Cyprus Today sol
  • 04 Haziran 2018, Pazartesi 3:42
AliBATURAY

Ali BATURAY

Yaşıtım olan müzakereler

Müzakereler 50’inci yaşını doldurdu… Ben de 50 yaşındayım, yani müzakereler benimle yaşıt… Yani yarım asırdır Kıbrıs’ta bir çözüm bulunması için uğraşılıyor. Koskoca 50 yılda Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunamamış…

50 yılda onlarca kişi müzakere masasına oturdu, çaba sarf etti ya da etmedi zamana oynadı… Kimler geldi, kimler geçti bu müzakere masasından? Bu kişilerin bazıları bugün hayatta bile değil, göçüp gittiler bu diyardan. 50 yılda dünyada o kadar şey çok değişti ama Kıbrıs sorunu bir türlü çözülemedi. Savaşlar oldu, barışlar oldu, felaketler meydana geldi, diktatörlükler yıkıldı, dağılan cumhuriyetlerle dünya haritası bile değişti.

Son 50 yılda, ilk anda aklıma gelen bazı değişimlerden söz edeyim size. Mesela Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldı, birçok ülke, yani ayrılan cumhuriyetler bağımsızlığını ilan etti. Yugoslavya da dağıldı, ortaya 7 ayrı ülke çıktı. Çekoslovakya diye bir ülke yok artık… Slovakya ve Çek Cumhuriyeti adlı iki bağımsız devlete dönüştü.

20’nci Yüzyıl’ın en büyük felaketlerinden birisi olan Çernobil Nükleer Felaketi meydana geldi. Berlin Duvarı yıkıldı, Doğu Almanya, Batı Almanya ile birleşti. 20’inci Yüzyıl’ı geride bıraktık 21’inci Yüzyıl’a geçtik…

Cep telefonu diye bir aygıt icat edildi ve her geçen yıl teknolojisi gelişerek, insanlığın vazgeçilmezleri arasına girdi. İnternet diye bir şey icat edildi, insanlığın hayatı değişti… Sosyal medya ortaya çıktı, faydasının mı zararının mı fazla olduğunu tartışıyor ama ondan vazgeçemiyoruz. Fotoğraf makinelerinin içine artık film takmamıza gerek yok, dijital fotoğraf makineleri ile filmsiz istediğimiz kadar fotoğraf çekebiliyoruz. Ne otomobiller 50 yıl önceki otomobiller gibidir, ne televizyonlar ne de uçaklar… Hepsi daha modern, hepsi daha çağdaş…

Kasetten, plaktan dinlerdik müziği, şimdilerde müzik CD’lerinden, hatta internet ortamından satın alınan veya indirilen müzikleri dinliyoruz artık, cep telefonumuz, tabletimiz ya da bilgisayarımızdan… Haberleri de artık anlık olarak cep telefonumuzdan izliyoruz… Kitaptan pek uzaklaşamadık ama e-kitap diye bir şey icat edildi, indirip romanları da oradan okuyabiliyoruz…

Hemen her şey değişti dünyada bu 50 yıl boyunca ama tek değişmeyen Kıbrıs sorunu oldu… Dünya bu kadar çok değişirken Kıbrıs’ta neden çözüm bulunamıyor, müzakereler neden sonuç vermiyor? Çözümsüzlüğün nedeni bir değil, iki değil, çok fazla… Her dönem kendi içinde bazı sorunlar yaşandı, her dönem başka gerekçelerle çözüme ulaşılamadı. Farklı zamanlarda farklı çıkar ilişkileri ile çözümsüzlük körüklendi, farklı zamanlarda gerginlikler yaratıldı. 1974’teki savaş, ölümler, kayıplar, acılar, toplumumuzun büyük bir kesiminin göç etmek zorunda kalması da bu 50 yılın içindeki en yakıcı dönem oldu… Çözümü desteklediğini söyleyen ülkeler de aslında işlerine gelmediği için çözüm olsun, müzakereler sonuç versin diye uğraşmadı…

Kıbrıslı Türklerle, Kıbrıslı Rumlar arasında son 50 yılda en olumlu şeylerden birisi 2003’te sınır kapılarının açılmasıydı. Tabii ki bir de çözüme en yaklaşılan tarih olan 2004… Evet 2004 Annan Planı Referandumu, ülkemizde çözüm için kaçırılan bir fırsattı… Ümitlerin yeşerdiği en heyecanlı günler 2004’te idi… Kıbrıslı Türkler “evet” demişti ama Güney Kıbrıs’tan gelen “hayır” ile çözüm arayışı başarısızlıkla sonuçlanmıştı. İşte bu kötü sonuçla da umutların söndüğü bir yıldı 2004...

Bir daha da o derecede yeşermedi çözüm umutları, bir daha o günkü inancı taşıyamadı kimse…

Mustafa Akıncı- Nikos Anastasiadis müzakerelerinde de heyecan duyulan, umutlanılan dönemler oldu ama 2004’teki gibi değildi.

Kıbrıs sorunu bir belirsizliğe sürüklenmiş durumda… Müzakereleri başlatmak bile zor bir meseleye dönüştü. Kıbrıslı Türklerin bulunacak bir çözümle daha iyi günlere erişeceği yönündeki düşüncemizde bir değişiklik yok ama sürekli çözüm arayışı, sürekli neticesiz müzakereler de bizi çok yordu.

Müzakerelerin 50’inci yılı kutlu olsun mu? Ne isterse olsun… Sonuçları itibarıyla bize hiçbir şey kazandırmayan müzakerelerin yıldönümü kutlu olsa ne yazar olmasa ne yazar…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık