KTV
  • 24 Temmuz 2017, Pazartesi 8:39
AliBATURAY

Ali BATURAY

Savaşlarda acı çekmeyen taraf yoktur

“Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilmek” sanıldığı kadar kolay bir şey değildir. Birçok kişi “duygudaşlık”, ya da başka bir deyişler “empati” yapabildiğini söyler ama aslında bunu çok az kişi başarabilir. Kendini başkalarının yerine koyup, onun şartlarında, onun gibi düşünebilme, gerçekten de önemli bir meziyettir ama çoğu kez lâfta kalır.

Maalesef ateş düştüğü yeri yakar, insan ne kadar karşıdakini anladığını söylerse söylesin inanmayın, insanın başına gelmedikçe başkasını anlaması zordur. İstediği kadar denesin, bir yere kadar anlayabilir, tamamen onu anlayamaz ama o “bir yere kadar” dediğim var ya, o bile olsa dünya başka türlü olurdu.

Geçmişte böbreğinde taş olan komşumuzun hissettiği acıdan dolayı yüksek sesle bağırmasına ve sesinin ta bizim evde duyulmasına kızmış, bu hareketini “şımarıkça” bulmuştum. İnanç gelmemişti bana böbreğinde taş olan, taş düşüren birisinin bu kadar acı çekip bu kadar bağırabileceğine. Yaklaşık bir yıl sonra ben de böbreğimdeki taştan dolayı perişan oldum ve “şımarık” dediğim o komşumun az bile bağırdığına kanaat getirdim, çünkü ben ondan beş misli fazla bağırmak istiyordum, yastıkları ısırıyor, kendimi parçalamak istiyordum… Böyle büyük bir ağrı hayatım boyunca hissetmemiştim, kendimden utandım. Anladım ki insanın başına gelmedikçe karşıdakini anlayamıyor.

Belki de en antipatik söz, zor durumda olana “seni anlıyorum” sözüdür. İnanın bu söz, zor durumda olan kişiyi memnun etmez, tem tersine rahatsız eder. Birini anladığınızı hareketleriniz, eylemlerinizle anlatmalısınız “seni anlıyorum”, “acını hissedebiliyorum” gibi sözler inandırıcı gelmez, yapmacık kalır.

Benzer sorunları yaşamayanların birbirini anlamasını zordur da işin kötü tarafı benzer sorunları yaşayanların birbirini anlayamamasıdır.   Savaşlar mesela… Savaşlarda bana göre kazanan yoktur. Kazandığı söylenen tarafın da kayıpları, acıları, travmaları vardır. Yani savaşların acısını halklar çeker. Evet savaşa karar veren yönetenlerdir ama acısını çeken de halklardır... İnsanlar yaşamını yitirdikten, hem doğada hem insanların ruhunda yıllar sürecek belki kimisi için hiç bitmeyecek tahribat olduktan sonra kazanan olmuş kaybeden olmuş neye yarar ki? Can kaybı, mal kaybı, göç, travma, gelecek kaygısı, savaşın yarattığı olumsuzluklardandır… Savaş yaşamış toplumlar, bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu çok iyi bilir. Yaşadıklarının benzerini karşı toplumun da, yani savaştığı karşı tarafın da yaşadığını görebilmektir önemli olan.

Hele Kıbrıs’taki gibi bir zamanlar komşuluk yapan insanların düşman saflarda yer alması çok dramatiktir. Hatta bu insanların birbirine kurşun sıkması, kurşun sıkmak zorunda bırakılması, ya da komşusu öldürülürken engel olamaması, ya da göz yummak zorunda kalması çok acıdır.

Kıbrıslı Türk de kocasını yitirdi, Kıbrıslı Rum da… Kıbrıslı Türkün de evladı öldürüldü, Kıbrıslı Rum’un da… Kıbrıslı Türkün de “kayıplar” listesine girip de halen akıbeti belli olmayan yakınları var, Kıbrıslı Rum’un da… Kayıp Şahıslar Komitesi, Kıbrıslı Türk kayıpların da kalıntılarını buluyor, bulmaya çalışıyor, Kıbrıslı Rumların da…  “Savaşı kim başlattı?”, “Kim suçludur?” meselesinden söz etmiyorum. “Suçlu olan, ya da savaşı başlatan taraf acı çekmez, mağdur olmaz” diye bir kural yoktur. Dünya tarihine bir bakın bakalım, savaşıp da acı çekmeyen toplumlar var mıdır? Savaşı başlatıp da acıların en büyüğünü yaşayan ülkeler yok mudur? Dolu, bir hayle… Savaş, lanet bir şeydir. Savaş korkunç bir şeydir… En büyük insanlık suçları savaşlarda işlenir.

İnsani bakacak olursak, savaşı başlatan, sözde kazanan ya da kaybeden değil, sonuç önemlidir, bu acılar yaşandı mı yaşanmadı mı, bu kayıplar verildi mi verilmedi mi? Savaş travması bir nesli hasta etti mi etmedi mi? Önemli olan bu…

1974 Harbi’nde Kıbrıslı Rumlar da acı çekti, Kıbrıslı Rumların da can kaybı oldu, hem de yaşamını kaybeden Kıbrıslı Türkler ve Türkiye askerlerinin toplamının üç katı fazla… Kıbrıslı Türklerin savaş sonrası bulunamayanlardan, yani kayıplarından çok daha fazla Rumların kayıpları var, onlar da travma yaşadı, onlar da mallarını kaybetti, doğdukları evleri terk etmek zorunda kaldı, onlar da göç etti… Biz Kıbrıslı Türkler ne yaşadıysak, benzerlerini yaşadılar. Savaş olmasını Rum yönetenler istemiş olabilir ama bu durum onların halkının acı çekmediklerini göstermez. Kıbrıslı Rum yönetmen Panicos Chrysanthou, filmlerinde işte hep bunu vurguluyor, “Savaşta tüm Kıbrıslılar kaybetti”. Son filmi “Bir Yeşil Hat Hikayesi”nde de son derece objektif bir şekilde “ortak acılara”, “savaş pişmanlıklarına”, “savaşın kişileri insanlıktan çıkarışına” dikkat çekmektedir.

Panicos Chrysanthou’nun anlatmak istediği; biz halklar, yönetenlerin oyununa gelmeyelim, savaşı defedelim. Dünyanın her yerine analar aynı şekilde ağlar, dünyanın her yerine evlat acısı evlat acısıdır, dünyanın her yerinde babasını kaybeden çocuğun duygusu aynıdır. Bunu bir fark edebilsek, dünya başka türlü olurdu.

İntikam insanı mutlu etmez, intikam insanı da ruhunu da kemiren illet bir şeydir. Affetmek, hoşgörülü olmak ve yanlışı yanlışa düzeltmeye çalışmamak gerekir. Hangi dinden ve ırktan olursa olsun, senin çektiğin acı gibi karşındakinin de çektiğini idrak edebilmek, karşısındakini anlayabilmektir önemli olan.

Her görüşe saygım var, Rumların hiç acı çektiğini görmediğini söyleyenlere de saygılıyım ama bu sözler tarihi gerçeklerle bağdaşmamaktadır... Görmek değil zaten önemli olan hissedebilmektir, kişilerin kendilerini siyasetten arındırılarak hissedebilmeleri... “Tarihimizi bilmeliyiz” sözüne katılıyorum, tarih bilmek tabii ki şarttır ama önemli olan; tarihten ders çıkarabilelim ve barıştan şaşmayalım...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup