Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

07.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ön sayfadaki çevre kirliliği fotoğrafı

Biliyorum birçok insan sorun olarak görmüyor ama çevre kirliliği ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir.

Gazetemizin dünkü manşetinde de “Her yer çöplük” başlığıyla çevre kirliliği sorununu bir kez daha ele aldık.

Ne ilginçtir, birçok insan ön sayfamızda yayınladığımız, çöpleri yansıtan dev fotoğrafa tepki gösterdi.

Keşke çevreyi kirletenlere ya da koruyamayanlara tepki gösterseler, hem de öyle sözle değil, gerçek anlamda bir tepki...

Hem arayanlar oldu hem de dün Lefkoşa’da dolaşırken beni gören insanlar ön sayfadaki fotoğrafı beğenmediğini söyledi.

Evet ön sayfadaki fotoğraf güzel değildi, çöp fotoğrafı nasıl güzel olsun ki?

Çevre kirliliği, çöpler, pislik güzel mi olur?

Tabii ki çirkin bir fotoğraftı, hatta hem pazar günkü hem de pazartesi günkü gazetede çevre kirliliği fotoğraflarından bazıları çirkinden öte iğrençti de…

Elinize aldığınız gazetede bakmaya dayanamadığınız çöpler, pisliklere çevrenizde nasıl dayanıyorsunuz acaba?

Kâğıt üzerindeki fotoğraftaki iğrençlik işte tüm ülkeyi çepeçevre kaplamış durumda.

Yol kenarları, sokaklar, araziler hemen hemen her tarafımız çöple kaplı.

Gözünüzün önüne getirmeye çalıştık, ülkemizin ne halde olduğunu göstermek istedik.

Eleştiriye açığız, tabii ki eleştirileri dikkate alıyoruz, tabii ki insanlarımıza güzel haberler, iç açıcı fotoğraflar yayınlamak isteriz.

Evet katılıyorum, dev gibi çöp fotoğrafları hiç de şık durmuyor ön sayfada ama gerçek bu, gerçekle yüzleşmeliyiz.

Severek kullanmadık o fotoğrafı…

Ülkemizin haline üzülüyoruz, dert ediyoruz, dert ettiğimiz için sıkça bu tip haberler yapıyor, yayınlıyoruz.

Üzüldüğümüz için denizlerimizi kirletenlerin, lağım akıtanların peşine düştük…

“Her yer çöplük” başlığından önce Serhat İncirli ile “Ülkemizi sevmiyoruz” başlığı atmıştık ama sonra fikir değiştirdik, yine başka yere çekilecek, farklı algılanacak, altında bir şey aranacak diye vazgeçtik.

Ancak siz söyleyin bana, ülkesini bu şekilde kirleten bir toplum onu seviyor mu?

Kendini bu topraklara ait hisseden, “benimdir” diyen, geleceğini buralarda gören insanlar geleceğini niye kirletsin, niye yok etmeye çalışsın ki?

Anlam vermek mümkün değil?

Gerçekten araştırma konusu olabilecek kadar önemli ve bir o kadar da vahim bir konu.

Kirletenlere bir şey demeyenler, kirletilmemesi için tedbir düşünmeyenler, gazetenin ön sayfasında bu kirliliğe katlanamıyor.

Gazete sayfalarında insanları irite eden fotoğrafları, haberleri kullanıp kullanmama konusunda çeşitli görüşler vardır.

Kimisi bundan kaçınır, kimisi ise gerçeği tüm çıplaklığıyla yayınlama taraftarıdır.

Bazen gerçekleri tüm çıplaklığıyla insanların gözünün önüne sokmak gerekir, bu şok etkisini yapmak lazım…

Gerçi ülkemizde bunun artık bir etki yaratacağına pek inancım da yok ya neyse.

Daha biz en iğrenç, en dayanılmaz fotoğrafı kullanmadık, dikkatli davrandık ama dedim ya umutsuzum.

Halk bir kere kendini kaybetmiş, toparlanmaya da hiç niyeti yok.

Ne çevremizi koruyoruz, ne de tarihi eserlerimizi. “Tarihi eser” dedim de aklıma geldi.

Bir Avrupa Birliği projesi olan “Sivil Büyü Aktif Yurttaşlık Mekanizması” desteğiyle çıkan ve koruyamadığımız tarihi eserlerimizi tek tek yansıtan “Metruk Tarihler Ülkesi” isimli kitapta eğitimci Oya Kutsal’ın önsözdeki şu sözlerine katılmamak elde değil.

Şöyle diyor Oya Kutsal:

“Aidiyet duygumuzu kaybettik. Ne bu ülkeye ait hissediyoruz kendimizi ne de bu ülkenin bize ait olduğunu. Bize ait olan tek yer ev dediğimiz binalar ve arabalarımız. O yüzden yolda giderken hiç düşünmeden camı açıp yollara, sokaklara, doğaya fırlatıyoruz çöplerimizi. O yüzden komşunun bahçesine fırlatıyoruz söktüğümüz otlarımızı. O yüzden piknikte kalan çöplerimizi toplama gereği hissetmiyoruz. Bu yüzden Kıbrıs’ın kuzeyi çöpler ülkesi şimdi. Bir yabancının bana söylediği gibi Cyprus değil, Çöprus olmuş burası. En önemlisi sanal turizm sayfalarında bile pis ülkeler arasında geçiyor adımız...”

Sorumsuzluğumuzu yüzümüze vuran, toplumsal bir utancı konu edinen bu kitabı incelemenizi tavsiye ederim.

Çevre kirliliğinden kurtulmak, tarihi eserlerimizi korumak, yaşatmak için çabamız sürecek.

Bıkmadan usanmadan yazacak, fotoğraflarını yayınlayacağız…

Hem toplumu sorumlu davranmaya hem de yetkilileri ağır cezalar da dahil ciddi tedbirler almak için çaba göstermeye davet edeceğiz.

Kim bilir belki bir gün çöpten arınmış ülkemizin de haberini yapar, gazetemizin sayfalarında fotoğraflarını kullanırız...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.