HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

05.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İnandırıcı gelmeyen haberler...

Birkaç gündür gazetelerdeki haberlere bir bakın, tartıştığımız bazı olayları gözünüzün önüne getirin.

Haberler ciddi ama gerekçeleri ya da ortaya çıkış nedenleri, onlarla ilgili yetkililerin yaptıkları ya da yapmak istedikleri komik.

Komik de denmez aslında, hade “kara komedi” diyeyim.

Mesela “ikinci iş yasağı” meselesi...

Sanırsınız ki memlekette yeni baş gösteren bir sorun.

Halbuki yıllardır kanayan yaramız.

Serbest Çalışan Hekimler Birliği’nin açtığı davayla kamuda çalışan hekimlerin özelde çalışamayacağı yönünde Yüksek İdare Mahkemesi aslında yasaların gerektirdiği bir karar verdi.

Bunun yasası var zaten, hekimler değil, tüm kamu çalışanları için geçerlidir bu kural.

Hade hekimlere hak ettiği maaş ve çalışma ortamı yaratılamadığı için özelde çalışma hakkı verildi ya diğerleri?

Bu çok bilinmeyenli bir denklem değil ki, niyetin varsa, karar verirsin, denetlersin, göz yummazsın, çözersin.

Bakalım hükümet hakimin verdiği 6 aylık sürede hekimlerin konumunda bir netlik ortaya çıkarırsa, belki ülke genelinde de bu soruna bakar.  Endişelerim var, 6 ay sonra halen tartışıyor ve bir yere varamıyor olabiliriz.

Başka bir haber size; Çevre Koruma Dairesi müfettişleri inceleme yapmış ve Teknecik Elektrik Santrali ile Kalecik Elektrik Santrali’nin dizel jeneratörlerinde baca gazı emisyon değerlerinin yüksek olduğunu belirlemiş.

Daire Teknecik ve Kalecik’e 6 asgari ücret ceza kesmiş…

E günaydın... Acaba bu iki santralin baca gazı emisyon değerleri hiç normal oldu mu?

Ne kadar aralıklarla kontrol ediliyor bu santraller?

İnsanların evlerinin, eşyalarının üzerine, hatta insanların üzerine yıllardır kül parçacıkları gibi maddeler yağıyor, kimse bir şey yapmıyor, Teknecik’e yıllardır bir baca filtresi takılamadı.

Ne değerli, ne pahalı bir filtreymiş böyle?

İnsan sağlığından daha önemli ne olabilir ki bir filtre almak için bunca yıl para biriktirilemedi?

Gitmişler ölçmüşler ve para cezası kesmişler, ne fayda, ne olacak, duracak mı bu yüksek değer?

Orada nöbet bekleseler bir fayda sağlar mı, buna kim inanır ki?

Öte yandan, denizlere akıtılan lağımlarla ilgili Çevre Dairesi’nin başlatacağını söylediği denetimler konusu da insana komik geliyor.

Aklına esen boruyu çekip lağımı denize boşaltıyor, dairenin ruhu bile sezmiyor.

Gazeteler yazarsa görürler, yazmazsa sorun yok demektir. Oh ne güzel…

Kimin lağımı aksa mazeretleri hazır; arıtmada arıza...

Otelin arıtması arızalı, belediyenin arıtması arızalı, e ne olacak bu iş?

Yaz aylarında insanlar bu denizlerde nasıl yüzecek, buralardan nasıl balık avlayıp yiyecek?

Daire denetim yapacakmış, kim inanır?

Bu arada, T&T şirketinin Ercan’da Türkiye’den yasa dışı 75 işçi getirip inşaatta çalıştırıldığı söyleniyor.

Çalışma Bakanlığı’nın haberi yok, Ulaştırma Bakanlığı’nın haberi yok, Müteahhitler Birliği bir şeyler yapacağını söyledi ama onlardan da ses yok.

Şirketten ses yok, yasal mı bu işçiler, değil mi?

Yasalsa biri çıkıp “yasal” desin, değilse gereği yapılsın ama yok, bir sessizlik, sus da gulle geçiyor.

Gazeteler yazar sonra peşine düşmez, unutulur gider. Bekledikleri bu…

Başka bir olay, cep telefonu konuşmaları için yapılan sessiz zam nedeniyle mecliste muhalefet ile iktidar bir birine girdi.

Muhalefet neden sessiz sedasız zam yapıldığını soruyor, hükümet ise muhalefete, “Sizin yaptığınız yasa nedeniyle otomatik zam yapılıyor” diyor.

Siz böyle tartışın, hayati her şeye zam yapılırken ve döviz kriziyle de her şeyin fiyatı artarken, bunun üzerine cep telefonu konuşmalarına da zam yapıldığı gerçeğini değiştirir mi bu tartışmalar?

Siz tartışın, vatandaşın mağduriyetini değiştirir mi tartışma? Tabii ki hayır...

Sonra da Ulaştırma Bakanı zammı bir ay ertelemiş.

E ne oldu, çok büyük bir jest mi şimdi bu?

En azından altı ay erteleyebilir misiniz?

Peki iki GSM operatörü, kendilerine para akıtan müşterilerine bir jest yapıp altı ay erteleyebilir mi zamları?

Hiç sanmam, halkı düşünen kim, herkes kendi kârını düşünür.

Mesela asgari ücret müjdesi.

Sırf yapmak için yapılan bir asgari ücreti artışı, dalga geçer gibi, alay eder gibi...

Bazı icraatlar vardır, sözde iyilik yapmak için yapılır ama adama hakaret gibi gelir, asgari ücret artışı da tam böyle bir şey.

Köşemin sığdığı kadar sıraladım, size inandırıcı geldi mi, içinize sindi mi bu haberler?

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.