Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

04.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İnat hükümeti

Politikacılar, seçimden önce her türlü şirinliği yaparlar.

Muhalefetteyken onlardan anlayışlısı, onlardan hoşgörülüsü, onlardan daha iyi sizi anlayan yoktur.

Her sorununuzda onları yanınızda görebilirsiniz, her sorununuzu anlar görünürler, size çözüm yolları bulmaya çalışırlar ve bu konularda iktidarı en acımasız şekilde eleştirirler.

Ancak ne olursa oluyor, bu arkadaşlar iktidara gelince oluyor.

Birden bire değişiyorlar, o anlayışlı, o hoşgörülü, o yardımsever insanlar gidiyor, yerlerine despot, dediğim dedik, acımasız, inat birileri geliyor.

Halkın istekleri değil, kendi partisel çıkarları, yandaşlarının menfaatleri ön olana çıkıyor.

Devletin imkanlarını sonuna kadar kendi lehlerine kullanmaktan çekinmiyorlar.

O koltuklara oturuyorlar ya, sanırsınız padişah var orada, istediğini yapacak.

UBP-DP Hükümeti’nin son zamanlardaki halleri de tam böyle…

Halktan koptular, halka rağmen icraatlar yapıyorlar.

Üstelik kötü olan da bu yaptıklarını normal sayıyorlar, iyi bir şey yaptıklarını zannediyorlar.

Yapmaları gerekeni yapmıyorlar, icraat, denetim, üretim yok ama halkın canını sıkacak olan her şey var.

Halk için iktidarda olan hükümet, halkın isteklerinin tersini yapıyor.

Orada ne için bulunduklarını bile unutacak kadar kendilerinden geçtiler.

Girne dağ yolundaki ölümlü trafik kazasının ardından gençlerin, halkın yaptığı eleştirileri dahi iyi okuyamıyorlar ve saçma sapan işler yapmaya devam ediyorlar.

Halk, yaz saati uygulamasının son bulmasını, kış saati uygulamasına geçilmesini istiyor, bunun için ısrar ediyor ama hükümet bunu duymazdan geliyor.

Halk istiyor ama hükümet inat ediyor, sendikalara inat, muhalefete inat, halka inat…

Saatleri yıllardır olduğu gibi düzenleyeceklerine, kış saatine geçeceklerine, şimdi eğitimin başlangıcını, kamuda, devlet kurumlarında işe başlama saatini değiştiriyorlar. Yılların sistemini altüst ediyorlar.

“Özel sektör ile ters düşecek” denilince de dün akşam Çalışma Bakanlığı özel sektör yönetmeliğinde değişiklik yapıp, özelde işe başlama saatini 08.30’a aldığını duyurdu.

Güldürmeyin beni lütfen, özel sektörün neyini denetlediniz ki mesai saatini denetleyeceksiniz?

Kim uyacak sizin yönetmeliğinizdeki iş başlama veya işten ayrılma saatine?

Siz daha sosyal sigorta, ihtiyat sandığı yatırmayan işyerlerine yaptırımda bulunamıyorsunuz, haftada 80- 90 saat insanların köle gibi çalıştırılmasının önüne geçemiyorsunuz, kaçak çalışmayı önleyemiyorsunuz, insanların iş kazalarında ölmesinin, sakat kalmasının önüne geçemiyorsunuz ve “şu saat işe başlayın, şu saat kepenk indirin” diyeceksiniz, güldürmeyin beni lütfen.

Tam çorbaya çevireceksiniz ülkeyi de iş yaşamını da eğitimi de...

Özel sektör saatlere uymayacak, çoluk çocuk okul çıkışı sokaklarda kalacak…

Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş çok tehlikeli işlerle uğraşıyor, yaptığı açıklamalarla Türkiye’nin hedef olmasına neden oluyor.

“Şu anda tüm iş ilişkimiz Türkiye ile paralel, dolayısıyla saatler geri alınmayacak” diyor Denktaş…

Denktaş, işin içine Türkiye’yi sokuyor, bunu isteyerek yapıyor, tepki gösterenlere “Bak Türkiye’yi istemiyorlar” dedirtsin diye, saat uygulamasına tepkileri dindirsin diye böyle yapıyor.

Kamuoyuna sanki de Türkiye istiyor diye saatleri değiştirmedikleri iması yapıyor.

Çok yanlış bir hareket, hem asalak bir görüntü veriyor hem de insanlara Türkiye’yi hedef gösteriyor.

Olacak iş değil gerçekten.

Serdar Denktaş, bir tehlikeli iş daha yapıyor.

Herkes hükümete tepkili iken kamuda, devlet kadrolarında çalışan ve 3 bin TL’nin üzerinde maaş alanlardan yüzde 3 kesinti yaparak, tüm yolları tamir edeceğini söylüyor.

Bu nedir biliyor musunuz, kamuyu hedef gösterme, sendikaları gafil avlama girişimidir.

“Bak iyi kazanıyorlar, kesinti yapalım, ellerini taşın altına koysunlar” demek istiyor ve devlette çalışanlarla özel sektördekileri karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

“Rahat şartlarda çalışan ve iyi maaş da alan devlet çalışanları katkı yapsın” demeye getirerek, daha zor şartlarda, daha az kazanan özel sektör çalışanlarının öfkesini, tepkisini sendikalara ve kamu çalışanlarına yöneltmeye çalışıyor.

Bu yaptığı çok ayıp bir şey, tam bir politikacı oyunu…

Serdar Bey, ülkedeki yollarımız için tüm toplum seyrüsefer ücreti ödüyor, o paralarla yapacaksınız bu işleri, o paraları başka işlerde kullanmayacaksınız.

Serdar Bey, ülkede döviz almış başını gidiyor, maaşlar erimiş siz hangi kesintiden bahsediyorsunuz?

Kendi beceriksizliklerinizi Alicengiz oyunu ile örtmeye çalışmayın, toplumu bir birine düşürmeyin.

Bu inattan vazgeçin, bu inat toplumu geriyor, huzursuz ediyor, tabii farkında değilsiniz ama sizi de bitiriyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • hasan ali
    04.12.2016

    sadece rant saglayarak oy elde eden bir partinin baskani..vergilerin nereye harcandigini sormaya gerek var mi..seyrusefer harclarinin yollara harcanmadigini gecin, tc'den gelen kaynaklarin proje yapilmadigindan beklemesine ne demeli.. para var proje yok..hal boyleyken tekrar halktan para toplamaya kalkismak ne demek.. olmayan yollar icin aldiginiz makam araclarinizi satin once.. ayrani yok icmeye at ile gider..... ne zaman kurtulacak kibris turku bu insanlardan acaba..

  • Mehmet Yigiter
    09.12.2016

    Butun mesele sabah namaz saatiyle is saati arasindaki uzun bekleyisi ortadan kaldirmaktir. Simdi bu yeni uygulamayla sabah namazina kalkan adam 6.50 namazini kiliyoy, 7.30 isine gidiyor. Bitti. Amac dinciligi tesvik

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.