Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

25.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kıbrıslı Türkler ekonomik olarak çözüme hazır mı?

“Kıbrıslı Türkler ekonomik anlamda çözüme hazır değil...

Ben söylemiyorum bunu, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş söylüyor.

“Çözümün ertesi günü kendimizi Avrupa Birliği’nin içinde bulacağız” diyen ve ekonomimizi çözüme hazır görmeyen Sayın Denktaş endişeliymiş… Serdar Bey, samimi mi bu konuda?

Yani bunu ekonomik verilere göre mi söylüyor yoksa Kıbrıs’ta çözüme inanmadığı için, bunu da bir korkutma aracı olarak mı kullanıyor?

Yani bilimsel mi konuşuyor yoksa duygusal mı?

Daha önce bazı ekonomistlerin de bu yönde endişeleri olduğunu duymuştum.

“Ekonomimiz çözüme hazır değil” görüşüne destek veren de var, karşı olan da... Üzerinde tartışılabilir tabii ki.

Buna ne açıdan baktığınıza da bağlı.

Rum ekonomik çevreleri ile rekabet edemeyeceğimize inanan bir kesim vardır.

Bazı tartışmaları takip ediyorum, ülkemizdeki Türkiyeli göçmen nüfusun Güney Kıbrıs’a geçememesi nedeniyle özellikle perakende sektöründe, iş çevrelerinin kendisini yenileyemediği, olanla yetindiği, Güney’le rekabetin düşünmediği iddia ediliyor.

Tabii ekonomi demek perakende sektörü demek değildir, o geniş “ekonomi” kavramı içinde daha halletmemiz gereken birçok sorun olduğu söylenmektedir.

Bunlar tartışılabilir tabii ki, tartışılıyor da, ürettiklerimizin Türkiye veya Avrupa ile rekabet edemediğini ve edemeyeceğini iddia edenler de var...

Tüm bu acımasız eleştiriler, tartışmalar bir yana, biz yine Serdar Bey’in açıklamasına dönelim.

Ticaret Odası, Sanayi Odası, İşadamları Derneği, Müteahhitler Birliği, Esnaf ve Zanaatkârlar Odası gibi örgütler çözüm istediğine göre Serdar Bey’le aynı düşünmüyorlar, aynı fikirde değildirler.

.   Şu anda burada saymadığım ve çözüme inanan başka iş çevreleri de var.

İş çevreleri ısrarla çözüm istiyorsa demek ki ekonomik anlamda kendilerini hazır hissediyorlar demektir.

Önceki cumartesi günü Ticaret Odası, Sanayi Odası ve İşadamları Derneği, “Birleşik Federal Kıbrıs’ta Kıbrıs Türk Ekonomisi ve Ekonomik Beklentiler Paneli” düzenlemişti.

Panele Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Genel sekreteri Bahadır Kaleağası da katılmıştı.

Bu panelden aldığım mesaja göre iş çevreleri, bir çözümde kazançlarının kayıplarından daha fazla olacağına inanıyor.

İş çevreleri titiz kesimlerdir, kendi ayaklarına kurşun sıkmak istemezler.

Mutlaka çözüm isterken ince eleyip sıkı dokumuşlardır.

En küçük riski bile göze alarak değerlendirme yapan iş çevreleri çözümün ülkeye refah getireceğini söylüyorsa, onlara mı inanalım, yoksa Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’a mı?

Serdar Bey’in elinde veriler de olabilir...

Kim bilir belki de gerçeklere dayanan bir görüş ortaya koymuştur ama inandırıcı değildir.

Çünkü çeşitli defalar henüz çözüm planını bile görmeden “hayır” diyeceğini söylemiştir, çözüme inançsızlığını oraya koymuştur.

Bu nedenle ben ona değil, iş çevrelerine inanıyorum.

Tabii bir de çelişkisi var Serdar Bey’in, mevcut düzeni, tüm aksaklıkları, eksikliklerine rağmen savunan, yücelten kendisidir.

Hatta bunu özellikle de özel bazı günlerde, bazı açılışlarda, zaman zaman o kadar ballandıra ballandıra yapmaktadır ki sanırsınız ki bu ülke güllük gülistanlık, sorunsuz gül bahçesidir.

Kendisinin de bir parçası, öznelerinden birisi olduğu düzen, sistem, ya da statüko içinde şimdi “ekonomiyi” çekip çıkarması ve “ekonomik anlamda çözüme hazır değiliz” demesi ne kadar inandırıcı ne kadar samimi kabul edilebilir ki?

Bu ülkede çözüm olmaması için insanları korkutma amacıyla sayısız şey sayıyorlar.

Sanırım sıralanan korkutma konuları etkili olmadı, şimdi de “ekonomi” ile halkı korkutmaya çalışıyorlar.

Dün partisinin 10’uncu kurultayında yeniden başkanlığa seçilen Serdar Bey’e başarılar dilerim ama kusura bakmasın, ben bu açıklamayı böyle değerlendiriyorum.

Zaman zaman övgüler yağdırdığı ekonomik çevrelere, ya da onların yarattığı ekonomik atmosfere şimdilerde güvensizlik ortaya koyması düşündürücüdür.

Üstelik kendileri, ya da kendileri gibi bu ülkeyi yılladır yöneten siyasiler, iş insanlarının önünü açmakta yeterli katkıyı sağlamakta hiç de başarılı olamamışlardır.

Tam aksine çoğu hükümetler aldığı kararlarla zaman zaman ekonomiyi olumsuz bile etkilemişlerdir.

İş çevrelerinin çözümden korkmaması, cesaretli olması, kendine güvenmesi, kendisini rekabete hazır hissetmesi, ambargolardan kurtulmak için dünyaya açılmayı tercih etmesi bence takdir edilecek bir davranıştır.

Başkası ne söylerse söylesin ben onların cesaretli adımlarına bakarım...

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.