Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

06.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Polis ağladı, ya siz?

Başbakanlık önündeki öğrenci eyleminde polis ağladı...

Hem de öyle böyle ağlamak değil, hüngür hüngür…

Polisler ağlamaz mı?

“Erkekler ağlamaz” diye bir yalan vardı...

Şimdi de “Polisler ağlamaz” diye bir yalan mı uyduralım?

Polisler de ağlar, çünkü onlar da babadır, kardeştir, amcadır, dayıdır, duyguları vardır.

Polisin eylemcileri dövenini, ezenini değil, ağlayanını tercih ederim ben.

Ağlamak insani bir duygudur ama darp etmek, dayak atmak o kadar insani gelmiyor bana.

Neden ağladı bu polis?

Kim kışkırttı onu, ağlaması için, sendikacılar mı, yoksa muhalefet partileri mi?

Hükümete göre, yürüyüşe çıkanları, eylem yapanları, slogan atanları, kapılarına dayananları hep birileri kışkırtıyor.

İnsanların aklı yok çünkü, ağlamak, bağırmak, öfke duymak, ağıt yakmak, hesap sormak için hep birileri kışkırtıyor onları…

Polisi de kışkırtmış olmalılar değil mi?

Diğer polislerin yüzüne baktınız mı acaba, onlar da dokunsan ağlayacaklardı...

Polis teşkilatına ceza verin, çünkü polisler çok “insan”, çok “insani” davranıyorlar, böyle polis olmaz arkadaş…

Anlamıyorsunuz değil mi?

Ne oldu da bu 3 kişi ölünce ortalık darmadağın oldu, anlayamıyorsunuz?

Neden başka ölenler olduğunda 3-5 günde ateş otururdu da şimdi ateş gittikçe büyüyor anlayamıyorsunuz?

Bu kez bu toplumsal başkaldırıya neden olanın ne olduğunu anlamak için önce politikacı ceketinizi, politikacı gözlüklerinizi çıkarmanız gerekiyor.

O oturduğunuz koltuklardan size enjekte edilen “gururu” yenmeniz şarttır…

O binalardan çıkıp, kapınıza gelen insanlar gibi sade vatandaş olursanız, ancak o zaman anlayabilirsiniz neler olduğunu.

Bu inat, bu gurur, o koltuklar, o makamlar içinse, merak etmeyin size kalmayacak.

Bakın o polise, yasaların ona verdiği yetkiler, o görkemli üniforma, belindeki silah, insan olduğunu unutturmadı ona, siz de insan olduğunuzu unutmayın.

İnsanlar artık ölülerini gömüp de eve giderek acılarını da içine gömmek istemiyor.

İnsanlar ölümlerin de ölüm derecesindeki sorunların da bitmesini istiyor.

İnsanlar artık cenaze törenlerine katılarak timsah gözyaşları dökmenizden bıktı usandı.

İnsanlar iş yaparmış gibi davranıp da hiçbir şey başaramamanızdan sıkıldı.

İnsanlar, yaz saati uygulamasını sonlandıramayacak kadar kanayaklı olmanızdan ve bunu da Türkiye’nin üzerine atmanızdan, Türkiye’nin arkasına sığınmanızdan müthiş rahatsız oldu.

Ne olacak, kış saati uygulamasına geçince, hükümet bozulacak mı, bakanlıkları kaybedecek misiniz?

Peki bu koltuklar, bu makamlar tek bir annenin, tek bir çocuğun gözyaşına değer mi?

Kapınızda her gün ağlayan anneler, öğrenciler mi daha kıymetlidir yoksa o beş para etmeyen makamlar mı?

Evlat acısı acıların en büyüğüdür, kardeş acısı da öyle…

Ölen çocukların annelerinin acısını tüm anneler, babalar içinde hissediyor, tüm öğrenciler ölen arkadaşlarının acısını kardeş acısı gibi hissediyor.

Girne dağ yolu kazası, toplumsal bir acıya dönüştü, saatlerin değişmemesi isyanın simgesi oldu, ancak siz bunu anlayamayacak kadar duygularınızı yitirdiniz.

Elbette bir şekilde insanlar bu saat uygulamasına alışabilir ama olay bu değil, bu saat meselesi psikolojik bir yüke dönüştü toplumun üzerinde.

Alın bu yükü toplumun üzerinden.

Sorunları defedecek bir simgedir bu saatler, mesai saatleriyle oynayarak bu yükü kaldıramazsınız toplumun üzerinden.

Dün kapınıza dayanan annelerin, öğrencilerin yüzüne bir daha bakın, o yüzlerdeki ifadeleri okumaya çalışın ve artık gururunuzu da inadınızı da çöpe atın.

Polis ağladı, ya siz?

Siz ağlamadınız değil mi, çünkü sendikacılar ve muhalefet sizi kışkırtamıyor, kışkırtılmayınca da insan ağlayamıyor, duygularını açığa vuramıyor...

Tutturdunuz bir kışkırtmadır gidiyorsunuz ama yanılıyorsunuz, ateş artık düştüğü yeri yakmıyor yalnızca, işte siz bunu anlayamıyorsunuz...

Bugün anlayamıyorsunuz ya, anladığınızda da çok geç olabilir...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.