HUNKAR SAG GIYDIRME
Ali BATURAY

Ali BATURAY

31.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yarın bugünden farklı olmayacak ama...

Bir yılı daha geride bıraktık…

2016’nın bugünü ile 2017’ye gireceğimiz yarın arasında bir fark olmayacak.

Sonraki günler de öyle...

Ancak yeni bir yıla gireceğimizde bir telaş tutar bizi, yeni bir boyuta geçecekmişiz gibi...

Takvimleri ve ajandaları yenileyeceğiz...

Mesleğimizde takvim ve ajanda çok önemlidir.

Masa ajandası da şarttır...

Birkaç gün zorluk çekeceğiz tarih yazarken 2017’ye alışmaya, elimiz alışmıştı 2016 yazmaya...

Belki de iyi oluyor bir yılı geride bırakıp yenisine başlamak...

Normalde geriye bakmayı pek akıl etmeyiz ama yıl bitince, başlıyoruz o yıl içinde olanları hatırlamaya.

Yıl bitmese, akıl etmeyeceğiz geriye bakmaya...

Toplum olarak hatırlama özürlüyüz biraz, birisi dürtmezse çabuk unutuyoruz.

Siyasiler toplumun çabuk unutma hastalığını çok iyi kullanıyor.

Hatırlama bakımdan iyi ama işin magazin tarafı da çekilecek gibi değil.

Günlerce yılın “en”lerini okuyup, izlemek zorunda kalıyoruz...

Şampiyonlar, başarılılar, kaybedenler, kaybedilenler, iyiler, kötüler, ümit vaat edenler...

Seçe seçe bir hal oluyoruz bunları, ya da birileri bizim için seçiyor.

Birkaç gündür trafiğe de çıkmak zordu; “Bir gün ya da bir gece için bu kadar alışverişe, koşuşturmaya, telaşa değer mi?” diye düşünüyorum...

Belki de değer...

Çarşıda alışveriş olması, canlılık gelmesi, esnafın yüzünün gülmesi, insanların bir gece için bile olsun kıyafet alıp kendini iyi hissetmesi o kadar da kötü değil belki…

Hediye almak veya hediye vermenin o tatlı hallerini yaşamak, bunu yaparken kendini huzurlu hissetmek güzel bir insan hareketi...

İlla ki en pahalısını almaya gerek yok, karşıdakini hatırlamak, hatırlandığını hissettirmek jestlerin en büyüğüdür.

Paranın satın alabileceği en değerli hediyeyi almak değil, en anlamlısını seçebilmektir önemli olan.

Hatırlamak da hatırlanmak da çok güzel, çok özel şeylerdir...

Markette ne varsa satın alacakmışçasına sepetler doluydu yine...

15 kişilik bir akraba topluluğuna neredeyse 50 kişiye yetecek kadar yemek, tatlı, meyve hazırlamak vazgeçilmez huylardandır...

Ne kadar yiyebilir ki bir insan ama olsun, yaygın mantık şu;  artsın ama eksilmesin...

Yukarıda bahsettiğim alışveriş telaşı falan aslında tüketim çılgınlığından başka bir şey değil ama yapacak bir şey yok...

Zaten tüketim- müketim, masraf, israf falan dediğinizde “yılda bir kez olur be kardeşim” cevabı gelir...

Aslında yılın başka günlerine de özel anlamlar katıp, bu tür harcamalar, yemeler, içmeler düzenliyoruz ama yılbaşı en özeli...

Varsın tüketim çılgınlığı olsun, çarşı da esnaf da sebeplensin, ortada dönen paradan tüm kesimler faydalansın...

Sonra halk kendisini böyle günlerde mutlu hissediyorsa, derdi, tasayı bir gün olsun unutabiliyorsa varsın olsun...

“Derdi tasayı unutsun” derken, “İçip içip uçsun, trafiğe çıkınca bir de orada uçsun ya da bir yere çarpsın” demek istemiyorum.

En güzel eğlence, sonu güzel bitendir, yoksa iyi başlayıp kötü biten eğlenceler hep üzücü oluyor.

Bir de temennilerle gireriz yeni yıla, güzel temennilerle...

Ben de temennide bulunayım size; sağlıklı, mutlu, ekonomik sıkıntı çekmeyeceğiniz bir yıl geçirmenizi dileyeyim...

Keşke hep dilekler gerçek olabilse ama koca bir yıl içinde kusursuz yaşamak inanın mümkün değil...

Yıl içinde mutsuz, huzursuz anlarımız da olacak, en azından bir grip, bir diş ağrısı, küçük bir kesik bile olsa sağlığımızı yitirdiğimiz anlarımız da olacak, paraya ihtiyaçlı anlarımız da...

İnsan yaşamı içinde bunlar mutlaka olur ama önemli olan tümünü de çok büyük, çok şiddetli yaşamayalım, onları bertaraf etmenin de yollarını bulabilelim...

Çok mu edebiyat yaptım yine, tamam kesiyorum...

Yarın bugünden farklı olmayacak ama yeni yılınız kutlu olsun...

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.