Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

03.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

O zaman bırakınız yargı yönetsin

KKTC’nin bir hukuk devleti olduğunu, anayasa söylemektedir. Bu durumda, yasama organının, yürütme organının ve yargı organının, hukuk devleti ilkelerine uygun olarak hareket etmeleri gerekmektedir.

Merhum Sayın Süleyman Demirel’in yargı ile ilgili bir sözü vardı. Diyordu ki, “Meclisi, Anayasa Mahkemesi kilitledi, yürütmeyi de, Danıştay kilitledi.” Kelimesi kelimesine ayni olamayabilir ancak, anlam itibarı ile böyle söylemişti.

Anayasa Mahkemesi’nin ve Yüksek İdare Mahkemesi’nin son günlerde vermiş olduğu ara emirleri üzerine, KKTC siyasetçilerinden, Sayın Demirel’in sözüne benzeyen bir söz işitmedim ama, basına yansımadığı için işitmediğim kanısındayım.

Son zamanlarda verilmiş olan ara emirlerinden dolayı bir hukukçu olarak ben son derece memnunum ancak, düz bir vatandaş olarak ve bir seçmen olarak memnun değilim.

Yargı organı, genel olarak adalet dağıtan bir organ değildir. Genel olarak adalet dağıtması gereken organlar, Yasama Organı ve Yürütme Organıdır. Peki; adalet dağıtımında Yargı Organının görevi nedir? Adalet dağıtımında Yargı Organının görevi, Yasama ve Yürütme Organının, genel olarak dağıttığı adaletten istisnai durumlarda nasibini alamamış olan kişilere, adalet dağıtmaktır.

Yasama Organı ve Yürütme Organı, genel olarak adalet dağıtmaya çalışırken, ortaya adaletsizliklerin çıkmaması için, muhalefet partilerinin çaba göstermeleri gerekmektedir. Muhalefet partileri bu çabayı, gerektiği yerde ve zamanda göstermelidir.

Muhalefet partileri, zamanında ve yerinde gerekli çabayı göstermiş olsalar, çoğunluğu elinde bulunduran iktidarı, adaletsizliğe yol açmayacak şekilde adalet dağıtmaya ikna edebilirler veya zorlayabilirler. Muhalefet partileri bunu yaparken, sivil toplum örgütlerini de yanlarına alarak, iktidar üzerinde bir baskı oluşturabilirler ve iktidarı, adaletsiz işler yapmaktan engelleyebilirler.

Muhalefet partileri tüm çabalarına rağmen, iktidarı, adaletsiz işler yapmaktan engelleyemezlerse, o takdirde, konuyu yargıya taşıyabilirler.

Tabii ki, yargı, yasama organının ve yürütme organının icraatlarının, hukuka uygun olup olmadığını denetleyecektir. Ancak yargının bu denetimi yapabilmesi için, konunun, birileri tarafından huzuruna getirilmesi şarttır. Yani anayasa yargıya denetim görevi vermiştir ancak, bu yetkiyi yargı, kendiliğinden kullanamaz.

Yasama ve Yürütme Organının her türlü icraatının yargıya taşınmasını pek isabetli bulmuyorum.

Yasama Organının ve Yürütme Organının her türlü icraatı karşısında, hiçbir şey yapmadan, her icraat yargıya götürülecekse, o zaman bırakınız, memleketi, Yargı Organı yönetsin.

Birçok konu yargıya götürülüyor ve yargı bir şeyler söylüyor ve iktidarı da muhalefeti de, yargının söylediklerinin arkasına gizleniyorlar.

Mesela bakıyorum, Göç Yasası, Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Anayasa Mahkemesi, Göç Yasası’nı, anayasaya uygun buldu. Peki, Göç Yasası, Anayasa Mahkemesi tarafından anayasaya aykırı bulunmadı da, bu yasa hakikaten anayasaya uygun mu? Bana göre, Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen, bu yasa anayasaya da, tüm dini kitaplara da aykırıdır. Adli açılış töreninde, Yüksek Mahkeme Başkanı, sadece yargıç maaşları açısından bu yasayı eleştirdi ve yargıçlığa müracaatların bu yasa nedeniyle azaldığını ifade etti. Bu ifade karşısında, Anayasa Mahkemesi’ne şu soruyu sormak benim hakkım olmaz mı? Hani ya da Göç Yasası anayasaya uygundu? Ancak hemen ifade edeyim ki, yargıçlık mesleğine olan müracaatların azalmasında Göç Yasası’nın hiçbir etkisi yoktur. Esas neden, objektif kriterlerin olmamasıdır. Bunun böyle olduğunu her şekilde ispatlayabilirim.

Keşke bu memlekette tüm binalar tek katlı olsa. Ancak, binaların kaç katlı olacağı konusu Allah aşkına yargının konusu mu? Yargı, siyasetçilerin belirlediği kat sayısına niye karışsın? Siyasetçiler niçin yargıyı halkla karşı karşıya getirmeye çalışıyor? Demokrasilerde memleket seçilenler tarafından yönetilir. Memleketin idaresi, atanmışlara bırakılmamalıdır. Aksi takdirde demokrasiden söz edilemez. Bu memlekette devletten para almayan yok gibidir. Meclis her birkaç senede bir seyrü- sefer affı çıkaracağına, arabası olana ödeyeceği paradan, seyrü-sefer parasını kessin. Bu iş bu kadar mı zordur? Siyasi tercihlerle, siyasi denetimle, yargı denetimini birbirine karıştırmamak gerekir.

Bu işe yargı niye karıştırılıyor?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.