HUNKAR SAG GIYDIRME
Ali BATURAY

Ali BATURAY

18.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Suçlular için arka bahçe olduk

Birçok sorunumuz var bu ülkede...

Ekonomik sorunlardan tutun da çevre kirliliğine, ölümlü trafik kazalarına, adaletsizliğe, kamudaki verimsizlikten tutun da kanser hastalıklarına, işsizliğe, denetimsizliğe kadar aklınıza gelebilecek birçok sorunumuz var...

“Sorunların anası” diye nitelendirilen Kıbrıs sorununu hiç saymıyorum bile...

Kıbrıs sorununu çözmek, tek başına Kıbrıslı Türklerin elinde değil çünkü.

Üstelik de ne zaman çözüleceği belirsiz olan bir soruna kafayı takıp önümüzde dağ gibi duran diğer sorunları bekletmek doğru bir davranış değildir.

Bazı vatandaşlar bazen,“Sorunlarla yaşamaya alıştık” gibi sözler sarf ederler.

Sakın ha, bu sözü hiç söylemeyin; sorunlarla yaşamaya alışmamamız lazım.

Sorunlarla yaşamak kaderimiz olmamalı.

Sorunların çözülmesi için ısrarlı olmalıyız, üstelik bu konuda elimizi taşın altına koymamız gerekiyorsa da koyacağız.“Sorunlara alışamadık, alışmak istemiyoruz” demeliyiz...

Yukarıda bazı sorunlar sıraladım ama şimdi öyle bir sorun var ki bizi tehdit eden; özellikle bu sorun için de ülkeyi yönetenler üzerinde baskı kurmalıyız.

O sorun ne midir? Ne olacak; güvenlik...

Kara sınır güvenliğinden söz etmiyorum, iç güvenliktir, asayiştir dikkat çekmek istediğim.

Evet başımız artan suçlar ve suçlularla dertte.

Son zamanlarda, polisiye olaylara, mahkeme haberlerine baktığımız zaman gerçekten insan dehşete düşüyor.

Ülkeye işçi, öğrenci ve turist diye giren birçok kişinin kim olduğundan, bu ülkeye neden geldiğinden ve neler yaptığından haberimiz yok.

“Haberimiz yok” derken vatandaşları değil, yönetenleri ve güvenlik birimlerini kastediyorum.

Evet; güvenlik birimleri, polis, suç işlendikten sonra devreye giriyor, bu kişileri yakalıyor ama önemli olan, bu olaylar gerçekleşmeden bu şahısların engellenmesi, bu ülkeye sokulmamasıdır.

Gerçi yukarıda kara sınır kapılarımızın güvenliğinin tamam olduğu anlamına gelen bir ifade kullandım ki bu konuda da pek emin değilim aslında, çünkü yine mahkeme haberlerinden öğrendiğimize göre defalarca kaçak şekilde kuzeyden güneye, güneyden kuzeye geçen şahıslar var.

Kanunsuz iş yapanlar bu kadar kolay sınırlardan geçip gitmemelidir.

Örneğin et kaçakçılığının, hayvan kaçakçılığının bu kadar kolay yapılmaması gerekir.

Tonlarca et, onlarca canlı hayvan nasıl oluyor da sınır güvenliğini delip geçebiliyor?

Peki hava ve deniz sınır kapılarımız, oralardan geçenlerin durumu nedir?

Felaket; çünkü şüpheci değiliz, araştırmacı değiliz, titiz değiliz, ince eleyip sık dokumuyoruz.

“Kim olursan ol gel” mantığıyla hareket ediyoruz...

Buraya öğrenci olarak getirdiğimiz kişiler gerçekten öğrenci mi, işçi olarak getirdiklerimizin niyeti çalışmak mı çalmak mı?

Bunları biliyor muyuz, araştırıyor muyuz, dert ediyor muyuz? Kesinlikle hayır.

Adam cinayet işliyor, ömür boyu hapis cezası alıyor hem de üç kez, ardından firar ediyor ve gelip aramızda yaşıyor, hem de 6 yıl boyunca... Burası suçlular için arka bahçe ya, yıllarca yaşıyor, ta ki birisi onu ispiyonlasın..

Başka bir adam birçok suç işleyip hapis yatıyor, sonra sınır dışı ediliyor ve nasıl oluyorsa bakanlar kurulu kararıyla sınır dışı kararı kaldırılıyor ve adam gelir gelmez kokainle yakalanıyor.

Daha başka bir adam Türkiye’de birçok suç işledikten sonra ülkemize geliyor, yakalanana kadar ortalığı soyup soğana çeviriyor.

İranlılar bile Kuzey Kıbrıs’ın suç cenneti olduğunu fark edip gelip, kuyumcularımızı soyuyor.

Üçüncü dünya ülkelerinden gelen ve kendi kendilerini yaralayıp, öldürenler etrafına korku salıyor.

Saymakla bitmez ki hangisini yazayım?

Girne Ağır Ceza Mahkemesi, kentte onlarca evi soyan kişiye 8 yıl hapis cezası verirken, Mahkeme Başkanı Melek Esendağlı, yurt dışından suç işlemek için ülkemize insanlar geldiğini, çünkü cezaların yetersiz olduğunu onların da fark ettiğini söyledi.

Bu tür suçlulara doğru mesajı vermek için cezaların artırılıp caydırıcı hale getirilmesi gerektiğini belirten Esendağlı, ülkemizin suç işleme yeri olamayacağını vurguladı.

Bu kadar sorunumuz içinde bir de malımız ve canımız güvende olmazsa, biz bu ülkede nasıl yaşayacağız?

Sayın Esendağlı’ya katılmamak elde değil, çok haklı ama bana kalırsa alınan önlemlerle,  mahkemeye gelmeden suçluların durdurulması gerekmektedir.

Elbette ki suçları sıfırlamak mümkün değildir ama ülkeye giren kişilerle ilgili tedbirleri artırırsak, biraz daha itinalı davranırsak suçlular da bu kadar rahat elini kolunu sallayarak ülkemize gelemez, suçlular için arka bahçe olmayız.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.