Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

01.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ölen eş yaşayan eş

Evli bir kadının veya erkeğin sahibi bulunduğu paralar ve mallarda, diğer eş hangi hallerde hak sahibi olur?

Bu sorunun cevabını 1998 yılı öncesi ve sonrası olarak cevaplandıracağım. Çünkü 1998 yılında, eski aile yasası yürürlükten kaldırıldı ve yerine yenisi yürürlüğe sokuldu.

1998 Yılı Öncesi:

1998 yılı öncesinde eski aile yasası yürürlükte idi ve evli bir kadın veya erkek, eşinin paraları ve mallarında, yalnızca eşinin ölümü halinde hak sahibi olabilirdi. Bu hak sahipliliği de miras hakkından kaynaklanmakta idi. Sağ kalan eşin miras hakkı ise, çeşitli durumlara göre, ölen eşin, terekesinin net kıymeti üzerinde 1/6 veya ½ veya ¾ veya 1/1 oranında idi. Genellikle sağ kalan eşe, 1/6 oranında miras kalmaktadır. Çünkü çocukları veya torunları ile birlikte eşine mirasçı olan bir eşin mirastaki hakkı, 1/6 oranındadır.

Eski aile yasası yürürlükte iken, boşanan eşlerin, diğer eşin paraları ve malları üzerinde herhangi bir hakkı yoktu. Mal ve para kimin adında iseydi, boşandıktan sonra da, onun adında kalmaya devam ederdi. Bu mal rejimine, “mal ayrılığı rejimi” denmektedir.

1998 Yılı Sonrası:

1998 yılında, halen yürürlükte bulunan aile yasası yürürlüğe girdi. Aile yasası, sağ kalan eşin miras hakkına dokunmadı. Sağ kalan eşin, ölmüş olan eşinin terekesindeki miras hakkı ve miras payı aynen devam etmektedir.

1998 yılında yürürlüğe girmiş olan aile yasası, boşanma halinde, eşlerin, birbirlerinin paraları ve malları üzerinde hak sahibi olacaklarını kabul etmiştir. Dolayısı ile şimdiki duruma göre, evli bir kadının veya erkeğin sahibi bulunduğu paralar ve mallarda diğer eş iki halde hak sahibi olabilir. 1. Boşanma halinde. 2. Ölüm halinde.

Halen yürürlükte olan aile yasasına göre, Boşanma halinde eşlerin, birbirlerinin paraları ve malları üzerinde en az 1/3 oranında hak sahibidirler.

Aile yasasının bu düzenlemesinin gerekçesi, evlilik sonrası kazanılan paraların kazanılmasında ve elde edilen malların, elde edinilmesinde, diğer eşin de emeğinin ve katkısının olmasıdır.

Görülebileceği gibi, ölümden kaynaklanan hakla, boşanmadan kaynaklanan hak arasında fark vardır. Ölüm halinde, sağ kalan eşin, miras payı genellikle 1/6 iken, boşanmadaki hakkı, 1/3’tür. Tövbeler olsun diyerek yazıyorum, yani, boşanmanın getirisi, ölümün getirisinden daha fazladır.

Son günlerde, sağ kalan eşin miras payı oranının artırılması gerektiğine ilişkin olarak tartışmalar yapılmaktadır. Sağ kalan eşin, ölen eşinin terekesindeki miras payının artırılması gerektiği görüşü ile hemfikirim. Hatta bu konuda bir çalışma yapmış ve 199 yılında yetkililerle bu çalışmamı paylaşmıştım.

Bu yazımla çok önemli görmekte olduğum bir hususu bu konuda çalışma yapmakta olanların bilgisine getirmek istiyorum. Sağ kalan eşin miras payı artırılmalıdır ancak, bu artış, aile yasasının, boşanan eşlere sağlamakta olduğu haklara ilaveten yapılmalıdır. Yani hem aile yasasında hem de mirasla ilgili yasanın her ikisinde birden değişiklik yapılmalıdır. Madem ki, evlilikten sonra edinilen paralarda ve mallarda diğer eşin katkısının olduğunu kabul ediyoruz, bu hak, sadece boşanma halinde değil, ölüm halinde de olmalıdır. Yani ölüm halinde, sağ kalan eş, ölen eşinin paraları ve malları üzerindeki katkısının karşılığını almalı ve ayni zamanda, geriye kalan paralar ve mallar üzerinde, miras hakkına sahip olmalıdır. Başka bir anlatımla, mal paylaşımı yalnızca boşanma halinde değil, ölüm halinde de yapılmalı ve bu paylaşımdan sonra, miras hakkı gündeme gelmelidir. Ölümden sonra mal paylaşımı isteyebilme hakkı, sağ kalan eşin tercihine de bırakılabilir ancak, sağ kalan eşe, böyle bir hak verilmelidir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.