KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

21.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kadına şiddeti yalnızca cinayet işlendiğinde mi hatırlayacağız?

Üç gün arayla arka arkaya iki kadının cinayete kurban gitmesi ülkeyi şoka soktu.

Mağusa’da eşi, Lefkoşa’da ise imam nikahlı eşi tarafından bıçakla vahşice öldürülen iki kadın.

İki cinayetin nedeni de kıskançlık...

Üç gündür cinayetleri, kadın cinayetlerini tartışıyorduk, dünkü cinayetle birlikte tartışmalar daha da arttı.

Şimdi bu cinayetlere iki açıdan yaklaşmak mümkün...

Birincisi Türkiye’de ve ülkemizde kadına bakış açısı, kadının toplum içerisindeki rolü, ikincisi de bu ülkeye suç ithal ediyor oluşumuz.

Ya da Kuzey Kıbrıs’a girişlerde yeterince özenli davranmamamız.

İsterseniz önce ülkeye girişlere bakalım.

Suçluların büyük çoğunluğunu Türkiye’den ve diğer üçüncü dünya ülkelerinden ithal ediyoruz.

Elbette bizim de suçlularımız vardır ama mahkeme haberlerine bir bakın, çoğunluğunun yabancılar olduğunu göreceksiniz.

Suç işlemek için ülkeye gelen insanları, havaalanında tespit edip ülkeye sokmamalıyız.

Turist, işçi ve öğrenci olarak ülkemize gelen insanlarla ilgili itinalı davranmıyoruz.

Kimin, gerçekten ne için bu ülkeye geldiğini sorgulamıyor, araştırma yapma gereği hissetmiyoruz.

Elini, kolunu sallayarak gelen herkesi, çoğu kez de cebinde beş kuruş olamayan insanları ülkemize sokuyoruz.

İnsan öldürmek, soygun yapmak, uyuşturucu pazarlamak için ülkemize gelen insanlar var.

Suç işlemek için geldiklerini mahkeme koridorlarında itiraf da ediyorlar.

Cinayet işlemek için ülkemize geldiği söylenen adam, “Hayır cinayet için değil, soygun için geldim” diyebiliyor.

Polisiye olaylar korkutucu boyutlara ulaştı, kimse kendisini güvende hissetmiyor.

Daha ciddi tedbirler alınması gerekiyor ama yetkililer bu yönde pek istekli görünmüyor.

Gelelim, kadına bakış açısına...

Türkiye’deki ya da Ortadoğu ülkelerindeki kadar olmasa da maalesef ülkemizde de ataerkil bir yapı var.

Yani erkek egemen toplumuyuz.

Evet, Kuzey Kıbrıs’ta kadın- erkek ilişkilerinde cinayet yaygın değil, kişiyi öldürme yöntem olarak seçilmiyor ama hakimiyet erkeklerdedir.

Bunu kimse inkar edemez ve kadını darp ve psikolojik şiddet oldukça fazla.

Bu konuda kat edeceğimiz çok yol var ve işimiz kolay değildir.

Daha ilkokuldan cinsiyet eşitliğinin ders olarak okutulması gerekiyor.

Cinsiyet eşitliği eğitimiyle birlikte, şiddetin de çare olmadığı içselleştirilmeli.

Kıbrıslı Türklerde kadın cinayeti yaygın değil ama yurt dışından gelen ve ülkemizde yaşayan göçmenlerin böyle bir sıkıntısı var.

Madem ki ülkemizde göçmenler yaşıyor ve onların kültüründe ataerkil aile yapısı daha baskın ve cinayetler daha yaygın, o halde bu halklar için de tedbir alınmalıdır.

“Kadın Sığınma Evleri” olmalı, hem de yalnızca Lefkoşa’da değil, tüm bölgelere kadın sığınma evleri açılmalı.

Halbuki biz olanı bile kapattık, Lefkoşa Belediyesi kendi imkanlarıyla bir sığınma evi açtı.

Ülkedeki tek sığınma evi o...

Hem “Kadın Sığınma Evleri” hem de “Şiddet Önleme Merkezleri” açmalıyız...

Türkiye’de maalesef töreler halen geçerli, Türk dizileri de bunları beyinlerde hep taze tutuyor.

Töre, aşk cinayeti, namus cinayeti, ayrılsa da kadının peşini bırakmama, tabanca, bıçak, şiddet, Türk dizilerinin ana teması ve toplumu her gece bunlarla efsunluyor, beyinlerini bunlarla dolduruyorlar.

Türk dizilerini de bu konuda sorumlu tutuyorum ve ne yazık ki Kıbrıs’ta da bu diziler çok izleniyor.

Kuzey Kıbrıs’ta devlet şiddeti ve kadına şiddeti önemsemeli, şiddete yeltenenlere ciddi cezalar getirilmeli.

Şiddete yeltenen erkeklere, kadının bulunduğu bölgeye yanaşamama cezası getirilmeli.

Yasaları, kadınları şiddete uğrayan erkeğe mahkum etmeyecek şekilde düzenlemeliyiz...

Evet eğitim küçüklükten verilmeli, içselleştirilmeli ama yetişkin kadınlara yönelik de nasıl korunacağı, nasıl davranacağı konusunda eğitimler verilmeli...

Tabii şiddet derken yalnızca aklımıza cinayet gelmesin, darp, psikolojik ve ekonomik şiddet de önemsenmeli, çünkü bunlar da kadını intihara sürükleyebilir ya da çok kötü bir hayat yaşamasına yol açabilir.

Tüm bunları da cinayet olduğunda hatırlayıp, tartışmakla sonra da unutmakla bir yere varamayız.

Mutlaka bir yerden başlamalıyız...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.