Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

05.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Tenzihsiz

Ahlak kuralları, din kuralları, doğal adalet kuralları, helel süt içmişlerin yaptıkları yasa kuralları, (helal süt içmemişlerin yaptıkları hariç olmak üzere) uzun lafın kısası, insan ilişkilerini düzenleyen kuralların tamamı, vicdanlı olmayı,  hak yememeyi, adaletli olmayı, insana insan gibi davranmayı öngörmekte, düzenlemekte ve emretmektedir.

Bir örnek, Miras haklarını düzenleyen yasa, bir annenin veya bir babanın, çocukları arasında ayırım yapmayacağını veya yapamayacağını farz etmektedir. Bu nedenle sağlıklarında, bir anne veya bir baba, çocuklarından birisine hatırı sayılır miktarda bir bağış yaparsa, bağışlanan şey, bağışı alanın miras payının hesaplanmasında dikkate alınır.

Bazen yönetenler, adam kayırabilir, vicdansız olarak hareket edebilir. Hak yiyebilir, adaletsiz davranabilir, insana insan gibi davranmayabilir. Bu gibi durumlarda esas görev yönetilenlerdedir. Yönetilenler, yöneticilerin bu tür davranışları karşısında, yapılanları kabul etmezlerse, yöneticiler yaptıklarından utanacaklar ve belki de bir daha bu tür davranışlarda bulunmayacaklardır.

Bizim ülkemizde durum nedir?

Ezici bir çoğunluk, yönetenlerin hemen hemen her icraatlarının, vicdansız, adaletsiz, insafsız, taraflı, eşitliğe aykırı olduğu inanç ve kanaatindedirler. Peki; yönetilenler bu durum karşısında ne yapmaktadırlar? Yönetilenler, yöneticilerin bu tür icraatlarına karşı çıkmamakta, bireysel menfaatlerini öne çıkararak, yöneticilerin bu tür icraatlarını, kendi lehlerine çevirmeye çalışmaktadırlar.

Diyelim ki bir okulda bir müdür ve 20 tane öğretmen çalışmaktadır. Öğretmenler, müdürlük mevkiine yükselebilmek için kıdemin ve liyakatın pek işe yaramayacağını bildiklerinden, işe yarayan davranışlar sergilemeye çalışmaktadırlar. İşe yarayan davranışlar nedir? Müdüre yalakalık yapmak, müdürlüğe en çok hakkı olan hakkında dedikodular yaymak, ilgili bakana ulaşarak seçimlerde oy vaadinde bulunmak ve adaletle, vicdanla alakası olmayan benzeri birçok yöntemlere tevessül etmek. İşin enteresan yanı, öğretmenler bu tür yöntemlere tevessül etmeseler dahi, yönetenler tarafından, bu yöntemlere başvurmaları için teşvik ve tahrik edilmektedirler.

Halbuki bu okuldaki öğretmenler, müdürlük mevkii boşaldığında, o mevkie en fazla hakkı olana destek vermiş olsalar, onun önüne geçmeye çalışmasalar ve hatta bu mevkie, en fazla hakkı olan öğretmen dışında başka bir öğretmen atandığında, atanan öğretmen, “bu mevkii, benim değil, arkadaşım filanın hakkıdır, o nedenle ben bu atamayı kabul etmiyorum” dese, bu memlekette birçok şey düzelecektir.

Ne demek istediğimi anlatabilmek için ilk anda aklıma gelen okul örneğini verdim. Anlattıklarım yalnızca öğretmenlere şamil olmayıp, hayatımızın her alanında hepimize aittir.

Özellikle ast üst ilişkilerinin daha belirgin olduğu sahalarda bu tür vicdansız, adaletsiz ve benzeri uygulamaların yansımaları daha ağır ve insafsız ve vicdansız olmaktadır.

Düşününüz ki, terfiden önce, astın üstü durumunda olan kişi, terfiden sonra, astının, astı durumuna getirilebilmektedir.

Üzüldüğüm taraf, yöneticilerin, alışkanlık haline getirmiş olduğu bu düzene karşı çıkılmaması ve bu düzenden hemen hemen herkesin haksız menfaatler elde etmeye çalışmasıdır. Maalesef bu konuda kimsemizi tenzih edemeyeceğim. Tenzihsiz olarak söylüyorum ki, “yönetilenler olarak bizler de yönetenlere benzedik.” İşin daha da üzücü tarafı,  en son çare aramamız gereken adalet limanında da benzeri uygulamaların olduğuna dair iddialar olmasıdır. Hatta, bazı adalet kaptanlarına mobing uygulandığı bilgileri de alınmaktadır ki, duam; bu tür bilgilerin doğru olmamasıdır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.