Cyprus Today sol
  • 10 Nisan 2017, Pazartesi 8:01
AliBATURAY

Ali BATURAY

Yalçın Abi çok özel bir insandı

Hayatınız boyunca birçok insanla tanışırsınız ama bazıları sizde etki bırakır.

Onu tanıdığınız için kendinizi şanslı hissedersiniz…

Önceki gün hayatını kaybeden Yalçın Okut’u anmak istedim ve yukarıdaki ifadeleri onun için kullandım.

Yalçın Okut, çok özel bir insandı ve onu tanıdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Yalçın Abi ile Yenidüzen’de çalıştığım günlerde 1995’te tanıştım. Köşe yazıları yazıyordu Yenidüzen’de…

Yazılarını yazarken çok mükemmeliyetçiydi, tam bitirip teslim edecekken, gözüne bir şey takılır, düzeltme yapar, bir daha, ardından bir daha düzeltme yapardı.

Yazılarında bold yazı karakteri, italik beyaz- italik bold karakterler kullanır, bunların yapılmaması ya da unutulmasına çok bozulurdu.

“Yalçın Abi, ne fark eder ki, okurlar öyle de böyle de okumayacak, anlamayacak mı?” dediğimde “Olmaz, oradaki vurgu, oradaki anlam farklıdır, bunlar yazıyı okuyana yardımcı olur” derdi.

Bu titizliği, sayfa tasarımcılarının canını sıkar, “yeter değiştirmesin artık” falan diye söylenirlerdi.

Yalçın Abi’nin yazıyı yazdığı PC bilgisayarlarla, sayfa tasarımcılarının kullandığı bilgisayarlar uyumlu değildi. Yalçın Abi’nin yaptığı boldlar, italikler, sayfa tasarımcıları yazıyı çektiğinde bozulduğu için durup bir bir onları yapmak canlarını sıkardı. Ancak Yalçın Abi’yi yine de kırmak istemezdi kimse.

İstediği olmadığında, hata çıktığında gücenirdi, “Böyle olmaz, bırakayım, yazmayayım daha iyi” derdi.

Bir yanlışı oldu mu yazıda, ertesi gün büyük üzüntü yaşar, söylenir dururdu.

Şeker gibi adamdı ama prensipleri vardı, başkalarına sıkıcı veya gereksiz gelen prensipler...

Sağlam bir solcuydu, nur içinde yatsın Marksizm bilgilerimi onun sayesinde taze tutuyordum, sıkı bir Marksistti o…

Geçmişe yönelik, ya da sol kültüre, sol literatüre yönelik bir ansiklopedi, ya da bir sözlük gibiydi.

Çok fazla geçmişe gider, gençlik yıllarındaki mücadelelerinden söz ederdi.

“Eski devrimcilerden kim kaldı?” diye takılırdım ona, başını kaldırır o kendine özgü alttan üste doğru anlamlı bakışını atar, başını sallardı.

Bazen de “Yine 60’lı yıllara takıldın kaldın be Yalçın Abi” dediğimde, “Düne bakmadan bugünü anlayamazsın Aliciğim” derdi.

Sayısız anısını anlattı bize, “eski devrimci” diye şaka ediyordum ama gerçekten de “devrimci ruhu” taşıyan birisiydi.

Emperyalizme o kadar çok kötülük yüklerdi ki onu bir çocuk dinlese ve emperyalizmin ne olduğunu bilmese masallardaki canavara, şeytana, kötülüklerin anasına benzetirdi.

Evet zaten öyledir de onun o masalımsı ama olabildiğine gerçekçi anlatımına vurgu yapmak istedim. Gerçekten de o anlatırken kendimi masal dinleyen bir çocuk gibi hissederdim, bazı arkadaşlar “Hiç sıkılmıyor musun, hep aynı şeyleri dinlemekten” derlerdi.

Halbuki Yalçın Abi, hep aynı şeyleri anlatmaz, çıkış noktası aynı olsa da çok farklı şeyler anlatırdı ama birçok kişi anlattıklarının kıymetini bilmezdi.

Ben kıymetini bilirdim, hiç sıkılmadan onu dinledim, ondan çok şey öğrendim…

“Solcu” olduğunu söyleyip de hiçbir gereğini yerine getirmeyen çok insan tanıdım ama o öyle değildi, savunduğu görüşe göre hayat çizmişti kendisine.

Sürekli olarak yolundan şaşan yoldaşlarından, devrimci dostlarından söz eder, nasıl bozulduklarını anlatırdı ama kimseye kin güttüğünü görmedim, en azından benim onu tanıdığım yıllarda öyle değildi.

Müthiş bir hümanistti, en istemediği, nefret ettiği şeyi yapanlara bile yıkıcı eleştiri yapmazdı.

İnsanları hep anlamaya çalışırdı, onu bazıları bazen “anlaşılmaz” bulurdu ama bütün özel insanların çok özel yanlarını anlamaz ki insanlar.

İnsanların çoğu, hem gerçekleri söyleyenleri hem de dedikodu yapmayanları sıkıcı bulurlar…

Yalçın Abi’yı sıkıcı bulanlar olurdu ama sevmeyen yoktu...

Ben Yalçın Abi’ye takılsam da arkasından lâf söyleyenlere hemen müdahale ederdim, “Bu adam eskilere takıldı kaldı” diyenlere; “Keşke herkes onun gibi geçmiş özel değerlere sadık kalabilse” diye çıkışırdım.

O, özünden hiçbir şey kaybetmemiş bir insandı.

Yalçın Abi sözünü sakınmazdı ama öyle bir tarzı vardı ki gerçeği yüzünüze vurmasının bile bir asaleti vardı.

Bu da hümanist yapısının en bariz özelliğiydi belki de...

Afrika gazetesindeki yazılarını da takip ederdim, kelimeleri özenle ilmek ilmek bağlayıp da ortaya çıkardığı o özel köşe yazılarını mutlaka okurdum. Son zamanlarda çok ihmal etmiştim Yalçın Abi’yi.

Beni görebilecek herkesle selam gönderirdi… İşlerin içinde boğuluyoruz, insanları yaşarken arayıp sormuyoruz, sonra da ölünce hakkında yazı yazıyoruz. Bizimkisi de gerçekten tam bir “hayırsız adam” tavrı.

Ancak Yalçın Abi, o kadar hümanist birisidir ki eğer beni gittiği yerde görebiliyor bu yazıyı okuyabiliyorsa mutlaka bağışlamıştır… Güle güle özel ve güzel insan...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 19 12 4 3 20 40
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 20 12 4 4 19 40
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 19 13 1 5 15 40
4 BİNATLI YSK 19 9 7 3 12 34
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 19 10 1 8 3 31
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 19 7 8 4 3 29
7 CİHANGİR GSK 19 7 5 7 0 26
8 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 19 6 7 6 2 25
9 TÜRK OCAĞI LİMASOL 19 8 1 10 1 25
10 BAF ÜLKÜ YURDU 19 5 8 6 8 23
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 19 6 5 8 -1 23
12 LEFKE TSK 19 6 3 10 -5 21
13 YALOVA SK 19 5 5 9 -5 20
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 19 6 2 11 -22 20
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 20 3 6 11 -20 15
16 OZANKÖY SK 19 2 5 12 -30 11
yukarı çık
Pop Up ek