KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

08.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Olumsuz haber” mi “pembe haber” mi?

Bir de bu çıktı başımıza; “Neden hep olumsuz haberler yapıyorsunuz? Neden olumlu, güzel haberler yapmıyorsunuz?” sorusu...

Hem söylüyor, hem haber gönderiyorlar…

Güzel haberler yapıyoruz aslında, güzellikler var gazetemizde.

Kültür-sanat haberlerimiz var, sağlık haberlerimiz, başarılı insanların haberleri var, spordaki güzellikler var.

Meslek hayatım boyunca hiç ısınamadığım ama gazetemizin orta sayfalarında yer alan magazin haberlerimiz var, orada şakkada şukkada oynayan insanlar, konser izleyenler, konser veren güzel kadınlar var...

Haber Müdürümüz Serhat İncirli’nin bile sayfasında her gün güzel bir kadın fotoğrafı var.

Kim demiş “güzellik yok” diye gazetemizde ama “Manşette ya da ön sayfada pembe haber niye yok?” diye soruyorsanız o başka...

Gazetecilere “Neden hep olumsuz haberler yapıyorsunuz?” diye sorulduğunda, kestirmeden “Çünkü olumsuz haberler daha çok satar” derler.

Ya da “Gazetecilik doğası gereği protesttir, muhaliftir... Muhalif bakmayan, bakamayan gazeteci, gazeteci değildir…” cevabını verirler size…

Doğrudur, olumsuz haberler her zaman için pembe haberlerin önündedir, daha fazla ilgi çekmektedir.

“Olumsuz” demek de ne kadar doğrudur, tartışılır, çünkü gazeteci olumsuzu olumluya çevirmeye çalışır…

Savaş, terör, yolsuzluk, adaletsizlik, kaçakçılık, partizanlık, istismar…

Yangın, sel felaketi, deprem, bina çökmesi, tecavüz, cinsel saldırı…

Bunların hiçbirine “olumlu” diyemeyiz ama gazeteler, gazeteciler işte bunları düzeltmek için çaba sarf eder…

Tabii istisna gazeteciler, köşe yazarları vardır, onların derdi genellikle sorunlara çözüm bulmak değil, kendi çıkarlarını korumak, mesleğinden çıkar elde etmek, mesleğini istismar etmektir.

O gazetecileri kastetmiyorum ben…

Neyse, konuyu dağıtmayalım, dediğimiz gibi “olumsuz” haberler tabii ki daha fazla ilgi çeker.

Çünkü insanlar açığa çıkarılan yolsuzluğu okumak ister, bilgi sahibi olmak ister.

Adaletsizliği okumak, öğrenmek, kendini korumak ister…

Kendisini çalanları, toplumu çalanları, ülkenin geleceğini ipotek alanları öğrenmek ister.

Kaçakçının, istismarcının, hırsızın kim olduğunu gazeteler, gazeteciler aracılığıyla duyacağını bilir, o yüzden bu tip haberlere ilgi gösterir.

Güzel haberleri, güzellikleri, pembe dünyayı isterse görür ya da nasıl olsa görür… Sosyal medyaya bakın orada çok güzellik var, güzel yemekler, güzel çiçekler, harika doğa fotoğrafları, sevimli hayvanlar, mutlu aile fotoğrafları, gerçekten çok güzel şeyler var orada...

Güzel olanı hiç kimse saklamaz zaten…

Saklanmayan şeyi görmek için niye gazete satın alsın ki insanlar?

Önemli olan saklananı, gösterilmek istenmeyeni, sakıncalı bulunanı öğrenebilmektir.

Bunu da gazeteler, televizyonlar, şimdilerde internet gazeteleri yaptığı için onlara ilgi gösteriyor insanlar…

“Güzellik” zaten nedir, “iyi” nedir, neye göre güzel, neye göre iyi?

Elbette güzel olanı, iyi olanı da görebilmeli gazeteciler, onu da yansıtmalı ama gazeteci için “güzel”, “renkli” haber, diğer derin, önemli haberlerin yanında “çerez” ya da bir tür “ekstra hediye” gibi okuyucuya sunarlar.

Pembe haberler sunmak için gazete çıkarılmaz, çıkarılsa da tutmaz, bir süre tutsa da uzun ömürlü olmaz…

Sayfalarca gazetede zaten bu tür habercikleri de bulmak mümkündür ancak gazeteci pembe haberler peşinde koşmaz, bilinmeyen, saklanan, saklı tutulan, halktan kaçırılan haberlerin peşinde koşar.

Halkın çözüm bulunmayan, bulunamayan sorunlarına çözüm bulunması için aracı olur, sayfalarını toplum yararı için kullanır.

Gazeteciler sorunları yazar, sorunları çıkaranları, yaratanları teşhir eder ki o sorunlara çözüm bulunsun.

Gazeteler yazmasa bazen hiçbir sorun çözülmez, gazeteler yazmasa kamuoyu oluşmaz...

O nedenle “Neden hep kötü, olumuz haberler yapıyorsunuz?” sorusu anlamsızdır, gereksizdir…

Hele bizim gibi sorunlar ülkesinde pembe haberle uğraşmak, onlara gereğinden fazla anlam katmak, manşete çekmek, mesleğe ihanet, halka hakaret gibi bir şeydir.

Ülkemizde son zamanlarda o kadar çok sorun var ki, bunları yazmamak mümkün değil.

Gerçeklerden kaçanlar, gerçeklerden korkanlar, gerçeklerle yüzleşmek istemeyenler illa ki “Neden güzellikleri göremiyorsunuz, neden hep olumsuz haberleri yapıyorsunuz” diye soruyorlar.

Keşke dünyada ve ülkemizde sorunlar bitse de bize yazacak bir şey kalmasa, o zaman biz de mesleği bırakmaya, başka iş de yapmaya razıyız. Hah, nasıl ütopya ama ha?

Bu dediğim hiç gerçekleşmeyeceğine göre, biz hoşa gitmeyen şeyleri yazmaya devam edeceğiz; sizin adınıza üzgünüm...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.