KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

19.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İnşaatlardaki inat

İnşaatlarda işçilerin tedbir almaksızın, çok riskli çalıştığını konu yaptığımız haberler, sektördeki bazı kesimleri kızdırdı.

Özellikle işçilerden teşekkür beklerken, küfür duyuyoruz.

Müteahhit bize sinirli, mühendis, mimar, inşaat sahibi, işçi hepsi öfkeli…

Hatta ilgili bakanlık bile haberlerin altında art niyet arıyor.

İnşaat sektöründeki herkes neredeyse bize öfkeli, çünkü rahatlarını kaçırmışız.

Rahatlık ha?

Ölüme yakın olmak rahatlık mıdır?

Sanki kafalarına taktıkları bareti boşuna icat etmişler, bağlandıkları halatı da...

Kuralları boşuna koymuşlar, boşuna yasa yapmışlar.

Bakanlıkta denetim yapmak için boşuna insan istihdam yapılıyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası boşuna yapıldı...

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği boşuna kuruldu, boşuna açıklama yapıyor.

Hepsi boşuna, hepsi fuzuli…

Bu sektördeki birçok kişi böyle sanıyor, böyle düşünüyor.

Dünyada ve ülkemizde bazı acı tecrübeler yaşandı ki bu tedbirler düşünüldü ama kime anlatacaksın ki?

İlla ki birisinin ölmesi, sakat kalması mı gerekir aklımızın başımıza gelmesi için?

Telefondaki adam bas bas bağırıyor, ağzına geleni söylüyor…

“Nedir be kardeşim, başka haber mi bulamadınız, her gün inşaat işçilerini yazıyorsunuz? Hepimizi işsiz mi bırakacaksınız?” diye sitemde bulunuyor.

“Biz sizin iyiliğinizi, sağlığınızı düşündüğümüz için bu haberleri yapıyoruz” dediğimde, öfkesi daha da köpürdü.

Sinirli adam, “Sizi ne ilgilendirir ben düşecek gebereceksem? Geberirsem ben geberirim, size ne, size ne?” diye bağırıp durdu.

Ben, “Tedbirler alınsa, siz de risk taşımaksızın çalışsanız, kazalar olmasa, canlar yanmasa daha iyi olmaz mı? Bizim haberlerimiz kötülüğünüze değil, faydanızadır” dedim.

Ancak adam kafaya takmış, haberlerimizi illa ki kendilerine kötülük olarak görüyor.

“16 yıldır inşaatlarda çalışıyorum, hiçbir şey olmadı bana... Biz tecrübeliyiz, yüksekte olmamız sizi korkutabilir ama biz alıştık, bize bir şey olmaz” diyor adam…

“16 yıl bir şey olmamışsa 17’inci yıl olmayacağını kim iddia edebilir ki?” diye sordum.

Adamın beni anlayacağı yoktu, taktı o kafaya, biz onlara kötülük yapıyoruz.

Sanki işi gücü bıraktık, başka işimiz yok, müteahhitlerle, inşaat işçileriyle uğraşıyoruz.

Yok öyle bir şey, kimseyle uğraştığımız yok, kuralların uygulanmasını istiyoruz, o kadar.

Aslında işçiler hiç uyarı beklemeden bu tedbirlere uymalı, işverenlerini de buna zorlamalı.

Sonuçta hayatları söz konusudur.

Ne kadar alışık, ne kadar korkusuz, ne kadar cesaretli olurlarsa olsunlar bir anlık bir dalgınlık, bir baş dönmesi, arkadaşının yapacağı bir hata yaşamına mal olabilir.

En fazla iş kazaları inşaatlarda oluyor.

Böyle kelle koltukta çalışılır mı?

Kimsenin yetkili bir makamdan korktuğu yok, Çalışma Bakanlığını, Çalışma Dairesini taktığı da yok…

Çalışma Dairesi’nin yeterli elemanı yokmuş…

Kaç bakan değişti, hepsi de aynı şeyi söyleyip duruyor.

E alın, istihdam edin, partizanca gereksiz istihdamlar yapacağınıza Çalışma Dairesi’ne eleman alın…

Gerekli yere istihdam yapın.

“Denetlemek için yeterli eleman yok” deyip durmayın, gereğini yapın.

Fotoğrafını çekiyoruz, adresi veriyoruz ama ertesi gün yine aynı.

Personel yeterli olmasa bile, en azından gazetedeki haberde yer alan binaya gidip bakılmaz mı, orada tedbir alınması sağlanmaz mı?

Yok illa ki kuralsızlıklar ülkesi olacak.

Kimse kurallara uymayacak, gazeteler yazmayacak, kimsenin rahatı bozulmayacak (nasıl rahatsa bu?), inşaatlarda cambazlık sürecek.

Meydana gelecek olası kazada biri hayatını kaybedince de herkes büyük büyük lâflar edecek, tedbirden falan söz edecek. Peki, ne değeri var o zaman?

Neden tedbir almak için acı bir olay bekleyelim.

Ölümle dans için bu inat bitsin artık... Ciddi olun, çağdaş  olun, sorumluluk üstlenin lütfen.

Bizim kimseyle derdimiz yok, yalnızca olması gerekeni söylüyoruz…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.