HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

06.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Tek kişilik limited şirket olsun

Bir kişi düşünün, yıllarca çalışmış, bankada yüklü parası var, üç beş tane arsa, üç beş tane ev, beş on tane araba edinmiş ve canı çekmiş, parasının bir kısmı ile ticaret işine girişmiş.

Ticaret işleri iyi gitmemiş, iflas etmiş. Bu kişi iflas ettiğinde, sadece ticaret yapmak için ayırdığı veya harcadığı parası gitmemekte, bankadaki parası, edindiği arsalar, evler ve arabalar da gidebilmektedir.

Bu tehlike karşısında kişilerin büyük bir kısmı, sermayelerini bir iş kurmak için kullanmıyorlardı. Yüzlerce yıl önce bu duruma bir çare bulunmak istenmiş ve “Sınırlı sorumluluk” diye bir kavram ortaya atılmış ve neticede, “Limited şirket” kurumu meydana çıkmıştır.

Sınırlı sorumluluk nedir? İflas halinde tüm mal varlığı ile değil de, taahhüt edilen sermaye miktarı ile sorumlu olmak demektir. Örneğin, yukarıdaki kişi ticaret işine girişirken, diyebilecek ki, “Ben ticaret işine yüz bin Türk Liralık bir yatırım yapacağım.” Ticaret işi iflas ettiğinde de bu kişinin en fazla yüz bin Türk Lirası gidecek, yüz bin Türk Lirasının üzerindeki mal varlığına dokunulamayacaktır.

Bir kişinin sınırlı sorumluluktan faydalanabilmesi için, bir limited şirket kurması ve bu şirkete ortak olması gerekmektedir. Bir limited şirket kurabilmek için de, en az iki kişi gerekmektedir.

Yani bir kişi, sınırlı sorumluluktan faydalanmak istediğinde, en az bir ortağa ihtiyacı vardır.

Ülkemize limited şirketlerle ilgili yasayı, sömürge döneminde İngilizler getirmişlerdi.

1974 Barış Harekatına kadar bu memlekette kurulmuş birkaç tane limited şirket vardı. Harekattan sonra limited şirket sayısı hızla arttı. Ancak limited şirketlerin artışındaki neden, sınırlı sorumluluktan faydalanmak değildi. Ülkemizde limited şirketler, esas itibarı ile vergi kaçırmak maksadı ile muhasebecilerin tavsiyeleri üzerine kuruluyordu.

Başlangıçtaki gaye, vergi kaçırmak olmakla birlikte sonraları bu gayeye, dolandırmak gayesi de eklendi. Küçük sermayeli şirketler kuruldu ve bu şirketlerin bazıları, piyasayı dolandırdılar ve ortakları ortadan kayboldu.

Derken, birçok şirketin ortakları birbirlerine düştüler, kavgalar ettiler, küsüştüler, birçok ortak, şirketlerinden ayrılarak, başka şirketler kurdular.

Ülkemizde bir limited şirket olmanın gereklerini yerine getiren şirket sayısı belki de yüzü geçmez ancak kayıtlı binlerce limited şirket bulunmaktadır. Limited şirket sahipleri, üçüncü kişilere yani vatandaşa karşı olan sorumluluklarından kurtulabilmek için, işlerine geldiğinde, limited şirket olarak işlem yaptıklarını ve kendilerinin şahsi sorumlulukları olmadığını, işlerine geldiğinde ise, şirket olarak değil de, kişi olarak işlem yaptıklarını ileri sürmektedirler.

Geldiğimiz noktada limited şirket gereklerini yerine getirebilen veya getiremeyen birçok limited şirketin ortakları arasında kavgaların, dövüşlerin olduğu ortadadır. Bu da göstermektedir ki, biz Kıbrıslılarda uzlaşma kültürü yoktur. Diyoruz ya; “Biz mülayim insanlarız, kavgacı insanlar değiliz.” Bence bu tespitler doğruları yansıtmıyor. Bu nedenle geldiğimiz bu noktada yasama organına bir öneride bulunuyorum. Limited şirketler yasasında bir değişiklik yapılsın ve sınırlı sorumluluktan faydalanmak isteyen bir kişinin, tek başına limited bir şirket kurabilmesine ilişkin düzenlemeler yapılsın. Yani bir kişi, limited bir şirket kurabilmek için illa ki bir ortağa ihtiyaç duymasın. En azından genellikle yakın akraba veya dost olan ortaklar arasındaki kavgaları önlemiş oluruz. Varsın limited şirketler, vergi kaçırmaya devam etsinler. Cumhurbaşkanı ile başbakanın kavgasına ne gibi bir çözüm getirebileceğimizi ise bilemiyorum. Onların arasında bir de azınlık ve çoğunluk kavgası var.  Bence gerçekte her iki taraf da azınlıktadır ancak anayasa gereği tutmakta oldukları makamları tutabilecek durumdadırlar. Onları da teke düşürmek lazım herhalde. Ha bir da dönüşümlülük düşünülebilir. Daha fazla oyu olan üç yıl, az olan 2 yıl yetki kullansın.  Böylelikle dönüşümlülük konusunda Rumlara da bir örnek teşkil edebiliriz. Belki…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.