Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

11.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İngiliz Yargısı’nın kararı Kıbrıslılara örnek olsun

Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılamamasının, suçlulara avantaj sağladığı meselesini daha önce de yazmıştım.

Rumlar, Kıbrıslı Türklere; Kıbrıslı Türkler, Rumlara suçluları iade etmediği için suç işleyip karşı tarafa geçen kişiler, yasalardan kaçmış oluyor.

Cinayet işleyip Kuzey Kıbrıs’a geçen bir kişi, yasal yoldan geçmeyip, sınırı ihlal edip gelmişse yalnızca, “sınırı yasa dışı geçmekten” yargılanıyor.

Doğal olarak cinayet işleyen kişi yasal yoldan gelmeyi pek tercih etmez, bu nedenle suçluların yargılandığı tek suç, yasal yoldan ülkeye girmemek oluyor.

Kişi isterse Güney Kıbrıs’ta 10 kişiyi öldürsün, Kuzey Kıbrıs’a geçtiğinde sanki de başka bir boyuta geçiyormuş gibi suçsuz sayılıyor.

Kuzey Kıbrıs’ta suç işleyip Güney Kıbrıs’a geçenler için de durum farklı değil.

Rumlar, Kuzey Kıbrıs’taki devleti tanımadığı için suçluları iade etmiyor, Kuzeydeki yetkililer de Rumlar iadeye yanaşmadığı için aynı tavırla suçluları iade etmekten kaçınıyor.

Neresinden bakarsanız bakın saçma, neresinden bakarsanız bakın anlamsız…

Her iki devletin bir birini tanımaması bazı gerçeklerin, yaşanmışlıkların, gerçekleştirilen eylemlerin yok sayılmasını gerektirir mi?

Her iki devlet bir birini tanımıyor diye işlenen suçlar nasıl yok sayılabilir ki?

İşlenen cinayet, nasıl olur da işlenmemiş gibi muamele görür ve katiller elini kolunu sallayıp gezebilir?

Oluyor işte, ikiye bölünmüş bu ülkenin tuhaflıklarından birisi de bu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tanınmamış bir ülke olabilir ama burada bir yaşam var, dünya tanımıyor diye burada süren yaşam ve onun gerektirdiği eylemler, iyilikler, kötülükler, suçlar yok sayılamaz.

Bu tavır akıl alır bir tavır değildir, en azından çözüm için her iki liderin yoğun bir şekilde çalıştığı bu dönemde bir yumuşama olması, suçlularla ilgili mantıklı kararlar alınması gerekmektedir.

İngiliz Yüksek Mahkemesi, işte başta Rum yönetimi olmak üzere Kıbrıs’taki yönetimlere örnek olacak bir karar aldı. Geçen pazar günü gazetemizde ve bazı başka gazetelerde okumuş olmanız gerekir.

İngiltere’de Yüksek Mahkeme, Kuzey Kıbrıs’a kaçan suçlularla ilgili Kıbrıslı Türk makamlarla işbirliğine gidilmesinde bir sakınca bulunmadığı kararı aldı.

Aslına bakarsanız İngiliz Hükümeti, İngiliz Yargısı daha önce de gayrı resmi biçimde suçlularla ilgili Kıbrıslı Türk makamlarla işbirliği yapıyordu, bunun örnekleri var ancak bu kez diğerlerinden farklı olarak resmen mahkeme karar aldı.

İngiltere’de Yüksek Mahkeme, kaçakların Kuzey Kıbrıs’ı ceza almamak için İngiliz adaletinden kaçmak amacıyla kullanamayacağını vurguladı.

Kuzey Kıbrıs ile İngiltere arasında suçluların iadesi yapılmadığı için Kuzey Kıbrıs’ın “İngiltere’den kaçanlar için bir cennet olarak kullanıldığı” ifadelerine yer verilen mahkemede hakim, İngiliz polisinin Kuzey Kıbrıs polisiyle işbirliğine gidilmesini durduracak bir engel bulunmadığını söyledi.

Mahkeme, suçlular için yapılacak işbirliğinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma anlamına gelmeyeceğini de vurguladı. Yani, İngilizler siyaset ile hukuku bir birinden ayırmayı bildi.

Evet, baktığınızda hukuk ile siyaset bir birine çok uzak değil ama gerektiğinde onları farklı mecralarda değerlendirmek gerekir.

İngiltere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımıyor ve tanımayacağını da söylüyor ama orada tanınmamış da olsa bir devlet faaliyeti olduğunu, orada yaşam sürdüğünü, hayatın akışı olduğunu ve o akış içinde olabilecek her türlü eylemin bulunduğunu da kabul ediyor.

İngiltere, Kuzey Kıbrıs’a kaçan suçlular için, “Boş ver orada tanınmamış bir ülke var. Bırakın suçluları orada rahat etsinler” demiyor. İngiliz Yargısı, nereye giderse gitsin suçlunun peşine düşüyor.

İngiltere Yüksek Mahkemesi’nin bu kararının, İngiltere’ye dönerek yargılanmayı reddeden kaçaklar için “Kuzey Kıbrıs’ta kovuşturulabilirler” anlamı taşıdığı da belirtiliyor.

Rum yönetimi İngiltere’yi örnek alacağına tam da yukarıda bahsettiğim Kuzey Kıbrıs’ta kovuşturma ihtimalinden endişe ediyor, en azından Rum gazetelerinin yazdıkları bu yönde.

İngiliz hakim, “tanınma olmaz” diyor ama yine de resmi ilişki Rumları korkutuyor…

Suçluların, katillerin, soyguncuların, uyuşturucu satıcılarının kuzeyde ya da güneyde elini kolunu sallayarak dolaşmaması için Rumların, İngilizleri örnek alması gerekir.

Atılacak her adım “tanıma” ya da “tanınma” yaratmaz, bunu anlamaları gerekir, Kıbrıslı Türk makamları da Rum yönetimini işbirliğine zorlamalıdır.

“Madem o yanaşmaz, biz de yanaşmayız” tavrı kolaycılıktır, Kuzey Kıbrıs’ı suçular cenneti yapmamak için gerekli adımlar bizden de gelmelidir.

En azından suçlular, Kuzey Kıbrıs’taki mahkemelerde, geldikleri yerde işledikleri suça göre yargılanmalıdır.

İngiliz Yargısı’nın kararı umarım hem Rumlara, hem Kıbrıslı Türklere örnek olur…

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.