HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

18.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kanser hastalarının tepkisi

Birkaç gündür kanser hastaları arıyor bizi... Girne Akçiçek Hastanesi’nde tedavi görürken mide kanaması geçiren ve ona müdahale edecek doktor olmadığı için Lefkoşa’ya nakledilirken yaşamını yitiren kanser hastasının kamuoyunda tartışılmasından, basında sıkça yer almasından duydukları üzüntüyü dile getirdiler.

Kanser hastası olduğunu söyleyen kadın, basında yer alan haberlerde “Amansız hastalığa yenik düştü” gibi başlıklar atmamamızı istedi.

Ölen kanser hastalarının ardından yapılan haberlerde, “Kansere 4 yıl dayanabildi”, “Bir insanımız daha amansız hastalığa yenildi” gibi başlıklar atılmasının umut kırıcı olduğunu söyledi...

Kadın, “Bizim en büyük ilacımız umuttur oğlum, bu haberler umudumuzu bitiriyor, direncimizi kırıyor” dedi.

Kadının şöyle devam etti:

“Kim ne derse desin biz kanser hastaları ölümü aklımızdan çıkaramıyoruz. Ölümü kendimize çok yakın hissediyoruz. Hatta kanseri yenmiş, iyileşmiş olanların da ölüm hiç çıkmaz aklından. O nedenle yaptığınız haberlere dikkat edin. Cesaretimizi kıracak değil, yükseltecek haberler yapın. Ölen kanser hastalarının haberini yapmaya ve ‘direnemedi’ ifadesini kullanmaya mecbur değilsiniz…”

Biz elimizden geldiğince kadının söylediklerine uymaya çalışıyoruz, zaten sözleri yalnızca bize değil tüm medyaya yönelikmiş…

Kadın, “Siz Sağlık Bakanı ile bir tartışmaya girdiniz ama biz kanser hastaları bu tartışmalardan çok büyük yaralar alarak çıktık” dedi.

Girne Akçiçek Hastanesi’nde kanser tedavisi gören ve müdahale edecek hekim olmadığı için Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne götürülürken ölen hasta nedeniyle gazetemizin yaptığı habere yönelik Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu’nun mecliste yaptığı konuşma ve yayınladığı yazılı mesaj kanser hastalarını çok üzmüş…

Bir kanser hastası için bir Sağlık Bakanı’nın “Kanserdi, beklenen ölümdü” sözünü kullanması, üstelik hastanenin başhekimin tıbbi açıklamasını sırf gazetemizi yalanlamak için referans olarak kullanması çok yadırgandı.

Bazı gazetelerde, televizyonlarda sürekli tekrarlanan “Beklenen ölümdü” sözü, kanser hastalarını çok üzdü.

Umutlarını, dirençlerini kıran açıklamalardı bunlar, üstelik bunu yapan da sağlığın tepesindeki adamdı.

Bir Sağlık Bakanı, bir hekim, kanser hastalarının hassasiyetini anlaması gereken ilk kişi, hastanelerdeki doktor eksikliğini gözden kaçırmak için, bir kanser hastasının ölümü için “beklenen ölümdü” deyip durdu.

Kanser hastası veya başka bir hasta, gerçek olan o hastaya müdahale edecek bir hekimin bulunamaması değil midir?

Geçmişte sel felaketinden çok etkilenen hastanede ölümler olmuş ve bir yetkili televizyonda canlı yayında, “Zaten birkaçı çok yaşlıydı, birkaçı da kanser hastasıydı” demişti.

Bu sözler çok yadırganmıştı, yaşlıların ve kanser hastalarının ölüme yakın olduğunu, “zaten öleceklerini” söylemek bir hekime hiç yakıştırılmamıştı.

Şimdi ise Sağlık Bakanımız işledi benzer bir gafı. Kanser hastalarını çok üzdü, hem de çok…

Politikadan bu yüzden nefret ediyorum, politikacıların çoğu duygularını kaybediyor, yalnızca kazanma arzusuyla hırslarına yenik düşüyorlar…

Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nden Lefkoşa’ya sevk edilirken yaşamını yitiren Ergüç Özaydın’ın oğlu gazetemize konuştu ve Sağlık Bakanı’nın sözlerinin kendilerini ne kadar üzdüğünü anlattı.

Mustafa Özaydın, 9 ay ömür biçilen babasının 10 yıl yaşadığını anlattı.

Doktorların söylediğinin aksine 10 yıl boyunca kansere meydan okumuş bir adam, rahatsızlandığında bir hekime muayene olmayı hak etmiyor mu?

10 yıl kanserle mücadele etmiş bir adam için Sağlık Bakanı’nın “Ölümü bekleniyordu” açıklaması yapması kabul edilebilir değildir, bakanın başta kanser hastaları olmak üzere tüm topluma özür borcu vardır.

Telefondaki kadın, “Sayın bakan politikacı kimliğinden önce hekim olduğunu hatırlasın, bir daha da kanser hastalarını diline dolamasın. Siz de artık bu konuyu kapatın, biz yara alıyoruz” dedi.

Bu yazıyı da yazmak için ondan izin aldım ve son olduğunu söyledim, artık bir daha bu konuyu açmayacağıma da söz verdim.

Sayın Bakan diğer gazeteleri arayıp da manşetlerinde bizi yalanlayan açıklamayı kullanmalarını isteyeceğini duymayacağımızı mı sandı? Çok mu gerekliydi bu?

Politik hırsları yüzünden “kanser hastasını” diline dolaması, toplumdan takdir değil tepki görmüştür.

“Kanserdi ve beklenen ölümdü” ha, hangimiz kalacağız Sayın Bakan, hangimiz kazık çakacağız bu dünyaya?

Hangimizin daha önce öleceğini, nasıl öleceğini kim bilebilir ki?

Değer mi politik hırslarınız için bu kadar insanı üzmeye, umutsuzluğa sürüklemeye, en son yüzleşmek istediği şey olan ölümü akıllarına getirmeye?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.