HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

02.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Liseli gençlerle gurur duymalıyız

Hatayı anlamak, ondan ders almak yerine, hep bir mazeret aramak ülkenin hastalığı oldu adeta.

Bir ölümlü kaza oldu, 3 vatandaşımız öldü, 7 vatandaşımız yaralandı.

Kaza bir dizi ihmal ve hatanın sonucu meydana geldi.

Başta öğrenciler olmak üzere insanlar sokaklara döküldü.

Gencecik çocukların, insanların neden sokaklara döküldüğünü iyi tahlil edeceklerine, “Bunları kim sokağa döktü, kim kışkırttı?” derdine düştüler.

Aslında onlar da biliyor öğrencileri kimsenin kışkırtmadığını, onlar da biliyor insanların yağmura rağmen neden başbakanlık binası önünde toplandığını ama kabullenmek istemiyorlar.

Bir çocuğun elindeki pankarta taktılar.

Türkiye’ye yönelik suçlamanın yer aldığı o pankarta neredeyse can simidi gibi sarıldılar.

Vay bu insanları biri Türkiye’ye ve hükümete karşı kışkırttı...

Hiç de değil, o belli belirsiz okunması bile zor olan pankartı kim ortaya çıkardı, o çocuklar nasıl onu taşıdı hiç bilmiyorum, bilmek de istemiyorum ama bütün bir toplumun öfkesini tepkisini ona endekslemek ve fotoğrafın genelinin görünmesini engellemeye çalışmak, ancak kendi kendini kandırmaktır.

Evet hükümet edenler hiç kendilerini kandırmasınlar, toplum bir patlama yaşıyor…

Bir birikimin sonucudur bu tepkiler, biriken yakıcı sorunların halkı bunaltmasının sonucudur...

İnsanların trafikte ölüyor olmasının tek sebebi mevcut hükümet değildir, gelmiş geçmiş hükümetlerdir ama bunu söylüyoruz diye bugünkü hükümet kendisini bu işin içinden sıyıramaz.

Bu ülkede iktidara gelen partiler hep aynılarıdır, UBP- CTP- DP değişe değişe gidip geliyor, insanlar da biliyor aynı geleneğin devamı olduğunu bugünkü hükümetin.

Bugünkü UBP-DP’yi geçmişte hükümetlerde yer alan UBP-DP’den ayırmıyor ki halk.

Bugün bakan olanlar, geçmiş hükümetlerde de bakanlık yaptılar.

Seçim dönemlerinde hep büyük vaatlerde bulunuluyor, tüm sorunların çözüleceği sözü veriliyor.

O vaatler üzerine oylar alınıyor.

Hükümet programlarına inanılmaz güzel şeyler yazılıyor ama yazılanların tümü kâğıt üzerinde kalıyor.

Kendisine “umut hükümeti” adını veren bir hükümet, vaat ettiklerini yerine getiremiyor, umut olamıyor, tam tersine umutlarını yıkıyorsa halkının, eleştirilmeye, kınanmaya da mahkumdur.

Siyasiler çok konuşuyor, ortalıkta çok dolaşıyor, çok büyük laflar ediyor, çok boş işlerle uğraşıyor, hükümet kaynaklarını, olanaklarını çok bonkör kullanıyorlar.

Bu yaptıkları halkın beynine kazınıyor...

Ülkede işler iyi gitmeyince de o beyinlere kazınan boş laflar, boş işler, fuzuli harcamalar öfkeye dönüşüyor.

İktidara gelen “ben yaparım olur” mantığıyla hareket ediyor, halkın isteklerini görmezden, duymazdan geliyor.

Halkın hoşuna gitmeyecek onlarca iş yapılıyor, bunların bazıları için “yapmayın, şikayet edeceğiz, mahkemeden dönecek” deniyor dinlemiyorlar...

Mahkemeden dönüyor bu kez mazeret uyduruyorlar.

Halkın hoşuna gitmeyecek ne varsa yapıyorlar...

Halka hizmet için iktidara gelenler kendi partisel ya da kişisel çıkarlarının peşine düşüyor.

Vatandaşları nereye kadar yok sayacaksınız?

En son örnek, “Son verin yaz saati uygulamasına, geçin kış saati uygulamasına. Bize uymuyor” denildi, dikkate alınmadı.

Çocukların karanlıkta okula gitmesinin sakıncalarına defalarca değinildi, hiç oralı bile olmadılar.

Peki ama siz her şeyi halkın aleyhine yaparsanız size sormazlar mı; “Siz kimin için varsınız? Halk için mi, kendiniz için mi? Halkın zararı için mi bu makamlardasınız?” diye.

Yeter ama artık, evet yeter artık.

Zaten öğrenciler ve duyarlı vatandaşlar bunun için “yeter” dedi.

Öğrenciler arkadaşları, yaşıtları öldüğü için öfkeli; korkuları sıranın onlara gelecek olmasındandır.

“Trafikte ölmek ya da geleceğinin bu ülkede olmadığını fark etmek”. Olan budur, başka bir şey değil.

Ne mutlu bize ki, böyle gençlerimiz var, ne mutlu bize ki geleceğinden endişe eden gençlerimiz sokaklara dökülüyor.

Ne mutlu bize ki, liselilerimiz apolitik değil.

Siyasiler sizi cep telefonundan, bilgisayar oyunundan, televizyon dizilerinden, popüler müzikten başka bir şey bilmeyen gençler zannetmişler ama çok yanılmışlar.

Liseli gençlerimizle gurur duymalıyız.

Umalım ki yetişkinler de gençler kadar duyarlı olabilsin, umalım ki bu kez yetişkinler gençlerin ardından gidebilsin...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.