Cyprus Today sol
  • 05 Ocak 2018, Cuma 8:36
AliBATURAY

Ali BATURAY

Neden seçimin havası yok?

Herkes birbirine soruyor, “Neden seçim havasına giremiyoruz?” diye. Seçimin havasına girmek ne demektir?

Seçimin havasına nasıl girilir? Girilince ne olur?  Belki de yeni nesil bu soruları anlayamıyordur. Yani geçmişi yaşamayanlar, genç insanlar belli bir yaşın üzerindekilerin hayıflanışlarını anlamakta zorlanabilirler.

Seçimin havası... Evet seçimin, seçimlerin bir havası vardı eskiden ama çok eskiden... Aslına bakarsanız seçimler son yıllarda hep irtifa kaybetti. Heyecan her seçimde biraz daha aşağıya doğru seyretmektedir.

Seçimler, en sonunda 21’inci Yüzyıl’da, özellikle 2018’de tamamen ruhunu kaybetti.

Seçimlerin önemini kaybetmiş gibi görünmesinin çok fazla sebebi var. En önemlisi iktidarların verdiği sözleri tutamıyor olması, hep daha iyi olacağımızı düşünerek hayal kırıklığı yaşamamızdır. Çok sık seçim olması da halkta bir yorgunluk yaratmıştır. Siyasi partilerde “biz” olgusu yerini bireyselliğe bıraktı. Artık insanlar partisine yönelik bir aidiyet hissetmiyor. Siyasi parti “menfaat sağlayan” bir araç oldu ve büyü bozuldu.

Seçimleri daha fazla renkli yapan sol partilerdi ama onlar da yıllar içinde “toplumsal fayda” yerine, “kişisel menfaat” sunma eylemi içine girince, değerleri erozyona uğrayınca, sol partilere bakış da sağ patilere bakışa benzemeye başladı ve tabii ki “ruh” gitti.

Sol partiler bugün geçmişini arıyor, o günleri yeniden canlandırmaya çalışıyor ama bu kez de çağ değişti, değer yargıları, anlayışlar farklılık göstermeye başladı. Çırpınıyorlar ama bir türlü o günlere geri dönülemiyor.

Geçmiş mi? Geçmişte partililerin içi kıpır kıpır olurdu... Partinin afişlerini duvarlara asmak, broşür dağıtmak, mitinglere, etkinliklere katılmak, partinin tişörtünü giymek, atkısını taşımak bambaşka bir duygu katardı insana.

Bunları parayla yaptırmazlardı, ajanslar yapmazdı bu işleri, partililer yapardı hem de seve seve, büyük bir gururla, büyük bir görev bilinciyle...

Gecenin geç saatlerinde, herkes uykuya daldığında sokağa sızıp başka partinin afişinin üzerine kendi partisinin afişini asmak inanılmaz bir adrenalindi. Yani hoş bir şey değildi belki bunu yapmak ama heyecanlıydı, işin tadı tuzuydu. Zaten geçmişte hemen her yere afiş yapıştırılırdı, bugünkü gibi panolarla kısıtlı değildi... Demek istediğim her anı heyecandı seçimin, rekabet her yerdeydi... İstenmeyen kavgalar falan olmuyor da değildi ama genel olarak seçim gelecek vaat eden bir şölen havasındaydı... Hem de bu dediklerim öylesine sıkı, öylesine antidemokratik dönemlerde yaşanıyordu.

Mitinglerde partisi için haykırmak, kimin mitingi daha kalabalık kıyasları yapmak, başka partililerle ağız kavgası etmek tarif edilmez bir zevk verirdi insana... Tüm etkinliğe insanlar gönüllü katılırdı, görev bilirdi parti için hizmet etmeyi, etkinliğine katılmayı.

Köylere, kentlere, nereye giderseniz, afişler, bayraklar ve halkın tutumu seçim sürecinde olduğunuzu haykırırdı adeta. Değil ülkeden birisi, başka ülkeden yabancılar dahi gelse Kıbrıs’ta seçim hazırlığı olduğunu anlardı.

Afişler, broşürler, parti gezileri, mitingler, hiçbiri sıradan değildi, tüm bunların bir asaleti vardı.

Çok eskiden, kaybedeceğini bilen, dolgu malzemesi olduğunun farkında olan kişiler, kazanma ihtimali bulunan belki tek kişiyi yukarıya doğru iterdi. O tek kişiyi parlamentoya soktuklarında kendileri kazanmışçasına sevinirlerdi.

Bugün herkes kendisine çalışıyor, bireysellik ön planda, oyunlar, entrikalar, kesmeler işin heyecanını, kutsallığını alıp götürüyor… Neyse boşuna yazıyorum bunları, bugün geçmişin değerleri yok atık, olmayacak da... Nostalji yapmanın bize faydası da yok... Ancak bu anlattıklarımdan bugün neden seçim havası olmadığını anlamışsınızdır. Boş verin, ne kadar anlatsam da yaşamayan bilmez...

Kazasız belasız seçimi atlatalım da ruhu bir tarafa kalsın..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık