• 23 Ocak 2017, Pazartesi 7:48
AliBATURAY

Ali BATURAY

Kışkırtma

Kıbrıs’ta ne zaman çözüme doğru bir ivme olsa, ortaya ansızın bazı tipler çıkar ve çok kışkırtıcı ifadeler kullanırlar.

Bunların bazıları bildik simalardır ama hesapta olmayan kişiler de ortaya çıkar, ya da bizden kara bulutlu havaları seven malum kişiler konuşturur onları.

Sinir bozucu lâflar ederler, ortalığı kızıştırırlar.

Maksat çözüm isteyenleri sinirlendirmek, tahrik etmek, ortalığı bulandırmak, huzursuz bir ortam yaratmaktır.

Bunlar bazen Kuzey Kıbrıs’tan bazen Güney Kıbrıs’tan bazen Türkiye’den kişiler olabiliyor.

Tabii yalnızca Kıbrıs sorunu için değil, bazen normal zamanlarlarda huzuru bozmak, ortalığı bulandırmak için de ortaya çıkarlar bunlar…

Kişisel ilişkilerde de normalde alt edemeyeceği, baş edemeyeceği, rakibi olan kişiyi kışkırtma ile çıldırtıp saf dışı etmeye çalışır bu kötü niyetli kişiler. Yani kışkırtma bir taktiktir.

Kışkırtma; herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişimdir…

Provokasyon da diyoruz kışkırtmaya, ya da tahrik…

Hiç kötülük ya da yanlış bir iş yapmaya niyeti olmayan bir kimseyi, kötü bir iş yapması için harekete geçirmenin en iyi yolu kışkırtmadır.

Karşı tarafa zarar vermek isteyen kötü niyetlilerin, bunu direkt yapmak yerine kurbanına kışkırtma ile yaptırmak eylemi de diyebiliriz...

Bazı okurlarımız, son günlerde Türkiye’den bir danışmanın sözleriyle ilgili neden bir şey yazmadığımı soruyorlar.

Ya da ondan önce geçen ay içinde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı da hedef alan yine Türkiye’den bir siyasetçiyle ilgili neden yazmadığımı merak ediyorlar.

Üstelik o siyasetçiyi Cumhurbaşkanı Akıncı da makamında kabul etti diye eleştiriliyor.

Neden ona cevap vermedi, suskun kaldı diye sorgulanıyor.

Onu kabul ettiğine göre, mutlaka yüzüne karşı yanlış yaptığını söylemiştir, bence Akıncı yüz yüze ona gereken cevabı vermiştir.

Bu tür şeyleri köşeme konu yapmamaya kararlıyım. Çok öncelerden verdim kendime bu sözü.

Bakmayın geçen günlerde CHP’yi yazı konusu yaptığıma, o bir siyasi partidir ve belirlediği siyaset üzerinden partililerin yürüttüğü politikayı eleştirmiştim…

Ancak danışman ya da politikacı olsun, bir siyasi parti politikası dışında kendi görüşlerini savunuyor diye bazı kişilerin yaptığı kışkırtmalara hiç kulak asmıyorum.

Yıllardır oluyor bu; Türkiye’den çıkıyor birisi bir lâf ediyor, bizim buralarda günlerce tartışılıyor...

Bence hiç gerek yok, boş yere sinirinizi bozmayın, keyfinizi kaçırmayın.

Güney Kıbrıs’tan da bazı kişiler en kritik zamanlarda çıkıyor bir lâf ediyor, bir eylemde bulunuyor, bizim buraları dağılıyor.

Bu tahriki yapan bazen ELAM, bazen Başpiskopos Hrisostomos ya da başka bir kesim…

İlla ki ciddiye alıp da keyfinizi bozmayın.

Ülkemizde olmaz mı?

Bazen Kıbrıs sorunu için, bazen sendikal yaşamı baltalamak için, bazen bir partiyi iktidara getirtmemek ya da iktidarda kötü göstermek için bu tür provokasyonlara, tahriklere başvuruluyor.

Provokasyona, kışkırtmaya karşı en büyük silah onu dikkate almamaktır.

Onu ciddiye almaz, cevap vermezseniz amacına ulaşamaz.

İlla ki cevap şart oluyorsa da onun gibi saldırgan davranarak, kendimizi kaybederek değil, suçlamanın gerçek olmadığının kanıtını ortaya koyarak cevap verebilirsiniz.

Sosyal medyada çıkıyor birisi öyle kışkırtıcı şeyler yazıyor ki; arkasından bir dolu insan sıraya giriyor, ortalık toz duman oluyor.

Hiç uğraşamam, bakar geçerim, ya da kapatırım görmem, sinirimi bozmam.

Geçenlerde birisi gelip televizyonumu kurcalamış, bir kanalda bırakıp gitmiş, işimi yaparken takıldım konuşulanlara.

Dört kişi abuk sabuk konuşuyor, yalan üstüne yalan uyduruyor, sözde milliyetçi tipler, yapmadıkları entrika, oyun kalmamış ülkede…

Tam sinirim bozulmaya başlamışken gözüm televizyonun kumandasına ilişti, aldım kumandayı ve büyük bir zevkle kanalı değiştirip rahatladım…

En güzeli bu, ne ağzından “kan” ifadesi düşmeyen ne o danışmana, ne ondan önce ülkemize gelmiş siyasiye, ne de başkasına kafayı takarım…

Hiç umurunuzda olmasın, tahriklere kapılmayın, rahat olun, oyuna gelmeyin, en iyisi bu…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup