Cyprus Today sol
  • 04 Nisan 2018, Çarşamba 8:11
AliBATURAY

Ali BATURAY

Üniversite açmak kârlı bir iş midir?

Ülkemizde hemen herkes, her şeyi yapmak ister, yapabileceğini sanır. Bu huy, bir tür hastalık gibidir...Bu hastalığımızı küçük ölçekte de büyük işlerde de görmek mümkündür. Bir köyde ya da bölgede gider birisi bir lüks otomobil alır, bir bakmışınız birçok kişi aynı marka otomobili satın almaya başlar. O araca ihtiyacı var mıdır, bütçesi onu satın almaya müsait midir hiç bunlara bakmaz. Başkaları aldı ya, “onlardan aşağıya kalmayayım düşüncesiyle” gider borca harca girer elzem olmayan şeyi satın alır.

Başka türleri de vardır; mesela birisi bir alanda bir mağaza ya da başka bir işyeri açtı da orası tuttu mu, bir bakarsınız etrafında ona benzer bir hayli daha açılır. Örnek aldığı, özendiği ya da aslında kıskandığı ve benzerini yapmaya karar verdiği o işi yapabilecek midir? O kaliteyi tutturabilir mi? Bilgi birikimi, eğitimi o işi yapmaya yeterli midir? Maddi gücü sürdürülebilir olmasına müsait midir? Bu soruların cevaplarını iyice irdelemeden kişiler işe koyulur, hem kendisi batar, zarar eder, hem etrafındakileri etkiler, enflasyonunu yarattığı alanı hayır ettirmez.

Bilinçli yapılmayan, “hade biz de yapalım” mantığıyla yapılmaya çalışılan işlerin sonu kötü bitmeye adaydır. Bir ön araştırma yapmadan, ülke ya da bölge yapısına, nüfusun oraya uğrama olasılığına, insan beğenilerine, rekabet şartlarına, getirdikleri ile götürdüklerine bakmadan yapılan işlerin uzun sürmediği ve geride enkaz da bıraktığı bilinen bir gerçek. Peki ülkede o kadar kötü örnek varken neden akıllanmıyoruz, neden hep aynı hataları yapıyoruz? Dedik ya hastalık gibi bir şey bu…

Şimdi de üniversiteler alanında aynı hataları yapıyoruz. Şu anda 16 üniversitemiz var ve 16 üniversite de açılmayı bekliyor.Üstelik 2 üniversitenin de öğretime başlama izni askıya alındı, yani aslında yeni açılacakların rakamı 16 değil 18’di…16 üniversite bile bu ülkeye çokken bu rakamı 32’ye çıkarmak akıl kârı mıdır? Her şeyin enflasyonunu yarattığımız gibi, gereğinden fazla üniversite açıyoruz.

“Üniversite adası” olmak demek her köşeye bir üniversite açmak demek değildir. Üniversite alanında çok söylenen ve artık klişe bir söze dönüştüğü için fazla dikkate alınmayan, “sayı değil kalite önemlidir” ifadesi aslında önemsenmelidir. Çok fazla üniversite açmak değil, mevcutların kalitesini daha da yükseltmek önemlidir. Şu anda açılmış olan bazı üniversitelerin bazı sorunları olduğunu biliyoruz, bu sorunlar çözülüp sorunsuz bir sektör yaratılacağına, 16 üniversite daha bu sorunları yaşamaya aday, işe koyulmak istiyor.

Üniversite açacak olanların çok fazla paraya ihtiyacı olduğu ve açıldıktan yaklaşık 10 sene sonra kâr etmeye başlayabileceği (o da her şey yolunda giderse) herkese anlatılmalıdır. “Çok paraya ihtiyacı var” derken kafadan atmadım, biraz araştırma yaptım, uzmanlarına sordum, bu çok para dediğim rakam 7- 8 milyon Sterlin’dir. Evet yanlış okumadınız, üniversite açacak kişilerin cebinde hazır durumda 7- 8 milyon Sterlin’i olması gerekir. Sorarım, ülkemizde hangi iş insanı bu parayı hemen ortaya koymaya ve 10 yıl beklemeye hazırdır?

Yeni açılan üniversitelerin “bir çırpında istediği kadar fakülte, istediği kadar bölüm açamayacağını, YÖK’ün bu izinleri kademe kademe verdiğini”, “fakülte- bölüm açsa bile kontenjanların doldurulamayacağını”, “başlarda çok az öğrenciyle eğitim vermek zorunda kalabileceğini”, “bu süre içinde bırakın kâr etmeyi, cepten yiyeceğini”, “kâr etmiyor diye öğretim üyesini ödemezse, haklarını vermezse YÖK’ün üniversite iznini askıya alabileceğini” bilmesi gerekir... Yani anlayacağınız üniversite açmak zannedildiği kadar kârlı bir iş değildir.

Bunlar uydurma değil... Bunlar gerçeklerdir ve ülkemizde bu sorunlar bazı üniversitelerin başına gelmiştir. Mesela kontenjanlar neden dolmuyor. Bu sorun Türkiye’de de var, üniversiteler çoğaldı ve işsizler ordusu yaratıyor. Artık üniversite mezunu olmak, bir iş sahibi olmak için yeterli değil, o nedenle kontenjanlar da dolmuyor...

Mevcut eski üniversitelere bakıp da “bakın kârlı iş” diyerek üniversite açmaya çalışmak çok tehlikeli bir iştir. Onlar kurulduğunda şartlar bu kadar zor olmasa da, o üniversiteler de tuğlaları tek tek koyarak buralara geldiler, zannedildiği kadar kolay olmadı bu iş.

Yüksek Planlama Denetleme Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) da bu konuda uyarı yaptı. YÖDAK, yayınladığı raporda, planlanmadan ‘açma ön izni’ verilen üniversitelerle ve çok sayıda programla karşı karşıya olunduğunu belirterek,  bu konuda yasa değişikliği ve yükseköğretim stratejik planının bir an önce hazırlanması başta olmak üzere bir dizi önlem alınması gerektiğini vurguladı.

Anlayacağınız, hem devletin hem de üniversite açmak isteyenlerin bazı gerçekleri görmesi gerekiyor. Plansız üniversite açmak, beraberinde birçok sorun yaratacak, mevcut sistemi de tehlikeye sokacaktır. Umarız bunu başımız tokuştuğunda, felakete uğradığımızda anlamak zorunda kalmayız.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek