Cyprus Today sol
  • 24 Nisan 2018, Salı 8:14
AliBATURAY

Ali BATURAY

Sınır kapılarının Kıbrıslı Türkler için önemi büyüktür

Sınır kapıları açılalı 15 yıl oldu. Birçok kişinin beklemediği ve açılacağına inanmadığı bir zamanda, bir gün sınır kapılarının açılacağı açıklandı. Çok özel ve heyecanlı bir gündü 23 Nisan 2003… Hiç unutamayacağım bir gündür…

1974’ten sonra Kıbrıs, yeşil hat ile ikiye bölünmüştü, artık Kıbrıs’ın güneyine Rumlar, kuzeyinde Kıbrıslı Türkler yaşıyordu. Sağlık gibi çok özel durumlar, özel izinli çalışanlar dışında kimse kuzeyden güneye, güneyden kuzeye geçemiyordu. İki toplum yan yana yaşıyor ama birbirini göremiyordu, nasıl yaşadığını bilmiyordu. Kuzeyden güneye, güneyden kuzeye göçmen olanlar, yaşadığı kente, köye gidemiyor, evini, işyerini göremiyordu. Birçok kişi “Acaba ölmeden önce yaşadığım kente gidebilecek, doğduğum evi görebilecek miyim?” diye soruyordu. Nitekim birçok kişi yaşadığı yeri bir daha göremeden öldü gitti.

Annan Planı Referandumu öncesi 23 Nisan 2003’te sınır kapıları açıldı. Kapıların açılması, 2004 Annan Planı Referandumu öncesi, çözüme bir hazırlıktı adeta. Kapılar açılınca herkes daha çok inanmıştı çözüm olacağına… Şimdilerde iki kapı açmak için birkaç yıldır, “hazırlıklar tamamlanmadı” mazereti sunuluyor ya, 2003’te akşamdan sabaha alınan ani kararla kapılar açıldı hem de hiçbir hazırlık yapılmadan. Kapılar açıldı ve gerekli çalışmalar arkadan geldi. Yani niyet önemlidir, niyet olduktan sonra her şey yapılır.

Kapıların açıldığı gün adeta bir bayram havası vardı. Herkes çok heyecanlıydı, insanlar köyüne, kentine gidecek evini görecek, anılarının olduğu yerleri gezecekti. Yoğun bir kalabalık, karşılıklı geçişler yapıyordu. Herkes biraz heyecanlı, biraz ürkekti, yılların birikimiydi, gittiği yerde nasıl karşılanacaktı, bıraktığı yerleri nasıl bulacaktı? Evine, işyerine iyi baktılar mıydı? İçerisinde kimler yaşıyordu, eşyalarından bazılarını olsun muhafaza etmişler miydi? Bu duygularla karşı tarafa geçiyordu Kıbrıslılar, inanılmaz bir heyecan, unutulmaz anlar vardı.

Yerleştiği evde bazı eşyaları saklayanlar, bunları kapılar açılınca karşılaştığı gerçek sahiplerine veriyor, çok duygulu anlar yaşanıyordu. Buna benzer çok tatlı, duygu dolu öykücükler barındırıyordu kapıların açılması. Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerin zannettikleri kadar ilkel bir yaşam sürmediğini görüyor, şaşırıyordu. Kıbrıslı Türkler ise Güney Kıbrıs’ın birçok bakımdan daha çağdaş bir yapıya sahip olduğunu, çevre temizliğine önem verildiğini görebiliyordu.

Kıbrıslı Türkler yıllarca kapalı kaldığı Kıbrıs’ın kuzeyinde birçok ürüne çok pahalı ulaştığını, kazıklandığını, fahiş fiyatlarla soyulduğunu da görme fırsatı buluyordu. Kapıların açılması Kıbrıslı Türklerin gözünün açılmasına neden oldu. Daha kaliteli, daha ucuz ürünleri Güney Kıbrıs’ta bulabiliyordu. Bu durum Kuzey Kıbrıs’ta da esnafın kendisine çekidüzen vermesine neden oldu. Esnaf, mağazalar, satıcılar artık yalnızca kuzeydekilerle değil, güneydekilerle de rekabet etmek zorundaydı. Kapılar açılınca Kıbrıslı Türkler gidip iş de buldu oralarda. Geçmişte Güney Kıbrıs’ta çalışma özel izne tabiydi ve torpille veriliyordu bu izinler. İşte bu da ortadan kalkmış oluyordu.

Kapılar açılınca Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarını da kullanmaya başladı. Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartını ve pasaportunu alan Kıbrıslı Türkler, yurt dışına rahat çıkma yolunu da bulmuş oldu. Kıbrıslı Türkler, yine cumhuriyetten doğan hakkı ile Güney Kıbrıs’taki hastanelerden de yararlanmaya başladı. “Çözüme hazırlık” diye düşünülen sınır kapılarının açılması, çözüm için hazırlıktan öte gidemedi, çözüm olmadı, çözüm olasılığı da çok uzak görünüyor ama sınır kapılarının açılması çok şeyi değiştirdi. Kıbrıslı Türkler bireysel Avrupa Birliği vatandaşlığını bu yolla kullandı. Sınır kapıları Avrupa’ya ve dünyaya açılan kapıydı. Hiçbir şey artık Kıbrıslı Türkler için eskisi gibi olmayacaktı.

Rum yönetimi, Kıbrıslı Rumların kuzeye geçmesini ve alışveriş yapmasını engellemek için elinden geleni yaptı, bir yere kadar başarılı da oldu ama yine de geçenler, alışveriş yapanlar var. Kuşkusuz kapıların açılması Kıbrıslı Türkler için daha anlamlıydı ama Rumlar için de maddi, manevi önemi vardı. Kapılar açıldığından beri Kıbrıslı Türkler daha fazla güneye geçti ve daha fazla alışveriş yaptı. Kuzeyde ve güneyde bazı siyasiler zaman zaman kapıların kapatılmasından söz etmektedir ama bu kesinlikle olmayacaktır. Bölünmüş ülkemiz, yasal olarak birleşmiş olmasa, bir çözüme varılamasa da kapılarla birbirine bir nebze bağlanmıştır. Hiçbir güç artık kapıları kapatamaz… 15 yıl boyunca neler gördü bu kapılar neler… Umarız kısa zamanda Derinya Kapısı ile Aplıç Kapısı da açılır... Kapılar yalnızca kapı değildir, anlamı ve önemi büyüktür, kapılara iyi bakalım ve daha ne kadar kapı açabilirsek da açalım…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek