Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

15.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Suç ortaklığı

Yazıma, tüm kadınları kutlayarak başlamak istiyorum ve tüm kadınları kutluyorum. Anne olan, anne olmayan, anne olamayan, anne olmak isteyen, anne olmak istemeyen tüm kadınları kutluyorum.

Bu yazımda, özellikle fetüs davası sonrası, son zamanlarda bana çok sık sorulmakta olan suç ortaklığı konusunda bildiklerimi yazmaya çalışacağım.

Soru şu; İşlenmiş olan bir suçtan dolayı birden fazla kişi hangi hallerde sorumlu olabilir? Kanunların suç saymakta olduğu davranışların yüzde yüzüne yakın bir kısmı, bir tek kişi tarafından yapılabilen davranışlardır. Çok istisnai durumlarda, birden fazla kişinin yapabileceği davranışlar, suç olarak düzenlenmiştir. Örneğin, yasa dışı toplantı veya ayaklanma suçu, en az beş kişi ile işlenebilen suçlardandır. Bu ve buna benzer birkaç suç dışında kalan suçlar ise, bir tek kişi tarafından işlenebilen suçlardır. Örneğin, hırsızlık, insan öldürme, sahtekârlık, adam kaçırma, yaralama…

Bilime göre, bir kişinin bir cesareti vardır, ancak iki kişi bir araya geldiğinde ve cesaretlerini birleştirdiklerinde, ortaya çıkan cesaret, iki kişinin cesaretinin toplamının, çok üzerindedir. Bu durum, suç işlemek konusunda da aynidir. Ayni suçu işlemeye karar vermiş olan birden fazla kişinin suç işleme cesaretleri, suç işlemeye karar vermiş olan bu kişilerin her birisinin cesaretlerinin birleşmesi sonucu ortaya çıkan bir cesaret değildir. Ortaya çıkan cesaret, birleşen cesaretlerin toplamının ortaya çıkaracağı cesaretin çok üzerindedir. Örneğin, bir kişi tek başına hırsızlık yapmaya karar verip de hırsızlık yapacağı binaya gittiğinde, bir ses veya bir gürültü onu hırsızlık suçu işlemekten vazgeçirebilir. Hırsızlık yapmaya karar veren kişi, bazı nedenlerden dolayı veya hiçbir neden olmaksızın, kendiliğinden,  hırsızlık yapmaktan vazgeçebilir. Ancak, iki veya üç kişi hırsızlık yapmaya karar verdiklerinde, bu kişiler birbirlerini cesaretlendireceklerinden, birden fazla kişinin kendiliklerinden veya bir nedenden dolayı, suç işlemekten vazgeçmeleri çok daha düşük bir ihtimal olacaktır.

Bu nedenle ceza yasası, tek başına hareket etmekte olan bir kişinin birtakım davranışlarını suç saymadığı halde, ayni davranışların, birden fazla kişi tarafından yapılmasını, suç saymaktadır. Amaç, o suç işleme cesaretinin ortaya çıkmasını önlemektir. Örneğin, bir kişi, öteki bir kişiyi öldürmeye karar verdiğinde, bu kişi, vermiş olduğu bu kararından dolayı suçlanamaz. Tek başına hareket eden bir kişinin, icraata geçirilmeyen suç işleme niyet ve kararları suç teşkil etmemektedir. İnsanoğlu düşüncelerinde onlarca, binlerce suç işlemeye karar verebilir, suç işlemeye niyet edebilir, hayalinde suç işleyebilir ancak yalnızca, bu kararlarından veya niyetlerinden veya hayallerinden dolayı suçlanamaz. Fakat bu gibi kararlar ve niyetler, birden fazla kişi tarafından ortaklaşa olarak alınıyorsa veya hayaller ortaklaşa olarak yapılıyorsa, tek başına gerçekleştirildiğinde suç teşkil etmeyen bu davranışlar, suç kabul edilmektedir. Örneğin, suç işlemek için anlaşma suçu.

Bir tek kişi tarafından işlenebilen bir suç, birden fazla kişi tarafından bizzat işleniyorsa, suça bizzat katılmış olan bu kişiler, ayni suçtan dolayı suçlu bulunurlar. Ahmet’i, Mehmet tutuyor, Hüseyin dövüyor. Ahmet’i dövmekten, Mehmet de, Hüseyin de sorumludur.

Zannediyorum ki esas merak edilen husus; “Suçu oluşturan davranışın gerçekleştirilmesine bizzat katılmayan veya suç işleme niyeti ile katılmamış olan bir kişinin, suç teşkil eden davranışı gerçekleştirmiş olan kişinin

davranışından dolayı, suçlu olup olamayacağıdır”. Birden fazla kişinin, ayni davranıştan dolayı suçlu olabilmesi için, ortaklaşa suç işleme niyeti ile hareket etmiş olmaları gerekmektedir. Suç işlemekte olan bir kişiye, ortaklaşa suç işlemek niyeti dışında, başka niyetlerle veya nedenlerle katılan veya yardım eden bir kişi, o davranıştan dolayı, suçlu bulunamaz. Bir evden çaldığı koltukları kamyona yüklemeye çalışan bir hırsıza, o evden taşındığını zannederek, yardımcı olan bir kişi, hırsızlık suçundan sorumlu olamaz. Yardım, suç işlemek niyeti ile yapılıyorsa, suç ortaklığı ortaya çıkar. Yani suçun işlendiği ortamda bulunmak, suçun işlenmesini seyretmek, kişiyi kendiliğinden suç ortağı haline getirmez. Hatta suçu bizzat işleyene, suç işlemek niyeti olmaksızın yardımcı olmak da, kişiyi, suç ortağı haline getirmez. Özellikle suçun işlenmesine bizzat katılmamış olan kişilerin suç ortağı sayıldığı durumlarda, bir başkasının davranışından dolayı, o davranışın yapılmasına bizzat katılmamış olan kişileri sorumlu tutarken, mahkemelerin son derece dikkatli olmaları gerekmektedir. Bu konuda karar vermede, gelenekler, görenekler, örf ve adetler son derece önemlidir. Suçun işlenmesine ses çıkarmamış olmak, suçun işlenmesini görmezlikten gelmek kendiliğinden kişiyi suçlu hale getirmez. Belki Avrupa’da, “benden bulmasın da kimden bulursa bulsun” diye bir laf yoktur. Ama bizim ülkemizde bu laf vardır ve bu lafın anlamına uygun olarak davranan insanlarımız çoğunluktadır.

Önemine binaen bu konu hakkında gelecek hafta da yazmayı düşünüyorum.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.