HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ali BATURAY

Ali BATURAY

11.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Sorunsuz günümüz yok ama...

“Nereye baksak sorun var, bir günümüz de sorunsuz geçse...” dedi bir arkadaşım...

“Gazetelere bakınca insan karamsarlığa kapılıyor” diye de ekledi.

Haksız da değildi tabii… Çok fazla sorunumuz var... Aklımıza geldiğince sıralayalım isterseniz...

Hükümet tartışmalı Girne Emirnamesi’ni sessiz sedasız geçirdi, Girne İnisiyatifi içindeki örgütler konuyu Yüksek İdare Mahkemesi’ne taşıyor...

Lefkoşa Motorlu Araçlar ve Ruhsatlandırma Dairesi’ndeki sorunlara el atılmadığı için buradaki yetkili sendikalar grev yaptı, süresiz grev de gündemlerinde.

Okullar açılmak üzere ama tamiratlar da sürüyor, eksiklikler de...

Öğretmen sendikaları öfkeli, eğitim yılı yine grevlerle başlayabilir.

Türkiye’de olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da yaz saati uygulaması devam ediyor.

Bu karara da yoğun tepkiler var, her kafadan bir ses çıkıyor.

Herkes bir hesap tutturdu, bir saat ileri bir saat geri diye…

Bir de herkesin dilinde Türkiye polisinin İngiltere, Kıbrıs, Japonya, Çin ve Hindistan’da internet aracılığıyla yasa dışı bahis oynatan Londra merkezli organizasyona yönelik operasyonu var.

Aslında ülkemizde sanal kumar oynandığını herkes biliyordu da böyle operasyonlarda Kuzey Kıbrıs’ın da adının geçmesi pek hoş olmuyor.

Toprak Ürünleri Kurumu (TÜK) için alınan fonun da tepkileri sürüyor.

Hükümet biraz dokundu, 22 ürünü listeden çıkardı ama bu halkı pek memnun etmedi.

Bir siyasi parti ve bir sivil toplum örgütü bu konuda Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu bile…

Çevre süratle kirletiliyor, çöpler mi istersin, peynir altı suları mı, devlet bunu engelleyemiyor.

Daire müdürü, her türlü cezayı kestiklerini ama çevreyi kirleten şirketi engelleyemediklerini söylüyor.

Devlet o kadar aciz yani…

İskele’de sahil otellerin işgalinden kurtarılmaya çalışılıyor, oraları da hayli gergin…

Siyasilerin beceriksizliği, hükümetin kendini anlatamaması, iki komşu kenti uzlaştıramaması nedeniyle Güzelyurt halkı ile Lefke halkı “hastane” nedeniyle karşı karşıya geldi.

Dün hem Lefkeliler hem de Güzelyurtlular eylem düzenledi, eylemciler bir ara karşı karşıya geldi.

Hükümet yetkililerinin her iki kenti de memnun edecek, ya da ikna edecek gücü yok mu?

Olmaz tabii, çünkü bölge halkı; hem Lefkeliler hem de Güzelyurtlular siyasilere güvenmiyor, siyasilerin sözlerini tutmadığını çok iyi biliyor.

Bu nedenle de her iki kent halkı da yollara düşüyor, göstermelik değil gerçek ilgi istiyor, gerçek güvence istiyor…

Esnaf, bayrama rağmen umduğu satışı yapamıyor.

İndirimler, kampanyalar bile esnafın eski günlerdeki gibi satış yapmasına yeterli olmuyor.

İthal elmada, şeftalide, üzümde, domateste aşırı ilaç çıkıyor. Bakalım ne kadarını da zehirli yiyoruz?

Yollar, sokaklar çöp, pislik içinde.

Lefkoşa Organize Sanayi bölgesi pislikten ve bakımsızlıktan dökülüyor.

Kısa süre önce temizlenen Boğaz Piknik Alanı süratle yine kirletiliyor.

Kurbana da ilgi yokmuş, kurbanlık satışları geçmiş yıllara göre çok zayıfmış…

Uzun süre gündemi işgal eden sineklerle mücadelede için çıkılan “Larvasit İhalesi”nden ses yok.

Birileri bu ihalenin iptal edilmesini istiyordu, galiba becerdi ki ses seda çıkmıyor.

Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık son sürat devam ediyor. Kriminal olaylar hayatımızın parçası oldu.

Lefkoşa’nın en hareketli bölgesinde Erdinç Kuyumculuk, balyozla camı kırılarak soyuluyor.

Akıl alır gibi değil…

Trafik kazaları, iş kazaları da sürüyor…

Biz bunları konuşurken, bir başka arkadaşımız; “Boşuna konuşuyorsunuz, herkes bunları dert etmiyor ki. Bakın 9 günlük tatilde birçok insan eğlence planları yapıyor, yurt dışına kaçıyor. Bakanlar bile yurt dışında” dedi.

Baktık o da haklı, aslında bir kesim var ki hiçbir şeyi takmıyor, sorunlar devam ediyor ama millet hayatını yaşıyor, keyfine bakıyor.

Arkadaşım, “Belki de doğru olanı onlar yapıyor, bu saydığın sorunlarla ölemeyiz ya” diyor.

Kim haklı, kim haksız?

Durumu iyi olanın kötü olanı anlayamadığını, halkın kendisine dokunmadıkça sorunları göremediğini, büyük çoğunluğun tüm olumsuzluklara rağmen her şey tamammış gibi davrandığını bildiği için siyasiler hiçbir şeyi takmıyor.

Siyasiler halkın bağırıp bağırıp sustuğunu, sonra da unuttuğunu çok iyi biliyor.

Sorunsuz günümüz yok ama biz önce gürleyip sonra küllü suyu gibi oturdukça zor çözeriz sorunlarımızı.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.