KTV
  • 26 Eylül 2016, Pazartesi 8:21
AliBATURAY

Ali BATURAY

Venezuela’nın batması, Kuzey Kıbrıs’ı neden ilgilendirsin?

Bu yazı biraz uzun ama yine de okuyun:

Ara sıra da olsa dünya haberlerine bakar mısınız?

Biz bu adacıkta sorunlarımızla uğraşıp dururken, dünyada neler oluyor diye hiç merak eder misiniz?

Aslında dünyadaki iyiye ve kötüye bakmak lazım...

İyileri örnek almalı, kötülerden de ders çıkarıp aynı hatalara düşmemeliyiz…

Gerçi bizim insanlarımız genelde dünyayla pek ilgilenmez, kendimizi dünyanın merkezi sanırız.

Dünyaya bakmakta fayda olduğuna inanıyorum...

Mesela bir süreden beridir, Venezuela ile ilgili çıkan haberleri takip ediyorum...

Haklısınız Venezuela bize çok uzak bir ülke, bir Güney Amerika ülkesi...

Ancak gelin bu uzak ülkeden ülkemize doğru bir bakalım...

Venezuela, 2012 yılında dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkesi konumuna gelmişti.

Hatta petrol rezervleri konusunda, Suudi Arabistan’ın yaklaşık 70 yıldır sürdürdüğü liderliği ele geçirmişti.

Petrol çok önemli bir zenginlik ama maalesef Venezuela, bu zenginliğine rağmen şu anda batmış bir ülke konumundadır...

Öyle böyle bir batma değil üstelik, gerçek anlamda bir batış söz konusudur.

Halk birçok ihtiyacını karşılayamıyor, yiyecek ve temizlik malzemesi dahi bulamıyor...

Ülkede yiyecek stokları tükenmiş durumda.

Reuters muhabiri Carlos Garcia Rawlins’in fotoğraflarla verdiği habere göre, hemen hemen her aile için temiz ve besin değeri yüksek yiyeceklerin hayalini bile kurmak artık imkânsız...

“Bloomberg Businessweek Türkiye” dergisi de son sayısında Venezuela’ya iki sayfa ayırdı.

Oradan alıntılar yapacağım size bugün…

Venezuela’da krizin en büyük nedeni, petrol fiyatlarındaki beklenmedik ve keskin düşüş gösteriliyor.

Çok kısa sürede petrol fiyatlarının çok kısa bir sürede 120 dolar civarından 40 dolar seviyesine düşmesi, ekonomisi petrol ihracatı üzerinden işleyen bu ülkeyi zor durumda bıraktı.

Venezuela’nın ihracatının yüzde 95’ini petrol satışları oluşturuyor.

Petrol fiyatları bu kadar keskin düşse bile, bir ülkenin batması için bu tek başına bir neden midir?

Tabii ki hayır...

Ülkenin şimdili Devlet Başkanı Nicolas Maduro’dur… Hugo Chavez yönetiminde Venezuela, kapalı bir ekonomik anlayışla yöneltildiği için, ülkedeki sömürücü kurumların sayısı çoğalmış...

Çok sayıda kamulaştırma projesi hayata geçirilmiş, medya baskı altına alınmış, devlet başkanının yetkisi sürekli artırılmış…

Siyasal ve ekonomik kurumlar üzerindeki bu baskı, petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemde dahi bu gelirin sürdürülebilir gıda projelerine ve yeni teknolojiler üretmeye ayrılmasını engellemiş...

Petrol gelirleriyle yatırım yapılmamış, bu para onun yerine günü kurtaran politikalara harcanmış...

Devlet harcaması artmış, sistematik ve kurumsal hale getirilemeyen, çoğu pratikte işlevsiz sosyal yardımlar için harcanmış. İşlevli olanlarla da devletin gözünün içine bakan bir kitle yaratılmış...

Çünkü refahtan pay alabilmek için “yönetenin” onayı gerekiyormuş...

Bahsi geçen yardımlar sayesinde insanlar hayatını idame ettiriyordu ve adeta yardımların kesilmemesi için her şey mubahtı.

Ülkeyi yöneten kişi, bu tür sömürücü kurumlarla iktidarını ve meşruiyetini pekiştiriyordu.

Petrol satışından elde dilen gelirin fırsat maliyetinin çok daha fazla olması, insanların gözünden kaçmıştı veya şartlar insanları böyle düşünmeye itmişti.

(Burada “fırsat maliyetinin” ya da ekonomistlerin duymaya alıştığımız uluslararası ifadesiyle; “opportunity cost”un ne olduğuna bakalım: Fırsat maliyeti, herhangi bir malın üretimini bir birim artırmak için başka bir maldan vazgeçilmesi, feragatta bulunulması gereken mal ve/veya kazanç miktarıdır. Başka bir deyişle iktisadi bir seçim yapılırken vazgeçilmek zorunda kalınan ikinci en iyi alternatiftir.)

Petrol kriziyle birlikte Venezuela’nın gelirleri düşünce, satın aldığı yiyeceklerin parasını ödeyemez oldu, haliyle ithalat oranı azaldı.

Ayrıca devlet bol keseden sürdürülebilirliğini düşünmeden dağıtılan sosyal yardımları da ödeyemez oldu.

Sömürücü kurumlar refahın ülke geneline yayılmasını, sürdürülebilir politikalar ve teknolojilerle ileriye taşınmasını engellemişti.

Böylece petrol gelirleri keskin bir şekilde azalmaya başladığında, Venezuela’nın elinde neredeyse hiçbir şey kalmadı.

Hükümet tedbir alacak diye krizi daha da derinleştirdi. Hatalı ekonomik kararlar, ülkeyi daha kötü durumlara sürükledi, sürüklemeye de devam ediyor.

Devlet Başkanı Maduro, “adil fiyat” dönemini başlatarak, yüzde 700’lere ulaşan enflasyona karşı birtakım ürünlerin fiyatlarını dondurdu. Bunun üzerine bazı özel fabrikalar kâr edemedikleri gerekçesiyle üretimi durdurdu çünkü masrafları sürekli yükselirken kendilerinin sattıkları ürünün fiyatı donduruldu.

Polis zoruyla bile fabrikalara üretim yaptırılamaz hale gelindi. Devletin, sabit, düşük fiyatlı ihtiyaç malzemesi kampanyası çerçevesinde hükümetin kendi şirketleri, ürünleri ucuza satmaya çalışsa da ürünler hemen tükeniyor.

Eskiden belli bir ücreti gözden kaçırıp bir şekilde bulunabilen ürünler artık hiç yok. Yaşamsal gıda ve temizlik malzemesi ihtiyacı arttı... Ailelerin yüzde 78’inin gelirleri yiyecek ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.

Devlet, “zorunlu çalışma yasası” da geçirdi geçen hafta. Venezuela hükümeti belirlediği vatandaşların, gıda ve besin üretimini artırmak ve ihtiyacı karşılayacak duruma getirmek amacıyla hükümet adına çalışmak zorunda olacağını duyurdu.

Çalışma süresi minimum 60 gün olarak belirlendi ve “gereken durumlarda” hükümet tarafından uzatılabileceğini açıkladı.

Tahmin edebileceğiniz gibi Venezuela’da krizle birlikte “basın özgürlüğü” yok, “ekonomik özgürlük” yok, “mülkiyet hakkı” güvence altında değil ve “yolsuzluk” çok...

Uzmanlara göre, Venezuela’da ekonomik krizin, kıtlığın, yoksulluğun ve siyasi sıkıntıların kısa vadede çözülmesi mümkün görülmüyor.

Tam aksine, iktidardaki kişilerin hatalı kararları ve sömürücü kurumların varlığını devam ettiriyor olması sorunların daha da artacağını gösteriyor.

Venezuela’daki kriz kendine, iklimine, coğrafyasına has ve bunlardan etkilenen birçok özellik ve durum barındırsa da bu ülkeyi krize götüren ya da gelişmesini engelleyen ilkesel, kurumsal ve kişisel yanlışlar evrenseldir...

Biraz incelediğinizde bütün kriz yaşayan ülkelerde, örneğin Yunanistan’da da benzer yanlışlıklar yapıldığını göreceksiniz.

Bu kadar uzun yazarak, sayfayı doldurmaya çalıştığımı sanmayın, bizi de çok ilgilendiriyor.

Venezuela nerede, Kuzey Kıbrıs nerede?

Evet; İki ülke bir birine çok uzak ancak elimden geldiğince kısaltarak vermeye çalıştığım Venezuela’nın acı öyküsünde alınacak o kadar çok ders var ki, buraya defa defa bakmak lazım...

Ekonomik akıldan yoksun, üretimden kopuk olmanın, devletin olanaklarına- yardımına muhtaç, üretmeden maaş almanın rahatlığına alışan bir kitle yaratmanın, sömürücü- asalak bir sistem kurmanın, petrol gibi bir zenginliğin varlığına rağmen bir ülkeyi felakete sürükleyebileceğine çok güzel bir örnek...

Venezuela’nın sıkıntıları bana çok tanıdık geldi, bilmem size de öyle oldu mu?

“Venezuela’dan bize ne, bizi neden ilgilendirsin?” demeyin, bizim gibi üretimden kopuk, hazıra alıştırılmış bir toplumun, bu uzak ülkeden çok ders çıkarması lazım.

Hele de Kıbrıs’ta bir çözüme hazırlanıyorsak, alacağımız çok fazla dersler vardır…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
2 YENİCAMİ AK 4 2 2 0 4 8
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 3 8
5 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
6 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
7 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 3 7
8 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 4 2 0 2 0 6
9 LEFKE TSK 4 1 2 1 -1 5
10 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
11 YALOVA SK 4 1 1 2 1 4
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 0 4 0 0 4
13 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4
16 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 0 3 1 -1 3

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup