HUNKAR SAG GIYDIRME
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

13.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Huylu huyundan vazgeçmiyor

Psikologlar ne der bilmem.

Psikiyatristler ne der onu da bilmem.

Sosyologlar ne der onu hiç bilmem.

Galiba da altmış yılı geçti yaşarım. Öncesinde öğrencilik yıllarım, 1977 yılında avukatlık stajıma başladım, sonrasında avukatlık, onun da sonrasında yargıçlık yaptım ve şimdilerde avaracılık yapıyorum.

Yakından veya orta mesafeden veya uzaktan onlarca, yüzlerce insan tanıdım.

Çocuk yaşta tanıdıklarımla büyüdüm aşağı yukarı aynı yaşlardayız. Çocukluğumdan itibaren hatırlıyorum. Ben çocuk iken, yaşlı olarak tanıdıklarımın hemen hemen hepsi öldü, orta yaşta tanıdıklarım, şimdilerde yaşlı, genç olarak tanıdıklarım şimdilerde orta yaşın üzeridirler. Bu arada tanışmalarım aşağıya doğru da devam etmektedir. Tanıdıklarım arasında çocuklar ve gençler de vardır.

Oturdum, düşündüm ve hatırlamaya çalıştım. Hatta birçoğunu gözümün önünde canlandırdım. Çocukluktan tanıdıklarımın, genç olarak tanıdıklarımın, orta yaşlı olarak ve yaşlı olarak ve halen ölü olan tanıdıklarımın huylarına baktım.

Yedisindeki huyundan dokuzunda, yirmisinde, otuzunda, kırkında yetmişinde, doksanında vazgeçmiş olan birisi var mı diye çok ince bir eleme ve tarama işlemi yaptım.

Maalesef o kadar tanıdık arasında bir tekinin dahi, yedisindeki huyundan vazgeçtiğini tespit edemedim.

İlk tanıştığımızda alkolü sevenler hâlâ alkolü seviyorlar. İlk tanıştığımızda kadınlara düşkün olanlar, hâlâ kadınlara düşkün. Hırsız olanlar hırsız, saldırgan olanlar saldırgan, sessiz olanlar sessiz, hovardalar hovarda, zamparalar zampara, rüşvetçiler rüşvetçi, sahtekarlar sahtekar, soysuzlar soysuz, yalancılar yalancı, uyuşturucu bağımlıları bağımlı, utanmazlar utanmaz, arlanmazlar arlanmaz… Yani değişen yok. Yani huylu huyundan vazgeçmiyor. Bu durumu, arkadaş arayanlara, ortak arayanlara, iş arayanlara, evlenmek için eş arayanlara ihbar ediyorum. Sakın ola ki, karşınızdakinin veya yanınızdakinin veya arkanızdakinin huy değiştireceği hayali ile hareket etmeyiniz. Size söz verse de, ona dünyayı bağışlasanız da, onu en zor durumlardan çekip kurtarsanız da, onu iş ve güç sahibi yapsanız da, durum değişmiyor.

Yukarıda belirttiklerimle ilgili olarak, psikologların, psikiyatristlerin ve sosyologların ne dediklerini bilmiyorum ve de ne diyeceklerini de merak etmiyorum. Ancak bu memleketteki birçok solcularla ilgili ne dendiğini ve ne deneceğini çok merak ediyorum. Belki de solcu geçinenlerle ilgili demem lazımdı ancak öyle demem halinde, geride ne kadar gerçek solcu kalacağını kestiremedim.

Kendisinin dediğine göre, adam yedisinde solcu idi, yirmisinde de, otuzunda da, ellisinde de, yetmişinde de ve ölürken de solcu idi. Yani adamlar ve kadınlar. Bisikleti vardı solcu idi, Rum’un mallarına kondu solcu idi, bir Mercedes’i oldu, solcu idi, derken üç Mercedes’i, üç beş yüz metrekarelik havuzlu evi oldu, fabrikası oldu, işçisine asgari ücretin altında ücret ödedi, işçilerinin sigorta primlerini, ihtiyat sandığı ödeneklerini ödemedi. Ama hâlâ solcudur. Üstellik çözüm istiyor ve hemen barış istiyor. Demek ki bizim memlekette, solculuk da sağcılık da bir huy oluyor. Ama bildiğimiz huylardan değil. Bu huy bize özgü bir huy. Buna “zannetme huyu” denir. “Zannetme huyu” nedir diye araştırmaya girmeyiniz. Çünkü hiçbir sözlükte veya ansiklopedide bulamazsınız.

Yani, huylu huyundan vazgeçmiyor, zannetme huyunda ise ısrar var. Ölene kadar durum bu. Ondan o yanasını bilmiyorum.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.