Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

20.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Müzakereler maç değil ki kazananı kaybedeni olsun

Kıbrıs sorununa çözüm arayışlarında önemli bir dönüm noktası olarak görülen “İkinci Mont Pelerin Zirvesi” bugün başlıyor.

Herkes buradan nasıl bir sonuç çıkabileceği yönünde tahminlerde bulunuyor.

Kötümserler iyimserlerden daha fazla.

Çözümü canı gönülden isteyenlerin büyük bölümü bile olumlu sonuç beklemiyor.

2004’ün hayal kırıklığının izleri, toplumun büyük kesimine hakim oldu, birçok kişi çok temkinli.

Kimse gönlünü fazla kaldırmak, yeniden bir hayal kırıklığı yaşamak istemiyor.

Bu ruh hali içindeki bir toplum açısından önceki akşam Çözüm ve Barış Platformu’nun düzenlediği eyleme katılım iyiydi.

Her şeye rağmen vatandaşların meydanlara inmesi mutluluk vericidir.

Mont Pelerin’den iyi haberler, güzel mesajlar gelirse meydanlardaki kalabalıklar daha da artacak.

2004 Annan Planı döneminde meydanlarda nice öyküler çıkmıştı…

Yine aynı kalabalıklar toplanır mı, benzer öyküler yaşanır mı bilemiyorum.

Mont Pelerin’den iyi haberler bekliyor oluşuma rağmen, içimde bir sıkıntı var.

Sanki 2004’teki benzeri şeyleri bir daha yaşayamayacakmışız duygusu içimi kaplıyor ve üzülüyorum.

Bir tarafım umutlu, diğer tarafım yani daha gerçekçi, olayları daha iyi tahlil eden tarafım fazlasıyla temkinli.

Biliyorsunuz, temkinliliğin aşırısı umutsuzluğun kardeşidir.

Kendimi bu duygudan sıyırmaya çalışıyorum.

Tuhaf bir benzetme olacak, ilgisi yok gibi gelecek size ama söylemeden edemeyeceğim; hani tuttuğumuz takım iyi bir sezon geçiriyor, geleni gideni mağlup ediyor ama öyle bir maç geliyor ve içiniz sıkıntılı, nedenini bilmediğiniz bir şey, sahibinin kim olduğunu bilmediğiniz bir ses size “Bugün galip gelemeyeceksiniz” der...

Ne yazık ki o sesin dediği de olur, o gün galip gelemezsiniz.

Hayatımın başka zamanlarında da içim sıkıntılıysa, yüreğime bir ağırlık çökmüşse hep kötü şeyler oluyor.

İnanın bu bir batıl inanç falan değil, gaipten gelen sesler de duyuyor değilim ama içimdeki o sıkıntı beni hiç yanıltmadı bugüne kadar.

O sıkıntı geldi Mont Pelerin için de yüreğime yerleşti...

Umarım bu kez içimdeki sıkıntı olumsuzluk getirmez ve ben de artık içimi sıkıntı bastığında “iyi şeyler olmayacak” inancından kurtulmuş olurum.

Bugün ve yarın dikkatlerimiz İsviçre’de olacak...

Akıncı- Anastasiadis görüşmelerini artık bir müsabaka gibi görmekten de vazgeçelim.

Geçmişte bazı liderler, bir birini masadan kaçırma oyunu oynadı.

Mantık şuydu; öyle bir şey yapacaksın ki karşındaki muhatabın sinirlensin, masadan kaçsın, masada kalan sen de “Bak biz buradayız, kaçan suçludur” diyesin.

Böyle şeylerle uğraşacak zamanımız da lüksümüz da yok artık...

Birinci Mont Pelerin zirvesinde Anastasiadis’in zaman istemesini birçok kişi “zayıflık” olarak nitelendirip, Akıncı’yı açılımlarından dolayı 1-0 galip gibi gösterdi.

Çok saçma, çok gereksiz değerlendirmeler bunlar.

Müzakere masası müsabaka sahası değildir, orada galibiyet veya mağlubiyet olmaz, o mantıkla yapılan görüşmeden de olumlu bir şey çıkmaz.

O masadaki liderler, Kıbrıs’ta yaşayan insanlar adına ortak bir devlet kurmak için çalışmalıdır, misyonları budur, onun dışındaki oyunlara yer olmamalıdır orada…

O masadan kalkan ve diğerini orada bırakan kişi mi, yoksa o masada oturmaya devam eden kişi mi kazançlı çıkar?

Hiçbiri… Hiçbiri kazançlı çıkmaz…

O masadan kim ki üzülerek ayrılır, o masadan kim ki memnun ayrılmaz, iki taraf da mutlu olamaz.

O masadan el sıkışarak kalkmadıkça kimse kazançlı çıkamaz.

Ortak bir vatan kurmaya çalışıyoruz, maç değil yaptığımız, kaybedeni olmamalı bu görüşmelerin, her iki taraf da kazanacak bulunacak çözümle.

Liderler bu saatten sonra böyle oyunlar içine girmeyecek diye düşünüyorum.

Küçük hesapların değil,  büyük kazancın peşinde olmalıyız.

Umarım o büyük kazanç için bugün ve yarın iyi haberler alırız...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.