HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

14.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şimdi de mesai saatleri değişecekmiş...

Yaz saati uygulamasının son bulmaması, kış saatine geçilmemesi ülkemizde çok eleştirildi.

Bunun çeşitli sakıncaları günlerce yazıldı, çizildi, söylendi, ancak hükümet dikkate almadı.

Ancak bu tartışmalar Türkiye’de de yapılıyor, orada da sert eleştiriler var.

Gazeteler, dergiler günlerdir bu konuyla ilgili yazılara, görüşlere yer veriyor.

Haftalık ekonomi dergisi “Bloomberg Businessweek Türkiye”, bu hafta yaz saati uygulamasıyla devam edilmesi tartışmalarına iki tam sayfa ayırdı.

Alp Börü’nün araştırma- haberinde, “… Türkiye, yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirdi. Bu, Avrupa ülkeleriyle bir saat olan farkın ikiye, İngiltere’yle farkın iki saatten üç saate çıkması demek… Türkiye bu değişiklikle Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar gibi Ortadoğu ülkeleriyle aynı saat dilimini paylaşmaya başladı. Bir diğer ifadeyle Türkiye batıdan bir saat daha uzaklaşırken, Ortadoğu ülkeleriyle ise saatleri eşitlemiş durumda” deniyor...

Türkiye’nin en büyük ekonomik partnerleri arasında yer alan AB ülkeleriyle uyuşmazlık olacağını, değişikliğin batıdan tamamen kopmak anlamına geldiğini, bu durumun olumsuzluk yaratacağını söyleyenler var...

Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirilmesinin ortak uluslararası uygulamalardan vazgeçilmesi anlamına geldiğini söylüyor.

Türkiye Elektrik Mühendisleri Odası, yeni uygulamadan vazgeçilmesi çağrısında bulunarak, “Kararla, enerji tasarrufunun aksine, boşa enerji tüketimi artacak, kışın sabah saatlerinde aydınlatma ihtiyacı büyüyecek, bu da cari açık üzerinde negatif etkisi olan enerji faturasını kabartacak” diyor.

Kararla ilgili en sert tepki ise İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi’den geldi. Tanrıverdi, uygulamayla beraber ihracattaki kaybın 13 milyar doları bulacağını öne sürüyor.

Hikmet Tanrıberdi, “Türkiye saat tanımında ve elektronik ortamlarda Ortadoğu ülkesi olarak görünecek. Bu görüntü, AB’ye girmeyi hedefleyen ve bunun için yıllardır emek harcayan Türkiye’nin yararına olmayacak. Ülke algısını düzeltmeye çalıştığımız bir dönemde alınan bu kararın beklenen faydayı sağlamayacağını düşünüyorum” diyor.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı İlhami Koç, alınan kararın, uluslararası finans merkezlerinin işlem saatleriyle senkronizasyonunu bozacağını vurguluyor.

Koç, “Bankacılıkta swap sözleşmeleri, borsada ise seans saatleri sıkıntıya girecek” diye konuşuyor.

Dergiye konuşan ancak ismini vermeyen bir Alman sanayi devi temsilcisi, karar uygulamaya geçildiğinden beri Avrupa’yla ortak çalışma saatlerinde günde dört saate yakın bir kayıp yaşadıklarını söyledi.

Tabii Türkiye’de hükümetin iki yıllık bir araştırmanın sonunda bilimsel verilere dayanarak bu kararı aldığını iddia ettiğinde de yer veriyor dergi.

Her ne kadar hükümet bilimsel davrandığını söylüyorsa da büyük bir kesimi ikna etmiş değil, özellikle de iş çevrelerini.

Alp Börü, yazısını şu ifadelerle bitiriyor:

“… Ortada yadsınamaz bir gerçek var. Türkiye bulunduğu saat dilimi itibarıyla Ortadoğu ve Kuzey Afrika ligine düşmüş durumda…”  Yukarıdaki alıntıları boş yere yapmadım.

Türkiye insanının ve özellikle işadamlarının bile içine sindiremediği, bırakın yaşanacak büyük oranda ekonomik kayıpları, ortaya çıkacak anormallikleri, psikolojik olarak kendisini “küme düşmüş” hissettiği bir uygulamayı ülkemiz hükümeti hiç düşünmeden bize de getirdi.

Örneğin gün ışığına ulaşmanın daha da uzayacak olmasından dolayı, enerji tasarrufunu değil, tüketimini getiren bu uygulama bizim gibi enerji fakiri ülkeye nasıl uygun bulunur akıl alır gibi değil.

UBP-DP Hükümeti, eleştiriler ve endişeler nedeniyle şimdilerde kamuda işe başlama saatleriyle ilgili düzenleme düşünüyormuş.

Bu çerçevede dairelerde, kurumlarda ve okullarda başlama saatini 08.00’den 08.30’a taşıma düşüncesi varmış.

Herkes karanlıkta işe veya okula gitmesin diye bu değişiklik yapılacakmış.

Ah be hükümet yetkilileri, hade devlet daireleri, devlet kurumlarında, devlet okullarında yaptınız.

Peki bu ülke devlet çalışanlarının devleti mi? Özel sektörde çalışanlar ne olacak?

Hükümetler ne zaman özel sektörü düşündü ki bundan sonra düşünecek?

Özel sektör işçi saatlerinin değişeceğini mi sanıyorsunuz? Varsın onlar zifiri kanalıkta gitsin...

Bu ülke devlet çalışanlarının ülkesi, işte bu uygulamada bile hükümet bunu kanıtlıyor. Yazıklar olsun…

Ne gerek vardı bunlara? Sırf Türkiye’ye şirin görünmek, yaranmak için yılların sistemini değiştirmek, bize uymayan gömleği zorla giydirmek hangi aklın ürünüdür?

Bir kere de ithal olmayan, kendi aklınızla ürettiğiniz bir projeyle çıkın karşımıza be kardeşim…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.