Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

15.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Kıbrıslı Türklerden bu tepkiyi bekliyorduk”

Bir arkadaşım, “Rumların, 1950 ENOSİS oylamasını okullarda kutlama (ya da anma) ve öğrencilere öğretme girişimine fazla takma, bu günler de geçecek” dedi.

Televizyonlarda bazı yorumcuların ve sosyal medyada bazı vatandaşların da benzer yorumlar yaptığını gördüm.

Mehmet Hasgüler’le yaptığımız “Empati” programında da Hasgüler, Kıbrıs Türk tarafının yapılmak istenene gereğinden fazla önem verip, oyuna gelmemesi gerektiğini söyledi.

Evet oyuna gelmemeliyiz, tahriklere kapılmamalıyız ama yapılanı da çok küçümsememeliyiz.

Yapılan aslında, izlediği politika ile son dönemlerde pek inandırıcı olmayan, köşeye sıkışmış bir görüntü veren, zigzaglar çizen Rum Lider Nikos Anastasiadis’i kurtarmak için bir manevradır…

Rum Meclisi’nde ELAM’ın önerisi karşısında çekimser oy kullanan DİSİ de bu oyunun tam merkezindedir.

Üç-beş kişilik ELAM ve ret cephesinin 19 oyla meclisten karar geçirmesi komiktir, bu karar DİSİ’nin marifetidir.

Doğrudur, karalar bağlamaya gerek yoktur, evet bu günler de geçecektir, yapılanın tahrik olduğu apaçık ortadadır.

Evet, Anastasiadis gerçekten isteseydi bu kararın geçmesine izin vermezdi ama tam da böyle olmasını istedi.

Güney Kıbrıs’taki seçimin propagandasını aylar öncesinden başlatmış oldu.

Kıbrıslı Türklerle, Kıbrıslı Rumlar aslına bakarsanız bir birini çok iyi tanıyan düşman kardeşler gibidir.

Olmaması gerekir ama öyledir.

Bir birlerini nereden vuracaklarını, nasıl bir birlerinin canını yakacaklarını çok iyi biliyorlar.

Bir birlerinin yarasına basmaya niyet etmesinler, niyet ettiler mi sonucu çok acı olur.

Bunu, Rum müzakere heyeti üyesi Tumazos Tselebis’in sözlerinden anlamak mümkündür.

Çok güzel konuşuyor Tselebis, Rum Meclisi’nin ENOSİS oylamasının okullarda kutlanması ve okutulması konusunda almış olduğu kararın Kuzey Kıbrıs’taki yankısının beklenen bir şey olduğunu söylüyor.

Tselebis, “Bu kararı almadan çok düşünmemiz gerekirdi. Çünkü Türk tarafının bu tepkiyi göstereceğini biliyor ve bekliyorduk” diyor.

“Biliyor ve bekliyorduk”, acı ama gerçekçi sözler değil mi?

Tselebis, başkanlık seçimine yönelik hazırlıkların da başladığını belirterek, bunun Kıbrıs müzakerelerini etkilememesi gerektiğini söylüyor.

Oldukça gerçekçi şeyler söyleyen Rum müzakere heyeti üyesi, “Yürütülen müzakereler yakın zamanda perspektifini yitirecek, o zaman da Kıbrıs sorununun çözümünü unutun” diyor.

Oldukça samimi bir açıklama ama Anastasiadis bana kalırsa çözümü unutmak istiyor.

Bu oyunun içinde yer alması faşist, ırkçı ELAM’a koltuk değneği olması, alınan kararı savunması da müzakereleri seçime kadar dondurma isteğindendir.

Ancak Tselebis, müzakereleri dondurmanın faydası olmadığına inandığını belirterek, “Eğer bir yıl içinde bilgisayarı yeniden açıp Kıbrıs sorununu bıraktığımız gibi bulacağımızı sanıyorsak, çok komiğiz” diyor.

Durumun çok kritik olduğuna dikkat çeken Tselebis, “Müzakere etmemiz gereken konular ayrıntılar değil, esaslardır. Öze bakmamız gerekir ve eğer bir anlaşmaya varacaksak varacağız, varmayacaksak ne yapacağımıza bakacağız” diye konuşuyor.

Evet, çok gerçekçi saptamalar bunlar…

Ancak bu gerçekleri görecek ve yapılan saçmalığa karşı çıkacak kaç cesaretli Rum var acaba Güney Kıbrıs’ta?

Ne diyor adam; “Türk tarafının bu tepkiyi göstereceğini biliyor ve bekliyorduk” diyor.

Bir birimizin canını nasıl acıtacağımızı çok iyi biliyoruz gerçekten ve bunu başardı Rumlar...

Evet bu yapılan dünyanın sonu değil, evet bu provokasyona uymamak, misilleme yapmamak, çözüm istencimizden bir şey kaybetmemek zorundayız ancak unutulan bir şey var.

ENOSİS Kıbrıslı Türkleri yıllarca korkutmuş, yaşadıkları acıların sebeplerinden birisi olarak görmüş, üstelik de canını yakmak isteyen, ENOSİS’i hortlatma önerisini yapan,  Nazi kafalı, ırkçı, faşist bir manyaklar topluluğu.

Kıbrıslı Türklerin genel ruh halini de dikkate almak şarttır, toplumun büyük çoğunluğunun hassasiyetinin dikkate alınmamasını beklemek de haksızlıktır.

En sağdakinden en soldakine, en uçtakine kadar herkesin bu karara tepki göstermesi bundandır.

Hep olumlu adımı Kıbrıslı Türkler atacak, hep Kıbrıslı Türkler alttan alacak, hep hoşgörüyü Kıbrıslı Türkler gösterecek, nereye kadar?..

Müzakereler sürerken, iyi niyet ve güven artırıcı önlemleri çoğaltmak gerekirken, güvensizliği aşılamanın, “garantörlüğü” kaçınılmaz kılacak bir duyguyu yaymanın, meclise girmiş manyakların önerisini geçirerek yaraya tuz basmanın anlamı nedir?

Bugüne kadar olan oldu, beğeniriz, beğenmeyiz, kutlamalarımız da yaslarımız da belli ama bundan sonra yeni icatlarla bir birimizin yaralarına basmak için fırsat kollarsak hiçbir şey elde edemeyiz, oradan ancak maraz ve gerginlik doğar...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.