KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

10.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mirasın reddi

İki hafta önceki yazımın başlığı, “MİRASTAN MAHRUM ETME VE MİRASI RED ETMEK” şeklindeydi.

O yazımda, iki konu inceleyecektim. Birinci konu, mirastan mahrum etmek, ikinci konu ise, mirası reddetmekti. Ancak yer darlığı nedeniyle, ikinci konuyu inceleyememiş ve ikinci konuyu bir sonraki yazımda inceleyeceğimi yazmıştım. Geçen haftaki yazımda, bu konuyu incelemek isterdim ancak araya fetüs davasının kararı girdi. Bu nedenle bu konuyu incelemeyi, bu haftaki yazıma bıraktım.

Cevaplandıracağım soru şudur; Bir mirasçı, mirası reddedebilir mi? İlgili yasanın belirlediği koşullara uymak şartı ile, bir mirasçı, mirası reddedebilir.

İlgili yasanın belirlediği koşullar şunlardır; 1. Mirasçı, mirastan feragat ettiğini, yazılı bir beyanname ile, mahkeme mukayyitliğine bildirmiş olacak; 2. Mirasçı, yazılı beyannameyi, miras bırakanın öldüğünü ve kendisinin de mirasçı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde vermiş olacak; 3. Feragat, kayıtsız şartsız olacak.

Mirası reddetmiş olan mirasçının, mirası niçin reddettiğini, yazılı beyannamede bildirmesi istenmemektedir.

Mirasın reddedilmesine itiraz edilebilir mi?

Bir mirasçı, sırf alacaklılarının haklarını ortadan kaldırmak niyeti ile, mirası reddetmişse, alacaklılarının veya alacaklılarından birisinin mahkemeye yapacağı bir müracaat üzerine, mahkeme mirasın reddedilmesi işlemlerini, geçersiz kılabilir.

Bir örnek: Ahmet’in Mehmet’e 100.000 TL borcu bulunmaktadır, ancak Ahmet, borcunu Mehmet’e ödemekten kaçınmaktadır. Bu arada Ahmet’in babası ölmüştür ve babasından Ahmet’e 150.000 TL değerinde bir taşınmaz mal miras olarak kalmıştır. Doğal olarak Mehmet’in bu durum karşısındaki beklentisi ne olacaktır? Mehmet’in beklentisi, Ahmet’e babasından miras olarak kalmış olan taşınmaz malı sattırıp, alacağını böylelikle tahsil etmek olacaktır. Bunun böyle olacağını bilen Ahmet, Mehmet’in bu hakkını ortadan kaldırmak niyeti ile, mirası reddedebilir. İşte böyle bir durumda Mehmet, mahkemeye müracaat ederek, Ahmet’in mirası, bu niyetle reddettiğini ispatlayabilir ve mahkeme de, Ahmet’in, mirası ret işlemlerini geçersiz kılabilir.

Alacaklıların haklarının ortadan kaldırılması niyeti dışında, mirasın hangi niyetle reddedilmiş olmasının hiç bir önemi yoktur ve bir mirasçı, yukarıda belirtilen koşullara uyarak, mirası reddedebilir.

Bu konuda yaşanmış bir gerçek: Üç kardeşe, babalarından hatırı sayılır değerde birçok taşınmaz mal miras olarak kaldı. Kardeşlerden bir tanesi acil paraya ihtiyacı olduğunu diğer iki kardeşe söyleyerek, miras hakkını, onlara satmak teklifinde bulundu. Diğer kardeşler, bu kardeşlerinin teklifini uygun buldular ve bir miktar üzerinde anlaştılar. Kardeşlerinin miras hakkını satın almayı kabul eden iki kardeş, bu anlaşmayı sorunsuz şekilde nasıl hayata geçirecekleri konusunu, bir hukuk profesörüne sordular. Profesör onlara bir tavsiyede bulundu. Bu tavsiyeye göre, miras hakkını satacak olan kardeş, mirası reddettiğini, bir noter huzurunda imzalayacağı bir yazıyı satın alacak olan kardeşlere verecek ve satın alan kardeşler de parayı, bu kardeşlerine ödeyecekler. Nitekim kardeşler, profesörün tavsiyesine uygun olarak hareket ettiler. Ancak, miras hakkını satan kardeş, sonradan miras hakkını talep etti. Miras hakkını satmış olan kardeşin, mirası ret işlemlerinin hiçbir geçerliliği de olmadı.

Bu olayı anlatmamın sebebi, bir konuda hukuki bir tavsiyeye ihtiyacınız olduğunda, ülkemiz mevzuatını bilen bir hukukçudan tavsiye almanızın ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktır. Tavsiyesine başvurulan profesör, kıta Avrupa’sı hukukuna hakim olan bir bilim adamı idi ve tavsiyesini de herhalde, bildiği mevzuata göre yapmıştı.

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.