HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

12.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

KTHY için rapor hazırlamışlar!

Politikacılar yıllar boyu hep aynı terane ile uyuttular bizi; “Hesap soracağız”…

Evet, her iktidara gelen, kendisinden öncekinden hesap soracağını söyledi ama yapmadı.

Aslında daha iktidara gelmeden söylediler hesap soracaklarını…

Sözde yapılanlar kimsenin yanına kalmayacaktı.

Ancak nedense iktidara geldikten sonra, kendilerinden önce yapılan yolsuzluklardan, usulsüzlüklerden, hukuksuzluklardan, keyfilikten, partizanlıktan hiç hesap sormadılar.

Hiçbir siyasi parti nedense bir diğer siyasi partinin canını yakmak istemiyor gibiydi.

Sanki kendisi de yaptığında onlardan da hesap sorulmasın diye; “Bak ben senin canını yakmadım, sen de benimkini yakma” der gibi…

Ufak tefek hesap veren kişiler ise kendi kişisel yanlışlıklarının faturasını ödüyordu.

Zaman zaman da siyasilerinin hatalarının, ihmallerinin ve yolsuzluklarının bedelini bazı bürokratlar ödüyordu.

Şimdi ismini vererek rencide etmeyelim ama bir müsteşarın, yapılan vatandaşlıklarda onlarca kişi için kendi adresini yazmaktan bile çekinmeyen, amirlerinin bir istediğini iki etmeyen kişinin hapis yatması tüm bürokratlar için ibret verici bir örnekti.

Partisi, parti başkanı için kendisini kurban eden bir bürokratın hazin sonu.

“Yapana değil, yaptırana bak” diyeceğim, lâf yine birilerini tutacak, rencide edecek.

Yani diyeceğim o ki; genel bir hesap sorma yok, siyasi partilerden, parti yetkili kişilerinden hesap sorulmuyor…

Basın zaman zaman, “neden hesap sorulmadığını” sorduğunda da çeşit türlü mazeretler uydurdular.

Yapanın yanına kalıyor, bu da dev bir güvensizliğe dönüşüyor, insanların vicdanlarında kocaman, tamir edilmez yaralara yol açıyor.

Çalandan, batırandan, partizanca dağıtandan, peşkeş çekenden, rüşvet alandan, rüşvet verenden, adaletsizlik yapandan hesap sorulmadı.

Üstelik olan bitenden herkes haberdar, herkes yapılanları biliyor, konuşuyor, anlatıyor ama bunlar adalete, hukuka aksettirilip suçlular cezalandırılmıyor.

Sonra bu adamlar başka zaman yine karşımıza çıkıyor, muteber insan muamelesi görüyor, çalıyor, çırpıyor, mahvediyor ama yine seçiliyor, basın toplantısı düzenliyor, televizyona çıkıyor, gazeteye demeç veriyor ve hiçbir şey olmamış gibi ülkeyi kurtarma formüllerinden söz ediyor.

Onca yaptığı pisliğe rağmen bilgiç bir edayla akıl da veriyor…

Çıldırmamak elde değil…

Tabii bu dediklerimde toplumun da suçu var, dönüp dolaşıp gidip bu tip insanları defa defa seçip parlamentoya gönderiyorlar.

Durup dururken bunlar nereden mi aklıma geldi?

Batırılıp, yok edilen Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) ile ilgili hazırlanan meclis araştırma raporu aklıma getirdi bunları.

Meclis araştırma komitelerine sevk edilen konulardan bir- iki istisna dışında hangisi istenen sonucu verdi ki?

Mesela benim aklımda kalan olumlu sonuçlu meclis araştırması, yanılmıyorsam 7- 8 sene önce bir polis istismarının ortaya çıkarılmasıydı.

Kaldı ki bir gerçeği ortaya çıkaran meclis araştırmasının gereği yerine getirilmedi, ilgili kişilere hiçbir şey olmadı, bu da başka türlü bir durum…

Gerek mecliste, gerek hükümette bir konu “araştırılıyorsa”, komiteye ya da ne bileyim onun gibi bir oluşuma havale edilmişse orada olay bitmiştir.

Bir olay unutturulmak isteniyorsa böyle araştırma komitelerine havale edilir.

KTHY’yi araştıracaklarmış…

Hiçbir yolsuzluğu, ihmali ortaya çıkarma niyeti olmayanların yapacağı araştırmadan, yazacağı rapordan ne hayır bekleyebilirsiniz ki?

KTHY’yi geri getirme gücü ve niyeti olmayan, batıranları tespit etme tasası bulunmayanların yazacağı rapor, işte böyle eksiklikler, yanlışlıklar, adam kayırmalar, gözden kaçırmalar, taraf tutmalardan ortaya çıkan bir ucube olur.

Bir ihmali, istismarı, yanlışlığı ortaya çıkarmak için hazırlanan rapor, KTHY’nin batmasına neden olan ihmal, yanlışlık, istismar, tahribat, beceriksizlik, kayırmacılık gibi bütün özellikleri taşıyorsa gelin de politikaya ve politikacıya halkın inanmasını bekleyin.

Ne denir ki böyle bir durumda?

Çok şey denir de ben burada susayım, siz anladınız zaten ne demek istediğimi.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.