• 30 Haziran 2017, Cuma 8:20
AliBATURAY

Ali BATURAY

Kıbrıs sorunu, öngörüler mezarlığı

“Niye Kıbrıs sorununu yazmıyorsun?”, “Neden Crans- Montana değerlendirmelerinde bulunmuyorsun?” diye soruyorlar.

Oralarda olsaydık, oraları koklasaydık belki yazacak bir şeyimiz olurdu ama şimdi bizim buralardan yapacağımız değerlendirmeler, inanın uzaktan gazel okumak olur.

Televizyon kanallarını geziyorum, her kanalda yorumcular, bolca değerlendirmelerde bulunuyor. Gazetelerde bolca yorumlar var...

1968’den beridir devam eden müzakerelerde neler söylenmedi neler?

Yüzlerce, yok yok yüzlerce az kalır, binlerce değerlendirme yapıldı, tahminlerde, öngörülerde bulunuldu.

Kıbrıs sorunu bana göre tam bir öngörü mezarlığına dönüştü.

“Bir işin ilerisini kestirmek veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranmaya” öngörü denir ama bizim öngörüler yukarıdaki tanımı karşılamıyor.

Bizde yapılanlara olsa olsa argo tabirle ”savurma” ya da “salama” denir.

Bazen ABD’den, bazen AB ülkelerinden, bazen de garantörlerden gelen olumlu açıklamalar hemen vatandaşları umutlandırır, kötümser olan birisi birden bire iyimsere dönüşür.

Aynı kişinin birkaç ay içinde Kıbrıs sorunundan farklı beklentiler içine girdiğini görebilirsiniz.

BM açıklamalarından da etkilenenler var.

Dış güçlerin, ABD’nin, Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin hatta Rusya’nın bile Kıbrıs sorunuyla ilgili olumsuz açıklamalarını duydunuz mu hiç?

Zaman zaman taraf tutsalar da, ya da bize öyle gelse de genel olarak çözüm yanlısı açıklamalar yaparlar.

O nedenle dıştan yapılacak olumlu açıklamalara öyle hemen balıklama atlayıp da “galiba bu kez olacak” demek fazla iyimserlik olur.

Nice güzel açıklamalar dinledik ya da okuduk, bir düşünün, hangisi bizi sonuca götürdü?

BM’nin olumlu açıklamalarına hiç bakmayın?

“Olur mu, onlar olayın içinde, nasıl böyle dersin?” diye sorabilirsiniz.

BM, bu uzun süreçte en başarısız taraftır.

Bakmayın öyle sıkça iyimser pozlara girdiklerine, zaten misyonları bu.

“Yani bu sözlerinle, Crans- Montana’dan umutsuz olduğunu mu söylüyorsun?” diye de sorabilirsiniz.

Evet, öyle de diyebiliriz ama biraz düzelteyim. En azından çok büyük bir şey beklemiyorum.

Önce Rum tarafı, İsviçre’ye zorla götürüldükleri imasını yaptı, daha sonra Türkiye Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, açıkça bunu söyledi.

BM’nin zoruyla, başka güçlerin telkiniyle ama isteksiz gidilen bir İsviçre’de, “Kıbrıs Konferansı”ndan mükemmel sonuçlar çıkarmasını beklemek fazla iyimserlik olur.

Daha ilk günden, birbirine laf atmalar var, karşı tarafı tehdit gibi açıklamalar...

Tabii ki yanılmak istiyorum, çünkü çözüm istiyorum.

Ben yanılayım, her şey çok güzel olsun, çözüme kapı açılsın ama böyle olacağına inanmıyorum. Ne yapayım böyle bir inancım yok.

Peki bu zirvenin sonunda bir anlaşma olur, ya da ortaya bir çözüm planı ve onunla birlikte bir referandum tarihi çıkar mı? Keşke ama hiç sanmıyorum.

Bana göre ilkim bir çözüm planı doğurmaya müsait değil. Çok büyük bir mucize olmadıkça liderler bir planla dönmeyecektir.

Peki tamamen bir kopma olur, başka yollara kapılar açılır mı? Bana göre bu da olmaz, bence müzakereleri tamamen bitirmeyecekler. Birçok insanın umut bağladığı “Kıbrıs Konferansı” mükemmel bir sonuç çıkarmayacağı gibi çok büyük bir hayal kırıklığı da yaratmayacaktır.

Peki ne olacak öyleyse? BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, geçen hafta, tüyoyu vermişti.

Eide,  liderlerin başka bir yerde çalışma kararı almasının bile başarılı bir sonuç solacağını söylemişti. İşte olacak olan budur.

“Liderler, çalışmalarına İsviçre’nin başka bir kentinde ya da Kıbrıs’ta sürebilir” gibi bir sonuç bekliyorum.

Şimdi biz de bazı tahminler ve öngörülerde bulunmuş oluyoruz değil mi?

Ne falcıyım ne de medyum, kehanette bulunacak halim yok ama bazı düşüncelerim var. Beklentim yüksek değil, ne yapayım kendi kendimi mi kandırayım? Çözümü çok istiyorum ama beklentim yüksek değil. İnşallah yanılırım, böyle yanılmaya can kurban.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 16.01.2018 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup