Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Av. Hasan SÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

05.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Trafik suçlarına devletin bakışı

Trafik suçu nedir? Trafikle ilgili düzenlemeler yapmakta olan yasaların, cezalandırdığı fiil veya ihmaldir. Aslında trafik suçları da suçtur ancak, trafikle ilgili düzenlemeleri yapmakta olan yasaların koyduğu suçlara, trafik suçları denmektedir.

Ülkemizde birçok yasa trafikle ilgili düzenlemeler yapmakta ve trafik suçları koymaktadır. Bu yasaları saymaya çalışalım. Motorlu Araçlar ve Yol Trafik Yasası, Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) Yasası, Belediyeler Yasası, Polis Örgütü (Kuruluş, Görev ve Yetkileri) Yasası, Yol Güvenliği Yasası, Kamu Yolları Yasası, Klakson ve Düdük Yasaklama Yasası, Motorlu Araçlar /(Üçüncü Şahıs Sigortası) Yasası, Yol Kuralları Yasası, Araçlar ve Yol Trafik Düzenleme Yasası, Araç Işıkları Yasası, Akaryakıt (Depolama, Nakliye ve Satış) Yasası, Ceza Yasası, bu yasalar altında çıkarılmış olan tüzükler.

Saymaya çalıştığım yasa ve tüzükler aşağı yukarı 200’e yakın suç düzenlemektedir.

Asıl olan kişilerin suç işlememesidir. Buna rağmen bir suç işlendiğinde ne yapılır? İşlenen suçla ilgili olarak bir soruşturma yapılır ve suçu işlediğine inanılan kişi hakkında ceza davası açılır ve böyle bir kişi, mahkemelerde yargılanır. Hakkında ceza davası açılan bir kişi, yargılanmak üzere, mahkeme huzuruna çıkar. Birçok kişi için, mahkeme huzuruna çıkmak, başlı başına bir ceza olarak görülür ve birçok kişi, mahkeme huzuruna çıkmaktan çekinir. Bu çekingenlik ve mahcubiyet duygusu da birçok suçun işlenmesinde, caydırıcı olur. Suçların önlenmesinde en önemli etken eğitim olmakla birlikte, suçlar için öngörülen cezalar ve mahkeme huzuruna çıkmaktaki çekingenlik ve mahcubiyet de, son derece önemli bir etkendir.

Devletin esas görevi, kişilerin suç işlemesini önlemektir. Devletin bu görevi, trafik suçları açısından da ayni olmalıdır. Peki, devleti yönetenler, bu görevi yerine getiriyorlar mı?

1980’li yılların sonlarında Lefkoşa’da Ceza Yargıcı olarak görev yapıyordum. İlgili mevzuata göre, Ceza Yargıcı, takdirini kullanarak, bazı suçlardaki sanıkları, mahkeme huzuruna gelmekten sarfınazar edebilirdi. Genelde de bu yetki, basit trafik suçları olarak nitelendirilen suçlarda kullanılırdı. Ben, trafik suçlarının bu şekilde sınıflandırılmasına karşı idim ve trafik suçlarının tamamında böyle bir yetki kullanmadım. Yani, hatalı park suçlarında dahi, sanıkların mahkeme huzuruna gelmelerini istiyordum. Bu uygulamam birçok şikayetlere neden oluyordu ancak, mahkeme huzuruna çıkmamak için birçok kişiyi de trafik suçu işlemekten alıkoyuyordu.

Ben böyle yaparken devleti yönetenler ne yaptı? 1991 yılında 43 sayılı bir yasayı yürürlüğe soktu. Bu yasanın adı, Yol ve Trafik Suçlarının Davasız Halli ve Ceza Puanı Yasası’dır.

Bu yasaya bir cetvel eklendi ve yukarıda saymış olduğum trafikle ilgili yasaların düzenlemiş olduğu suçların tamamına yakın bir kısmı bu cetvele kondu. Bu cetvelde 175 tane suç bulunmaktadır.

Bu yasaya göre, trafik suçu işleyen bir kişi, yasaya ekli cetvelde öngörülen para cezasını ödemek suretiyle, işlediği suçu davasız olarak halletmekte ve mahkeme huzuruna çıkmamaktadır. Trafik suçlarından mahkeme huzuruna çıkanlar kimlerdir? Yasaya ekli cetvelin öngörmekte olduğu para cezasını ödeyecek parası olmayanlardır. Dikkatsiz sürüş yapıp bir kaza mı yaptınız, sigortasız araç mı kullandınız, ehliyetsiz veya alkollü veya halka tehlike teşkil edecek şekilde araç mı sürdünüz, tonajından fazla veya tehlikeli yük mü taşıdınız? Eğer polis sizi yakalarsa, yazacağı para cezasını ödemek suretiyle bu suçlardan tabiri caiz ise, sıyırırsınız. Canımızı yakmış olan, günlerdir uykularımızı kaçırmakta olan Girne dağ yolu kazasında ölüm olmasa idi, kazaya sebebiyet veren şoföre para cezası yazılacaktı ve para cezasının ödenmesi ile bu kaza unutulup gidecekti. Tonajından fazla veya tehlikeli yük taşımanın cezası, ilgili cetvele göre, bir aylık asgari ücretin yüzde 25’dir. Bir yolda ihtiyatsızca, acele ile ve halka tehlike teşkil edecek bir şekilde motorlu araç kullanmanın cezası, aylık asgari ücretin yüzde yirmisidir. Gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeden veya yolu kullanan öteki şahıslara makul derecede önem vermeden bir yolda araç kullanmanın cezası ise, aylık asgari ücretin yüzde yirmisidir.

Uzun lafın kısası, devleti yönetenlerin esas amacı, trafik suçlarını önlemek değil, trafik suçlarının işlenmesini teşvik etmektir. Herkes trafik suçu işlesin ve cetvelde yazan para cezasını ödesin. Ne yargılama ne de caydırma. Ölüm olmasa idi, ödenecek para cezasının hesaplanmasını da sizlere bırakıyorum. İpucu, aylık asgari ücretin yüzde yetmişi gibi bir şey.

Girne dağ yolundaki kaza neticesinde olanlara ilişkin olarak başsağlığı dilemeğe, geçmiş olsun demeğe cesaretim yok. Cesaretimi toplayamıyorum o nedenle özür dilerim. Ama halkımızdan ricam, lütfen insanların acılarını yaşamalarına müsaade ediniz. Buna olsun saygı gösteriniz lütfen, lütfen, hakikaten lütfen…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.