Cyprus Today sol
  • 19 Şubat 2018, Pazartesi 9:51
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Sonuçta beraat verseniz ne yazar

   Hemen yazımın başında belirteyim ki, bu yazımın, 22 Ocak olaylarıyla direkt bir ilgisi yoktur.
   Defalardır söylüyorum ve de yazıyorum. Kişilerin özgürlüğü asıldır. Genel ilke olarak kimse tutuklanmamalı, tutuk evlerine konmamalı ve cezaevine gönderilmemelidir. Bu söylediklerim, anayasada temel hak ve özgürlük olarak yer almaktadır.
   Bu temel hak ve özgürlüğe hangi hallerde müdahale edilebileceği yine anayasada yer almaktadır ve bu haller çok sınırlı sayıdadır. Bu haller arasında, bir kişinin suç işlemesini önlemenin veya suç işledikten sonra kaçmasına engel olmanın makul olarak gerekli görülmesi de yer almaktadır.
   Bu yazımda, suç işlediği iddiası ile haklarında ceza davası açılan kişilerin tutuklu veya tutuksuz yargılanmaları ile ilgili hukuki durumu incelemek ve bu konudaki görüşlerimi belirtmek istiyorum. Hemen belirteyim ki, hakkında ceza davası açılmış olan bir kişiye “sanık” denmektedir.
   Öncelikle o çok bilindik ilkeyi yeniden yazayım. Herkes, yetkili bir mahkeme tarafından suçlu bulunup mahkum edilinceye kadar masumdur. Buna kısaca “masumluk” ilkesi denmektedir. Masumluk ilkesinin gereklerinden birisi de, suç işlediği iddia edilmekte olan kişilerin, serbest olarak yargılanmalarıdır. Kişilerin serbest yargılanmaları esas olmalıdır ancak, kişilerin, yargılanmaktan kaçmalarının da önlenmesi gerekmektedir. Kişiler yargılanmaktan niçin kaçabilirler? Kişiler, suçlu bulunmaları halinde, mahkemelerin onlara takdir edecekleri cezalardan korktukları için kaçabilirler. En çok korkulan ceza ise, hapis cezasıdır.
   Tekrarlamam gerekiyorsa, “kişi özgürlüğü ve güvenliği” temel hakkı ve “masumluk” ilkesi, haklarında ceza davası bulunan kişilerin, esas olarak, serbest yargılanmalarını gerekli kılmaktadır. Tabii ki bu kişilerin yargılanmaktan kaçmalarını önlemek için gerekli tedbirler de alınmalıdır.
   Bir ceza davasındaki yargılamada tatbik edilecek usullerin ne olduğu, Ceza Usul Yasası’nda ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır. Bu yasa sömürge döneminden kalmıştır ve buna rağmen, bu yasanın hiçbir yerinde, bir sanığın, muhakkak surette, tutuklu yargılanacağına ilişkin bir düzenleme yoktur. Hatta, ölüm cezası ile yargılanacak olan bir sanığın dahi, gerekli tedbirler alındıktan sonra, serbest yargılanabileceğine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.
   Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi, ceza davaları, “ağır cezalık ceza davaları” ve “ağır cezalık olmayan ceza davaları” diye ikiye ayrılmaktadır. Ağır cezalık olmayan ceza davalarında yargılama, bir kaza mahkemesi yargıcı tarafından, ağır cezalık ceza davalarındaki yargılama ise, ağır ceza mahkemeleri tarafından yürütülmektedir.
   Bu iki mahkemenin yapacağı yargılama açısından en önemli fark, bence tamamı ile yasalara ters olan bir teamüldür. Bu teamül, hem yasalara aykırıdır hem de anayasaya aykırıdır. Ne imiş bu teamül? Bu teamüle göre, ağır ceza mahkemesi huzurunda yargılama başladıktan sonra, yargılanmakta olan sanığın, muhakkak surette, tutuklu yargılanması, teamülüdür.
   Bu teamül, birçok sıkıntılara ve adaletsizliklere yol açmaktadır. Anayasa diyor ki; “bir kişi, suç işledikten sonra, kaçmasına engel olmanın makul olarak gerekli görüldüğü hallerde tutuklanabilir.” Mahkemeler ne diyor; “bir sanık ağır ceza mahkemesinde yargılanmaya başladığında muhakkak surette tutuklanır ve tutuklu yargılanır.”
   Anayasaya ve yasalara aykırı olan bu teamülde, mahkemeler ısrar etmektedirler. Bu teamül nedeniyle sürekli olarak başsavcının kapısı aşındırılmaktadır. Çünkü, bazı ağır cezalık davaların, bir yargıç tarafından görülebilmesine başsavcının rıza gösterme yetkisi vardır. Başsavcının kapısının aşındırılmasındaki amaç, başsavcının bu rızayı göstermesi içindir. Başsavcılık da bu yetkisini genellikle, ithamların kabul edilmesi, koşuluna bağlayarak kullanmaktadır. Öyle durumlar olabilir ki, yargılama sonunda alınacak bir beraat, tutuklu yargılamanın açacağı derin yaraları kapatmaya yetmeyebilir. Tutuklu yargılanma durumu, bir sanığın iflasına, mahvolmasına, telafisi olmayan zararlara uğramasına neden olabilir. Yargılanmaktan kaçmayı aklının ucundan dahi geçirmeyen ve geçirmeyeceğine ilişkin her türlü koşulu yerine getirebilecek olan sanıkları, teamül böyledir diyerek, illa ki, tutuklu yargılamak bana göre, haksızlıktır, adaletsizliktir ve bu durum anayasaya ve yasalara aykırılıktır. Bu teamülden vazgeçilerek, anayasanın ve yasaların emrettiği şekilde hareket edilmesinin kaçınılmaz bir hal aldığını müşahede etmekteyim. Bir sanık, tutuklu yargılanma korkusuna sokulmamalıdır. Böyle bir korkunun, adaletle ve hakkaniyetle bağdaşmayacak bir takım olumsuz olayların yaşanmasına neden olabileceği ve olmakta olduğu, gözden kaçırılmamalıdır. Teamülden vazgeçmeyelim derken, bu teamülün, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşüren bir takım dedikodulara neden olduğunu yargı görmüyor mu? Çok bilindik bir laf vardır. Sadece adalet yapmak yeterli değildir. Memleketini seven, memleketi için canını dahi vermeye hazır olan ve dövseniz ve öldürseniz dahi memleketinden kaçmayacak olan kişileri, teamül budur diyerek, tutuklu yargılamak, bu gibi kişiler için, insafsızlıktır. Sonuçta beraat verseniz ne yazar.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek