• 11 Ocak 2018, Perşembe 9:15
AliBATURAY

Ali BATURAY

İnanmadılar ki sandığa gitmediler

Bakıyorum da medyada ya da sosyal medyada “boykotçulara” ve diğer oy vermeyenlere büyük bir öfke var… Sağdan ve soldan kesimler, seçimde sandığa gidilmemesi nedeniyle ortaya “kriz yaratan bir tablo” oluştuğuna inanıyor.

Evet, boykot ya da başka bir nedenle sandığa gitmeme, seçimin kaderini etkiledi. Doğrudur, eğer bu kesim de sandığa gitseydi, mutlaka farklı bir sonuç çıkacaktı. Seçim öncesi, tüm partiler, “sandığa gidin” çağrısı yaptı. Özellikle sol partiler daha endişeliydi bu konuda, çünkü sandığa gitmeyenlerin daha çok sol kesimden olduğuna inanılıyor. Bana göre de boykotçuların büyük çoğunluğu sol kesimdendir. Ancak karıştırmamak gerekir, boykot başka bir şeydir, herhangi bir nedenle sandığa gitmemek başka bir şey.

Boykot, bilinçli ve bazı ideolojik gerekçeleri de olan bir harekettir. Boykotçular, mevcut rejim ve mevcut siyasi partilerle bu ülkede arzulanan hedefe varılamayacağına inanıyor. Onlara göre mevcut şartlar altında seçime gitmek sistemi değiştirmeye yetmiyor, iktidara gelen partiler mevcut sisteme hizmet ediyor ve sürer durumun yürümesini sağlıyor.

Bu kesime göre sandığa ne kadar az insan giderse mevcut sistemin meşruiyeti tartışılır oluyor ve belli odaklara ciddi mesaj veriliyor. Ülkede sistemin değişmediği ve değişen hükümetlere rağmen hep aynı sıkıntıların yaşandığı, ayakları üzerinde durabilen, vesayet altında olmayan bir devlet yaratılamadığı da bir gerçektir aslında.

Bugün beklediğinin çok altında oy alan sol partiler, boykotçuların serzenişini duyabilmelidir. CTP ve TDP hatta HP boykotçuları veya diğer sandığa gitmeyen kişileri ikna edememişse, onları sandığa taşıyamamışsa kendilerini sorgulamalıdır.

Seçimler, gelecek için bir umuttur. Eğer muhalefet, özellikle de sol partiler seçimi halkına bir umut olarak gösteremezse, geleceğini değiştirecek, daha iyi bir yaşam sürecek bir adım olacağına inandıramazsa başarısız olmaya mahkûmdur. Sanırım son seçimde solun kan kaybının bir nedeni de budur.

Ülkemizde sağ partilerin, özellikle de UBP’nin böyle bir kaygısı yoktur. Onlar zaten, özellikle de UBP,  mevcut düzeni en iyi yürüten parti olduğunu iddia etmektedir, hatta propagandasını da bunun üzerinden yapmaktadır. Onların boykotçuları inandırmak gibi bir derdi yoktur, zaten boykotçunun sandığa gitse de kendisine oy vermeyeceğini çok iyi bilmektedir.

Sol seçmen hassastır, kırılgandır, beklentisi yüksektir, farklılık istemektedir, düzeni değiştirecek, ezber bozacak yönetimler arzulamaktadır. Hatta sağ partilerden sıkılan, sorunları çözememesine öfkelenen sağ seçmen de zaman zaman sol partileri umut olarak görür ve oraya yönelir.

İşte toplumun umut beslediği, yüksek beklentisi olduğu sol partilerin tökezlemesi, bekleneni verememesi ülke geneline yayılan bir umutsuzluğa dönüşür, beklentiler minimize olur ve “maaşı düzenli ödeyen”, hataları olsa da mevcut sistemi yürüten partiye dönülür.

Asla sağ partilere verilen tolerans sol partilere tanınmaz, çünkü beklenti onlardan daha fazladır. Sağ partilere “onlar nasıl olsa öyledir, fazlasını da yaparlarsa kârdır” mantığıyla bakılır. O nedenle solun inandırıcılığı çok önemlidir. Evet, her partinin farklılığı vardır, sol partilerin sağ partilerden farklı olduğunu kabul ediyorum ama solda “işte bu” dedirtecek, ezber bozacak bir farklılık görebildiğimizi söylemek çok zor. Çabayı görebilmek mümkündür ama o çabadan ülkeyi farklı noktaya taşıyacak bir mucize çıkacağına kimseyi inandıramadılar. Sorun budur…

Bir de seçimi boykot eden ya da sandığa gitmeyen kişiler için “oy vermediler, konuşmaya hakları yok” söylemleri çok yanlıştır. Beğenmesek de “boykot” bir tavırdır ve o tavrın inanışına göre ülke menfaati için yapılmıştır.

Hatta seçimi boykot eden kişi, menfaat karşılığı sandığa giden kişiden çok daha fazla konuşma hakkına sahiptir. Bu ülkede yaşayan herkesin konuşma, söz söyleme hakkı vardır. Hiç kimse kimseye tavrından dolayı “konuşma” ya da “ülkeyi terk et” diyemez. Kimse kimsenin ülke sevgisini sandığa gitmesiyle test edemez. Yurtseverlik böyle ölçülmez... “Aşırı uç” diye isim takılan kişiler ya da kesimler çoğu kez ülke sorunlarını daha korkusuz ortaya koyar, acı gerçekleri dile getirir, yurtseverlik biraz da kelleyi koltuğa alabilmektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup