KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

08.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kahvehane konuşması bile olmaz

Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün iki günden beridir “kış saati uygulaması” için söylediği sözler gerçekten akıl alır gibi değildir.

Önceki gün kış saati uygulamasına, “Güney Kıbrıs saati” diyen Özgürgün, dün de “Başpapazın saati” ifadesini kullandı.

İnanın bana kış saati uygulamasına “Güney Kıbrıs saati” ve “Başpapazın saati” demek, bir kahvehane konuşması bile olamaz.

Bir başbakanın sorumlu davranması gerekir.

Bir başbakan ağzına geleni söyleyemez.

Ne demektir “Başpapazın saati?”

Kış saati uygulamasını Rum tarafındaki başpapaz mı yarattı?

Kış saati uygulaması Güney Kıbrıs’tan mı icat edildi?

Kış saati uygulamasını Rum tarafıyla, Rumlarla, papazla ilişkilendirmenin manası nedir?

Bu kadar insan, öğrenciler, öğretmenler, iş çevreleri Rumlara yaranmak için mi kış saati istiyor?

Bu kadar insan papazı çok sevdiği için mi “Yaz saati uygulamasına son verin” diyor.

Bütün Avrupa’nın kullandığı kış saati uygulamasına, “Rum icadı” muamelesi yapmaktaki amacınız nedir?

Siz böyle deyince “kış saati uygulamasını”, “Rum icadı” diye nitelendirince insanlar istemeyecek mi?

Bir taraftan çözüm için müzakereler devam ederken ve siz “Müzakerelere destek veriyoruz” diyorken, diğer taraftan “Rumculuk” suçlaması yapıyorsunuz.

Hükümet halen ne öğrencilerin mesajını alabildi, ne eylemlerden mesaj çıkarabildi.

Lâf oyunlarıyla, kuru gürültüyle durumu geçiştirmeye çalışıyorlar.

Konu basit, “Biz hükümetiz, biz kimsenin dediğini yapmayız. Birileri istiyor diye değiştirmeyiz” mantığı…

İnat, gurur, kibir…

Öte yandan, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, dün bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı açıklamalarla devlet çalışanının gönlünü okşayıp, onları sakinleştirmeyi, kandırmayı amaçladı.

Denktaş, 13'üncü maaşların bütçe görüşmeleri sona ermeden ödeneceğini açıkladı.

Maaşlardan kesinti yapılacağı iddiasının gerçekleri yansıtmadığını belirten Denktaş, tam tersine maaşlara artış yapmayı düşündüklerini söyledi.

Bu nedir biliyor musunuz?

Bu aslında “Alın parayı da susun, alın parayı da eylemi, grevi bırakın” demektir.

Bu aslında tam bir politikacı manevrasıdır.

“Bakın yahu, adamlar hem 13’üncü maaşları verecek, hem maaşlara artış yapacak, ne bağırırsınız ama?” dedirtmek istiyorlar. Çünkü onlara göre bu halka “para” verdiniz mi susar, ses çıkarmaz.

Yol berbatmış, denetim yokmuş, insanlar ölürmüş, hiç önemi yok, önemli olan para…

Dök parayı herkes sussun...  Öyle düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz.

Paramız olmuş da canımız tehlikedeyse ne önemi var ki?

Hem sonra 13’üncü maaşların ödenecek olması ne sürprizdir ne de armağan.

Zaten devlet bu 13’üncü maaşları ödemek zorundadır.

Bugüne kadar 13’üncü maaşları ödemeyen hükümet var mıdır? Bazen biraz gecikti ama mutlaka ödendi.

Maaş artışı da hükümetin görevleri arasındadır.

Öyle çok büyük bir iş yapıyorlarmış gibi davranmaları anlamsızdır.

Bu arada eylemde hamile bir polisin tekme yediği haberleri gazetelerde, sosyal medyada çok tartışıldı.

Söz konusu polis arkadaşımıza “geçmiş olsun” der, acil şifalar dilerim, gerçekten üzüntü verici bir olay.

Şimdi bu olayı yetkililerin, özellikle de Sağlık Bakanı’nın ısrarla açıklamasının altında, yapılan eylemleri haksız çıkarma çabası vardır.

“Hamile bir kadına tekme atmak ve çocuğunun düşmesi ihtimaline sebep olmak kadar canice bir şey olamaz” intibaı yaratılmaya çalışılıyor.

Doğrudur, bir insana, bir kadına, hele de hamile bir kadına tekme atılmasını hoş karşılamak mümkün değildir.

Ancak birkaç soru soralım isterseniz.

Bir kere hamile bir kadının, gergin geçeceği belli olan böyle bir eylemde ne işi vardı?

Bu kadına hamile olduğunu bile bile mi vurdular?

Aslında o tekme, sırf tekme olsun diye mi vuruldu yoksa o karmaşa içinde rastgele mi oldu?

Peki bu kadının halime olduğunu ve çocuğunu düşürme ihtimali bulunduğunu, yetkililer mal bulmuş mağribi gibi açıklamak zorunda mıydılar?

Olay kötü, ancak açıklamayı yapanların niyeti de kötüdür.

İşte size hükümetten üç yetkilinin açıklamalarından örnekler verdim, memleket ne halde, onlar neyin peşindedir, farkında mısınız?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Dr Bekir Pasaoglu
    08.12.2016

    “Her aptal, kendine hayran olacak daha aptal birini bulabilir.” Simone de Beauvoir “Herkes düşüncelerinde yanılabilir, ama aptallar bir türlü düşüncelerinden ayrılamazlar.” Cicero

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.