Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

24.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

İki konu

1.  Meliz Hanım’ın konusu:

Meliz Hanım şu anda cezaevinde kendisine verilmiş olan 9 aylık hapis cezasını çekmekte. Suçu, kürtaja izin vermiş olmak. Meliz Hanım hakkındaki mahkemenin kararı açıklandıktan sonra kamuoyunda, kürtajla ilgili olarak zaten yapılmakta olan tartışmalar daha da yoğunlaştı.

Meliz Hanım’ın cezaevine gönderilmesi kamuoyunda pek bir taraftar bulamadı ve büyük bir çoğunluk, Meliz hanıma verilmiş olan hapis cezasının, uygun bir ceza olmadığı kanaatindedir. Meliz Hanım’a verilmiş olan hapis cezasının kaldırılması için neler yapılabileceği düşünülmüş ve hamileliğe yasal olarak sonlandırma süresi olan on haftanın, 20 haftaya yükseltilmesi gündeme getirilmiştir.

Bu defa kamuoyunda, 20 haftalık sürenin uygun olup olmadığı tartışmaları başlamıştır. Benim önerim şudur; Madem ki, aşağı yukarı herkes Meliz Hanım’a yardımcı olmak istemektedir, daha kısa ve kestirme bir yol bulunmalıdır. Meliz Hanım’ın konusu ile ceza kanunundaki değişiklik konusu birbirinden ayrılmalıdır. Meliz Hanım için birkaç satırlık bir af yasası çok kısa bir süre içerisinde çıkartılabilir. Zaten yasal kürtaj süresinin 20 haftaya çıkarılması, kendiliğinden Meliz Hanım’a bir fayda getirmeyecektir.

2. Sabıka kayıtları:

2012 yılında meclis, sabıka kaydının silinmesine ilişkin bir yasa geçirdi. Bu yasa önceleri yalnızca KKTC vatandaşlarını kapsıyordu, sonradan yapılan değişiklikle, yasanın kapsamı genişletildi ve çalışma izni ile KKTC’de bulunanlara da şamil kılındı. Bilgime getirildiği kadarı ile, bu yasanın uygulanmasında bazı sıkıntılar ortaya çıkmış. Daha doğrusu çıkmamış da çıkarılmış. Anladığım kadarı ile bu yasada değişiklik çalışmaları varmış. Bu kanundan yararlanabilmek için, sabıka kaydına neden olan suçun, yüz kızartıcı suç olmaması, ağır cezalık suç olmaması, mahkemenin para cezası takdir etmiş olması ve para cezasının ödendiği tarihten itibaren 5 yıl geçmiş olması gerekmektedir. 

Yasa, yüz kızartıcı suç olmamalıdır diyor ancak, yüz kızartıcı suçun ne olduğunu tarif etmiyor. Birinci sıkıntı bundan kaynaklanıyor. Yapılması tasarlanan değişiklikle, cinsel nitelikli suçların tamamının, yüz kızartıcı suç olarak kabul edileceği duyumunu aldım. Böyle bir düzenlemenin doğru olamayacağı kanaatindeyim. İkinci sıkıntı 5 yıllık süreye ilişkin olarak çıkartılmıştır. İddia makamı, birden fazla sabıkası olan kişilerin, mahkumiyet tarihleri arasında en az beş yıllık süreler olması gerektiğini iddia etmektedir. İşin enteresan yanı, bu tür iddiaların sonradan icat edilmesidir.

Yüzlerce kişinin müracaatında, böyle bir iddia yapılmamış, ansızın müracaatın birisinde iddia makamı böyle bir müracaatla ortaya çıkmıştır.  Yani adalet, elini çabuk tutanlar için mi? Anladığım bu ülkede, durup durup insanlara zorluk çıkartmak bir moda olmuştur. Zorluk çıkarmanın adı da bilgililik, oluyor. Bana göre ise, diğer koşullar da sıkıntı yaratmaktadır. Çünkü yargı sistemimiz, ceza takdir etmekte olan mahkemelere, cezanın türünü belirlemede, geniş takdir yetkisi vermektedir. Sabıka kaydının silinmesi için illa ki, para cezası verilmiş olmasının aranması, adil bir durum değildir.

Örneğin hırsızlık suçu işlemiş olan bir kişiye mahkeme, hapis cezası vermiş, diğer bir kişiye bir başka mahkeme para cezası vermiş olabilir ve para cezası verilen kişinin durumu, hapis cezası verilmiş olan kişinin durumuna göre daha ağır olabilir. Genel olarak Ağır cezalık suçların, muaf tutulması da doğru ve adil bir yaklaşım değildir. Benim önerim, meclisin bu konuda bir af yasası çıkarmasıdır. Üstelik sabıka kayıtlarının silinmesine ilişkin yasa, kendisinden önce kaydedilmiş sabıkalara ilişkin olarak çıkarılmıştır. Birçok kişi de böyle bir yasanın çıkarılacağını bilmeden, sırf mahkemeye gelip gitmekten kurtulabilmek için, belayı satın almak adına, aleyhlerindeki ithamları kabul etmiş olabilirler. Bu nedenle meclis, ilgili yasa yürürlüğe girmezden önceki sabıka kayıtlarına ilişkin olarak af yasası çıkarmalı ve affın koşullarını bu yasada belirlemelidir. Sabıkaların kaydının silinmesine ilişkin yasa yürürlüğe girdikten sonra ise, kişiler artık, hangi sabıkaların hangi koşullarla silineceğini bildiklerinden, ona göre hareket edebilirler.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.