HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

12.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Cezaevinde yargılanmadan üçüncü bayram

2016-2017 adli yılı yapılacak bir törenle, her sene olduğu gibi bu yıl da açılıyor. Herhalde her zaman olduğu gibi, bir yılda kaç davanın açıldığı, kaç davanın neticelendirildiğine dair konuşmalar yapılacaktır. Binlerce davadan bahsedilecek ve sayıyı duyan birçok kişi, “bu memlekette ne kadar çok dava varmış” diyecek ve yargı mensuplarını hem acıyacak hem de, takdir edecektir.

Bu arada adli açılıştan önce, Kurban Bayramı’nı idrak edeceğiz. İdrak edeceğiz de, bildiğim bir aile vardır ki, çocukların babası ve ayni zamanda çocukların annesinin eşi üçüncü bayram olacak ki, cezaevindedir. Anne, çocukları ile birlikte Lefkoşa'dan oldukça uzakça bir yerde oturmaktadırlar. 14 ayı aşkın bir süredir cezaevine olan bu baba veya eş niçin cezaevindedir?

İşlediği iddia edilen bir suçtan dolayı, cezaevindedir. Yani bu adam, 14 ayı aşkın bir süredir cezaevinde yargılanmayı beklemektedir.

Cezaevindeki adamın, eşinin ve aklı kesmekte olan çocuğunun bu durumdan şikayeti vardır. Henüz aklı kesmeyen çocuğunun da bu durumdan şikayeti vardır. Adamın, eşinin ve aklı kesen çocuğunun şikayeti, 14 ayı aşkın bir zamandır yargılamanın başlayamamasıdır. Aklı kesmeyen çocuğunun şikayeti ise, para kazanmak için işte zannettiği babasının işi bırakıp evine gelmemesidir. Aklı kesmeyen bu çocuk diyor ki, “ben artık babamın para kazanmasını istemiyorum, babam artık eve gelsin.”

Cezaevindeki adamın, ve ailesinin isteği, bir an önce yargılanması ve suçlu ise, cezasının ne olduğunu bilmesi ve suçsuz ise de, serbest bırakılmasıdır.

14 aydır bir türlü yargılanamayan bu adamın cezaevinde tutulduğunu öğrenmiş olan ben, hele hele henüz yeni konuşmakta olan çocuğunun söylediklerini duyan ben, nasıl gönlümce bir bayram idrak ederim, nasıl adli açılış törenine katılırım?

Savaş halleri hariç, bir kişinin yargılanmadan bu kadar uzun süre cezaevinde tutulduğuna, şahsen ben rastlamadım. Bir iddiaya göre, son zamanlarda, daha da uzun süre yargılanmadan cezaevinde tutulanlar olmuş veya halen varmış.

Çok eskilerde, sürekli bir Ağır Ceza Mahkemesi yoktu. İhtiyaç duyuldukça, her ilçede geçici Ağır Ceza Mahkemeleri oluşturulurdu. Sonraları, sürekli olarak gezici bir Ağır Ceza Mahkemesi kuruldu. Yargıçlık yıllarımda, gezici Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir dönem ben de görev yaptım. Gezici Ağır Ceza Mahkemesi adli açılıştan sonra dönüşümlü olarak birer aylık sürelerle her ilçede görev yapardı. Ekim, Ocak, Nisan aylarında Lefkoşa'da, Kasım, Şubat, Mayıs aylarında Mağusa’da, Aralık, Mart ve Haziran aylarında da, Girne'de görev yapardı. Avukatlar da, yargıçlar da, savcılar da ve polisler de, bilirlerdi ki, Ağır Ceza Mahkemesi’nin bir aylık bir süresi vardır ve bu süre içerisinde gündemde olan tüm davalar bitirilecektir. Nitekim de öyle olurdu. Bir aylık süre içerisinde, o kazadaki tüm ağır cezalık davalar dinlenir ve karara bağlanırdı. Çalıştığım dönemde, bir davanın, bir sonraki Ağır Ceza Mahkemesi’nin oturum yapacağı aya tehir edildiğini hatırlamıyorum. Aslında hatırlamıyorum demek yanlış oldu, böyle bir tehir yapılmamıştır.

Dava sayılarında artış oldu denilerek 2 Ağır Ceza Mahkemesi oluşturuldu. Ağır Ceza Mahkemelerinin sayısı ikiye çıkarıldıktan sonra, yargılama sürelerinde uzamalar başladı. En azından benim gözlemim bu yönde. Örneğin bir uyuşturucu davasındaki yargılama 6 ay sürdü ve tutuklu olarak yargılanmakta olan bir gencin, denetimli serbestlik talebi, yargılandığı süre içerisinde cezaevinde uyuşturucu kullanmadığı gerekçesi ile ret edildi.

Bir hukukçu olarak yukarıda anlattıklarımdan ve çok sayıda anlatamadıklarımdan dolayı üzgünüm ve gönül rahatlığı içerisinde bir bayram idrak etmem ve adli açılışa katılmam mümkün değildir. Gerçi adli açılışa davet de edilmiş değilim. İnşallah, davet edilip de katılanlardan birisi çıkar ve bu durumları dile getirir.

Gönül rahatlığı içerisinde bir bayram geçirmeye hazırlanmış olanların bayramlarını ve adli yıl nedeniyle, tüm hukukçuların adli yıllarını kutlarım.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Nerden canlı
    13.09.2016

    Mahkemeler sadece istihdam yaratma amaçlı hükümlü üretme yeri olmuş polis avukat hakim savcı gardiyanlar ne kadar çok hükümlü olursa o kadar iş olarak görüyorlar ben şahsen şikayetçi sikayetinden vazgeçtiği halde ceza aldım bu yargı sistemi kökten değişmeli

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.