Cyprus Today sol
  • 30 Temmuz 2017, Pazar 10:26
AliBATURAY

Ali BATURAY

Maronit açılımı ve akla gelen bin tane soru

Şüpheci bir toplum olduk, hiçbir şeye inanamıyor, her şeyin altında bir şey arıyoruz. Haksız mıyız ama? Haksız değiliz çünkü bugüne kadar yaşadıklarımız bizi böyle düşünmeye itiyor.

Maronitlerin Kuzey Kıbrıs’taki köylerine dönüşlerini sağlamak için alınan karar mesela? “Karar güzeldir” diyoruz ama…  Evet hemen de “ama” diye ekiyoruz…

Mesela merak ediyoruz neden bu kadar bekledik? Neden koskocaman 43 yıl bekledik Maronitlerin köylerine dönüşünü sağlamak için? Neden bugün? Neden tam da müzakereler çökmüşken, hepimiz büyük bir hayal kırıklığı yaşarken? Neden “BM parametrelerinden uzaklaşmaktan”, “B”, “C”, “D”, “Z” planlarından söz ederken ortaya çıktı Maronitlere köylerini iade etmek? Neden 6 ay önce ya da 6 ay sonra değil de bugün? Zamanlaması pek manidar geldi bana?

Ne kadar kötü niyetliyim değil mi? Böylesine güzel bir olay için şüphe ediyorum, altında bir şey arıyorum. Evet olay güzel de biraz geç kalmadık mı? Bu bir özürse, bir yanlışlığı düzeltmekse, geç gelen özür tam da özür sayılmaz ki. Geç gelen düzeltme de her zaman iyi sonuç vermez. Maronitler, onlara bu hak zamanında verilmediği için başka yaşam kurmuş, başka yerlere yerleşmiş, oralarda iş tutmuştur. O düzeni bozup buraya dönmek o kadar kolay değildir. Topraklarını kaybedip, başka yerlere göç ettikleri için dilini unutan, dinini değişen, asimile olanlar dahi vardır.

Evet bu karar anlamlıdır ama geç kaldığı için de çok insan için anlamsızdır. 43 yıl çok uzun bir süredir, göç edip gitmiş bu insanlara “yeniden göçe edin” deniliyor aslında. Konuyu bu tarafından da okumak gerekir.

43 yılın tüm sorumluluğunu bugünkü yönetenlere yüklemek haksızlıktır tabii ki ama bugünkü yöneticilerin zamanlaması beni rahatsız ediyor. Eğer bu siyasi karar çözümsüzlüğün ardından toplumun tepkilerini ya da moral bozukluğunu ortadan kaldıracak açılımların ilkiyse, çok insani, çok güzel bir karar olmasına rağmen toplumun genelini heyecanlandırmadı, heyecanlandırmayacak da…

Denilebilir ki “Biz iyi bir şey yaptık, halkı heyecanlandırmak değil amacımız” ama o zaman da aynı soru geliyor insanın aklına, “Neden bugün?” diye. Biraz daha çaba sarf edilip de Derinya Kapısı ile Aplıç Kapısı daha erken açılsa, gündeme uygun yani müzakerelerin çöktüğü döneme daha denk bir açılım olurdu. “Sırada Maraş var” deniliyor ama o konuya hiç girmeyeceğim o bambaşka bir konu.

Şimdi hazır soru sormaya başlamışken, 43 yıl sonra haklarını iade edeceğimiz Maronit açılımı ile ilgili birkaç soru daha sorayım. Bu insanlar, yani Maronit toplum dönecek ama nereye dönecek sorabilir miyim? Evleri yıkılmış, orada yeniden hayat kurabilmek, orayı köy haline getirebilmek için oldukça yüklü bir maddi katkıya gerek var, bu konuda KKTC Hükümeti katkı koyacak mı? KKTC Hükümeti’nin o gücü olmadığını biliyoruz da acaba Türkiye bu iş için katkı koyacak mı? Avrupa Birliği’nden destek istenecek mi?

İnsanları yıkık dökük harabe bir ortama davet ederek açılımımızı yarım bırakmayacağız herhalde? Ev lazım, yol lazım, okul lazım, su lazım, elektrik lazım, yani orada yaşam sürülebilmesi için aklımıza gelebilecek her şey lazım. Bunlar düşünüldü mü acaba?

Mesela kaç kişinin dönebileceği konusunda bir çalışma yapıldı mı? Askeri bölgelerdeki bu köylerde, köye giriş çıkışlar eskiden Akıncılar’da olduğu gibi kapılardan ve kimlik göstererek mi olacak? Mesela bu yıkıntı evler restore edilecek ve eski hallerine mi döndürülecek, nostaljik bir proje mi olacak, tarihi doku korunacak mı yoksa yenileri mi inşa edilecek?

Soruları artırabilirim, bu sorular cevap bekliyor, bu soruların bir- ikisi bile cevap bulamazsa, bu açılım işe yaramamış demektir.

“Daha dün bir bugün iki, sabret biraz” diyebilirsiniz. Ben sorularımı sorayım, endişelerimi ortaya koyayım, çünkü biz bu ülkede nice yöneticileri, nice yüce hedefler için ayağa kalkmış gördük de sonra ortaya hiçbir şey çıkmadı.

Ben söyleyeyim de yarın karşımıza bin bir türlü mazeretle çıkıp; “Ne yapalım o makamlar finans sağlamadı?”, “Ne yapalım para bulunamadı?”, “Ne yapalım asker şuradan izin vermedi?”, “Ne yapalım şu makamı aşamadık?”, “Ne yapalım bürokrasi bizi oyalıyor?” demezsiniz inşallah.

Peki biz ne yapalım, dilimiz sütten yanmış, hem de bir kere değil bin kere, artık hep temkinliyiz, mesela Derinya Kapısı da kısa sürede açılacaktı ama durum ortada? Şimdi gel de “her şey tamam olacak” diye düşün ve hiç şüphelenme!

Geç de olsa Maronit toplumla ilgili alınan karar güzel ama aklımıza da bin tane soru geliyor? Ne yapalım geliyor bu sorular aklımıza, elimizde değil, kuşkulanmadan edemiyoruz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek