KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

17.07.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Boşanmada mallar (6)

“Boşanmada Mallar” konusundaki altıncı yazım aşağıdadır. Bu konudaki yazılarımla ilgili olarak çok olumlu tepkiler almaktayım. Bu yazılarımı okudukça akılları karışanlar olduğu gibi, akılları karışık olanların hatırı sayılır bir kısmının da, akıllarındaki karışıklığın ortadan kalktığına ilişkin duyumlar almaktayım.

16. Mal paylaşımında bir eşe kalan bir taşınır veya taşınmaz malın kullanımı, diğer eşe bırakılabilir mi?

Mahkeme, hakkaniyete uygun olarak mal paylaşımını yaparak, taşınır ve taşınmaz malların paylaşımını, yasadaki kurallara göre yapar. Mal paylaşımında bir eş mahkeme tarafından kendisine bırakılan malların mülkiyetine sahip olur. Mülkiyete rağmen bazen, eşlerden birisinin mülkiyetine verilen taşınır malı veya taşınmaz malı diğer eşin bir müddet kullanması gerekebilir. Örneğin müşterek aile yuvası olarak kullanılmakta olan ev, mal paylaşımında kocaya kalmış olabilir ancak, çocukların velayetinin verildiği annenin, çocuklarla birlikte bu evde bir müddet oturması zorunlu olabilir. Böyle bir halde, mahkeme, kocaya bırakılan evde, belirleyeceği bir müddet kadının kalmasına izin verebilir. Mahkeme böyle bir izni verirken, tüm durum ve koşulları, eşlerin durumlarını, olayın özelliklerini, eşlerin sosyal ve ekonomik durumlarını ve varsa, çocukların menfaatini göz önünde bulundurur. Mahkeme ayrıca, kullanımın bir bedel karşılığında olup olmayacağını kararlaştırır. Buna ilaveten, bu emrin veya hakkın kullanımının engellenmemesini sağlayan diğer emirler de verilebilir. Örneğin, kocaya kalmış olan evin, koca tarafından elden çıkarılmasını, başkalarına devredilmesini veya ipotek altına sokulmasını yasaklayabilir. Böyle bir emir verilmediği takdirde, erkek, evinde kalmasına izin verilmiş olan kadının kullanımını önleyebilmek için, muvazaalı olarak veya başka bir şekilde evin koçanını başkalarına devredebilir. Haktan yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması halinde, mahkemenin tanımış olduğu süre dolmadan da, diğer taraf, yapacağı bir dilekçe ile, mahkemeden, bu yöndeki kararını gözden geçirmesini talep edebilir. Md. 26(6)

  1. Boşanmış olan karı-koca’nın oturdukları konut, kiralık idiyseydi, bu konudaki yasal durum nedir?

Kira sözleşmesi, mal sahibi ile, koca arasında veya mal sahibi ile karı arasında yapılmış olabilir. Boşanma halinde, kiracı olmayan eş, konutu terk ederse bir mesele yoktur. Kiracı eş, kirasında olan evi, kira ve tasarrufunda bulundurmaya devam eder.  Ancak mahkeme boşanma hükmünü verirken, kiralık konutta, kiracı olmayan eşin kalmasına karar verebilir. Böyle bir halde mahkeme, mal sahibinin haklarını güvence altına almak için, emir verebilir. Örneğin, mevcut kira sözleşmesinin, ayni şartlarla, mal sahibi ile kiracı olmayan eş arasında devam etmesine emir verebilir. Md. 26(6)

18. Sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler mal paylaşımına tabidir denmektedir, bununla neyin kastedildiğini anlatınız.

Soruda neyin sorulmakta olduğunu anlayabilmek için bir örnek verelim. Koca, kamu görevlisidir ve 60 yaşına gelince emekliye ayrılacaktır ve emekliye ayrıldığında kendisine emeklilik ikramiyesi verilecektir. Hâlbuki koca henüz 50 yaşındadır ve eşi ile 15 yıl evli kalmıştır. Aslında bu örnek üzerinden soru şu şekilde sorulabilir. 15 yıl evli olan koca, 50 yaşında iken eşinden boşanırsa, 60 yaşını tamamlayıp emekliye ayrıldığı takdirde kendisine ödenecek olan emeklilik ikramiyesi paylaşıma tabi olacak mı? Yasada “sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler” denmektedir. “Ödemeler” kelimesinden anlaşılması gereken, sadece fiilen yapılan ödemeler mi olmalıdır, yoksa ödenmemiş olup da ödenmesine hak kazanılmış olan ve ileride yapılacak ödemeler de anlaşılmalı mıdır?.  Fiilen yapılmış olan ödemelerin, mal paylaşımına tabi olduğu aşikardır. Fiilen yapılmamış olan ödemeler ise, bir alacak hakkı olarak nitelendirilebilir. Bu şekildeki bir alacak hakkının mal paylaşımında dikkate alınıp alınmayacağına dair, yasada herhangi bir açıklık yoktur. Yargıtay, ödenmesi kesin olan bu tür alacakların da mal paylaşımında dikkate alınması gerektiğini, karara bağlamıştır. Yargıtay, bu tür alacak haklarının mal paylaşımına tabi olabilmesi için, aşağıdaki kıstasları koymuştur.

(a) Sosyal güvenlik ödemesi niteliğindeki paylaşıma tabi miktar, evlilik birliği içerisinde doğmalı, evlilik birliği içerisinde hak edilmeli ve miktar olarak belirlenebilir olmalıdır.

(b) Edinilmiş mal değer olarak kabul edilecek miktar, Sosyal güvenlik kurum veya kuruluşlarının ödemekle yükümlü olduğu bir miktar olmalıdır

(c) Taraflar ödenen veya almaya hak kazanılan miktarın sadece evlilik birliği içerisinde hak edilen kısmı üzerinde hak talep edebilir.

Bu kıstaslardan ortaya çıkan odur ki, varsayımlara dayalı olan ileride yapılması muhtemel ödemeler, mal paylaşımında dikkate alınmaz. Emeklilik ikramiyesi, varsayımsal bir ödeme olmayıp, ilgili mevzuata göre, çalışılan süre içerisinde hak edilir ancak, ödenmesi emeklilik halinde söz konusu olur ve miktar olarak da belirlenebilir. Tabii ki, emeklilik ikramiyesinin, evlilik birliği içerisinde hak edilen kısmı paylaşıma tabi olur. Örneğin evlilik 15 yıl sürmüşse, paylaşıma tabi olacak olan emeklilik ikramiyesi, 15 yıla tekabül edecek olan emeklilik ikramiyesidir. Sonuç olarak diyebiliriz ki, sosyal güvenlik niteliğindeki fiilen yapılan ödemelerin veya ileride yapılacak olan ödemelerin, evlilik birliği içerisinde hak edilmiş olan kısımları, paylaşıma tabidir. Hayat sigortası olarak yapılan ödemeler de, mal paylaşımına tabidir.

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.