Cyprus Today sol
  • 11 Mart 2018, Pazar 8:26
AliBATURAY

Ali BATURAY

“Müdahale”, “talimat”, “direktif”, “buyruk”, “ferman

Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruğa “talimat” denir… Talimata, “direktif”, “buyruk” ya da “yönerge” de diyebiliriz. “Talimat” ve “buyruk” aslında askerliği anımsatan sözlerdir. Askerlikte, ‘görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için komutan tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklara’ talimat diyoruz. Yani, belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman… “Ferman” kelimesini, “Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık” anlamında değil de “emir” anlamında kullandım ama pek fark etmez aslında, sonuçta çıktığı nokta hemen hemen aynıdır…

Ne kadar fazla tanım yaptım değil mi? Olsun, ben “talimatın” ne olduğunu iyice anlatayım da aşağıda söyleyeceklerimi daha iyi anlayasınız…

Erkekler askerlik yaptığı için “talimat” kelimesinin anlamını daha iyi bilir. Askerliği bitirince kimi erkekler “talimat” kelimesini bir daha duymak istemez, nefret eder, kimileri ise fena halde “talimata” alışır.

Bir görüşe göre, hayat aslında hepimize bir anlamda “talimatlar” dayatıyor… Uymamız gereken yasaların, tüzüklerin, kuralların da bir nevi talimat olduğunu iddia edenler var. Haklı gibi görseniz de bu görüşleri aslında benim anlatmaya çalıştığım “talimatla” aralarında ince ayrıntılar vardır. ‘Hayatımızın daha düzgün olması’, ‘herkesin sorumluklarını bilmesi ve başkalarının haklarını ihlal etmemesi’, yani toplum düzeni açısından konulan kuralları, çıkarılan yasaları kişisel buyruklarla aynı tutmak da doğru değildir bana göre...

Ha o mantıkla bakacak olursak, hayatta hepimiz “talimat” almışızdır… Çalıştığımız kurumlarda bizim için biçilen “çalışma düzeni”, “şirket kuralları”, örneğin bir gazetenin “yayın politikası” da aslında bir nevi talimattır. Ancak önceden belirlenen genel ilkelere uymak başka bir şeydir, bu ilkelere ek olarak arada “dikte edilenler”, “ekstra direktifler” başka bir şey… Bu farkları gözden kaçırmayın…

Genel ilkeler dışında sürekli gelmeye başlayan ve dengenizi bozan “talimatlar” sorundur. Ya da aslında, bağlı olmadığınız, ona karşı yükümlülüğünüz olmadığı halde gönüllü olarak “talimat aldığınız” kesimler varsa işte tehlike buradadır.

İnsan neden gönüllü talimat alır? Ya o kesimlerden korkar, korkutulur ya da o kesimlere gebe kaldığı için talimatlarına uyar. Gebe kalmanın mecazi manasını biliyorsunuz. Yani bir kesimden menfaat elde etmek… Kişi birilerine parayla ya da başka bir imkanla satılırsa işte oradan talimat alır… Talimatları yerine getirmek zorundadır. İnsan daima birilerine gebe kalmamaya, birilerine satılmamaya özen göstermelidir, aksi takdirde talimatları yerine getirmesi kaçınılmaz olur. İnsan talimatlar, direktifler, buyruklarla kendi düşüncesini ortaya koyamayacak, kendi hür iradesiyle hareket edemeyecek noktaya gelirse artık kendisi değildir, başka birine dönüşür… Ha bir de menfaat elde etmediği halde “korkutulanlar” vardır, işte o korkularını da yenmelidirler. Korkutana karşı da mücadele edilebilmelidir, belki de hayatı pahasına. Çünkü bir kişinin “can korkusu” ya da “kıç korkusu” koca bir toplumu da esir edebilir…

Şimdi bir torba lâf ettikten sonra, geçmişte kapatılması mümkün görülmeyen “yolsuzluk”, “ihmal”, ya da “beceriksizlikten kaynaklanan zarar” dosyalarının nasıl olup da kapatıldığı tartışmasına dönelim. Milletvekilimiz Hasan Taçoy, bunun “gizli güçlerin müdahalesiyle” olduğunu söylüyor. Burada müdahaleyi “talimat” anlamında da alabiliriz.

Yani bir “gizli güç” ülkenin geçmişteki bir başbakanına, ardından da başsavcılığına müdahale mi ediyor? Başbakan direkt dosyaları kapatamayacağına göre, gizli güç başbakana, başbakan da başsavcılığa mı müdahale ediyor? Yoksa gizli güç her ikisine de mi müdahale ediyor, yani talimat mı veriyor?

Başbakan talimat almaz ama hade o siyasidir, bir şekilde aldı diyelim, ülkenin başsavcılığı talimat alır mı? Almamalı… Özerk bir kurum olan başsavcılık tabii ki talimat almaz, yani almamalı… Almamışsa demek ki başka bir şey olmuş ama uzaktan bakanlar “talimat almış” gibi görmüş… Ben bir şey demiyorum zaten, bir milletvekilimiz “gizli güçlerden” ve “müdahaleden” söz ediyor. Ben de onun yalancısıyım… Kafamız fena halde karıştı… Aslında en iyisi bu dosyaları yeniden açmaktır. Belki o zaman bu ‘dedikodular’ ya da ‘iddialar’ da çöpe atılmış olur…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek