Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ali BATURAY

Ali BATURAY

27.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şiddet

Dünkü gazetemizin ön sayfasında, Toplumsal Cinsiyet Platformu”nun “25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” dolayısıyla düzenlediği eylemin haberiyle, eski kız arkadaşını darp edip kaçırdığı iddia edilen şahsın haberi yan yanaydı…

Ne acı, “25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü”, şiddete uğrayan bir kadın...

Ayrıldığı eşinin ya da kız arkadaşının peşini bırakmayanlar çoğaldı.

Ne biçim bir kafasızlıktır bu, ayrıldın işte, bırak o kadını, bırak o kızı hayatını yaşasın, niye düşüyorsun ki peşine?

Sen kendine başka bir yol çiz, o başka bir yol çizsin, niye uğraşıyorsun ki?

Önceki günkü eylemde, kadınlar, şiddete başvuran erkeklere “Yüzümüze bakacak yüzünüz olsun” diyordu…

Yüzü olan zaten şiddete başvurmaz...

İstatistiklere göre, Kuzey Kıbrıs’ta son 2 yılda 442 kadın şiddete uğramış.

Bu sayı, kadın nüfus oranının yüzde 0,4’üne yani binde 4’üne denk geliyormuş...

Şimdi bu rakamlara baktığınız zaman “Kuzey Kıbrıs’ta kadına şiddet ne kadar azmış” diyebilirsiniz.

Çok yanlış bir değerlendirme olur bu.

Şimdi bu rakama birkaç açıdan bakalım...

Bir kere bu rakam gerçek bir rakam değildir, bu yalnızca şikâyet edenlerden oluşan rakamdır.

Şiddete uğrayan ancak şikâyette bulunmayan, kaderine razı olan, “şikâyet edersem rezil olurum”, “şikayet edersem millet ne der?” diye düşünüp saklı tutan çok sayıda insan var.

Ya da tehdit edilip, korkup şikâyet edemeyen...

Çocuklarının babasını şikâyet edip de mahkemelere düşürmesin diye şiddete boyun eğen insanlar az değildir.

“Kocandır, döver de söver de...” deyip şiddeti akıllarınca gelenekselleştiren çağdışı kafalar da vardır.

Yani rakam sanılandan yüksektir.

Ola ki 2 yılda 442 rakamı gerçek rakam olsun, yani yazıldığı kadar, yani yalnızca 442...

Peki bu küçücük toplumda 442 kişinin şiddet görmesi normal midir, olmalı mıdır?

Bu rakamları gösterip de “Bizde kadına şiddet azdır” diyeceğinize, hiç olmaması için çaba göstermelisiniz.

Hedef sıfır şiddet olmalıdır.

422 kadın şiddet görmüş, tek kadın bile şiddete uğramamalı...

O istatistik içindeki hiçbir kadın şiddeti hak etmiyor.

Devlet, birçok konuya duyarsız kaldığı için kadına şiddete, aile içi şiddete de çare üretemiyor.

Geçen cuma günkü eylemde de ısrarla vurgulandı, “Şiddeti Önleme Dayanışma Merkezleri”, “Şiddete Müdahale Birimleri” kurmak için hiçbir çaba yok hükümette.

Bir kadın sığınma evi kurmak için bile çaba gösterilmiyor, bütçede para ayrılmıyor...

Mevcut kadın sığınma evinin yaşaması için bir çaba da gösterilmemişti.

Gece kulüplerinde kadınlara cinsel, fiziksel, duygusal, ekonomik şiddet uygulanmasına da göz yumuluyor.

Kadın günlerinde yapılan o uzun, bayat, sıkıcı, göstermelik açıklamalara sinir oluyorum.

Sayfa sayfa kadınların ne kadar değerli olduğunu anlatan klişe laflar.

Arşivden çıkarılıp tekrarlanan o açıklamalar, özellikle de yöneticilerin açıklamaları samimiyetten uzaktır.

İnanmadıkları şeyleri, sırf lâf olsun diye söyleyip duruyorlar ama yapması gerekenleri yapmıyorlar.

Süslü süslü kadınlar toplanıp da kadın gününde eğlenceler düzenleyeceklerine, hükümete bu eksiklikler için baskı yapsalar daha faydalı olurlar...

Aslında şiddet ülkemizde yalnızca kadınlara yönelik değil, genel olarak da artış göstermektedir.

Mahkemelerde işini şiddetle halletmeye çalışanların davaları arttı, hatta korkutucu boyuta ulaştı.

Birçok şeyde olduğu gibi şiddeti de ithal ediyoruz ve üstesinden de gelemiyoruz.

Trafikten, marketteki kuyruğa kadar insanlar nerede karşı karşıya geliyorsa kavgaya tutuşuyor.

Alışık olmadığımız, kültürümüze uygun davranışlar değil bunlar.

Tahammülsüzlük, aniden parlama, hakaret, şiddete başvurma neredeyse yaşamın bir parçası oldu.

Ülkeyi yönetenler şiddeti de sorun olarak görmeye başlamalı, otoritesini bunu engelleme yönünde kullanmalı, buna çare aramalıdır...

Eylemlerdeki çağrılar slogan olsun diye, bir kulağınızdan girip diğerinden çıksın diye söylenmiyor…

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.