

Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı “İtfaiye Teşkilatı” ülkemiz için çok önemlidir değil mi?

Yangın, sıkışmalı trafik kazası, su ve sel baskınları, kuyuya düşme, yüksekte kalma gibi vatandaşların zor zamanlarda yardımına koşan İtfaiye Müdürlüğü tabii ki önemlidir.

Peki bu ülkeyi yönetenler de itfaiyeye hak ettiği değeri veriyor, önemsiyor mu? Bence hayır…

Geçenlerde bir bakanımız itfaiyenin ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu anlatıp durdu.

Politikacılar bunu hep yapıyor, hep güzel sözler söylüyorlar ama “Lâfla peynir gemisi yürümez” sözü boşuna söylenmedi.

Hep lâf, hep boş konuşma, hep televizyon kameralarına şirin görünme, hep gazetecilere cicili bicili sözler.

İtfaiye size göre önemliyse, bunu lâfla değil, icraatla göstereceksiniz.

Devletin birçok kademesine, dairelere, kurumlara personel doldurulurken, personele ihtiyaç duyulan itfaiyeye için beş yıldır münhal açılmıyor.

Ülkede 9 itfaiye şubesi var ve bu şubelerin kadro sayısı 281.

Ancak itfaiyede personel sayısı 204, yani 77 personele daha ihtiyaç var.

Partizanca kurumlara vasıfsız personel dolduracağınıza itfaiyeye personel istihdam edin.

Peki siz itfaiyenin başarılı olmasını, insanlarımızın canını kurtarmasını istiyor musunuz?

Eğer istiyor olsaydınız, personel ve araç gereç ihtiyacını karşılardınız.

Eğer itfaiyeyi önemseseydiniz, hidrolik merdivenli itfaiye aracı sayısını artırırdınız.

Bir tek Lefkoşa’da hidrolik merdivenli araç var.

Mağusa’daki bozuldu, aylardır Lefkoşa’da bir tamircide parça bekliyor.

Girne, İskele ve Güzelyurt’ta da hidrolik merdivenli itfaiye aracı yok.

Hidrolik merdivenli araç ne işe yarıyor?

Yangın çıkan yüksek apartmanlarda mahsur kalmış vatandaşlarımızı kurtarmaya yarıyor.

Birkaç ay önce bir otelde yangın çıkmış, vatandaşlar mahsur kalmış, hidrolik merdivenli araç bozuk olduğu için Lefkoşa’dan destek istenmişti.

Vatandaşlar çok korkmuş, yüksek katlardan aşağıya atlamayı bile düşünmüştü.

İtfaiyecilerin özverili çalışmaları sonucu oradaki vatandaşlar, araç gelmeden bir şekilde kurtarıldı.

Her yangında bu kadar şanslı olunamaz, ya insanlar kurtarılamasa, o zaman hesabını kim verecekti?

Niye alınmıyor yani hidrolik merdivenli itfaiye aracı?

“Bizde yangın olmaz?” diye mi düşünülüyor? Oluyor işte…

“Bizde fazla yüksek apartman olmadığı” mı düşünülüyor?

Bence çıkıp sokağa bir baksınlar, çok sayıda yüksek binamız var artık.

Kentlerde dikey büyüme arttı, eskisi gibi değil durum.

Yüksek binalar, çok katlı iş alanları, oteller, hepsi risk altında…

Yüksek binalarda yaşayanlar neden kendisini güvende hissetmesin?

Girne, Mağusa, İskele ve Güzelyurt’ta yüksek binalarda yangın çıktığında, Lefkoşa’dan hidrolik merdivenli araç gidene kadar çok kötü şeyler olabilir.

Son model, ideal, modern bir hidrolik merdivenli araç yaklaşık 3 milyon TL’ye mal oluyormuş.

Peki insan yaşamı için dört ilçemize 4 x 3= 12 milyon TL çok mudur yani?

Birçok şey için boş yere para harcanırken, insan yaşamı için 12 milyon TL harcanamaz mı?

Şimdi bu yazıyı okuyanlar, “Makam araçlarına para buluyorsunuz da…” diyecek.

Siz de söyletmeyin artık, ne yapayım yani?

İster istemez insanların aklına fuzuli masraflar geliyor.

Lefkoşa’daki hidrolik merdiven 52 metreye kadar müdahale ediyormuş, yani yaklaşık 15 katlı binaya...

Mağusa’nın bozuk aracı ise 42 metreye kadar…

Mağusa’nın bozuk aracı aylardır parça bekliyor...

Yahu ne biçim bir parçadır bu, birileri aracı olamaz mı bu parçanın satın alınması için? Bekle babam bekle…

İlla ki bir şey yapmak için birisinin ölmesi mi bekleniyor? Gerçekten çok büyük sorumsuzluk...

Tabii ki insanların risk altında olması yalnızca itfaiyenin eksiklikleri ile açıklanamaz.

Birçok yüksek binanın yangın merdiveni yok.

En son yangın çıkan otelde olmadığı gibi daha birçok yüksek binaya yangın merdiveni monte edilmedi.

Kat sayısı fazlalaştığı için çifte yangın merdiveni olması gerekirken tek yangın merdiveni olanlar var.

Üstelik katlar arttıkça daha birçok sorumluluk düşüyor binaları yapanlara ve yaptıranlara ama bunlara uyulmuyor.

Üstelik de bina yapılırken İtfaiye Müdürlüğü’nün inceleme yapıp, rapor vermesi şart ama itfaiyenin yaptığı ikazlara uymayanlar da varmış. İnsan yaşamını önemseyen yok…

Konuyu irdelemeye devam edeceğim...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.