Cyprus Today sol
  • 09 Nisan 2018, Pazartesi 8:17
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Tuhaf geliyor

Mahkemelerin faaliyet raporları açıklanmış. Birçok gazete, bu raporlardaki dava sayılarına bakarak haberler yapıyorlar.

Bu raporlara göre ceza davalarında artışlar olmuş. Bu artışlarla ilgili olarak avukatlara düşünceleri soruluyor ve avukatlar, suçların artışından şikayetçi olduklarını dile getiriyorlar.

Bu da bana tuhaf geliyor. Ben bugüne kadar, et satışlarının artmasından şikayetçi olan bir kasaba, ekmek satışlarının artmasından şikayetçi olan bir fırıncıya, turist sayısının artmasından şikayetçi olan bir otelciye, müşteri sayısı artan ve bu durumdan şikayetçi olan bir meyhaneciye, yolcu sayısı artışından şikayetçi olan bir şoföre, rastlamadım.

Avukatların şikayetçi olmalarının yanı sıra, bu tür soruların avukatlara sorulması da bana tuhaf geliyor.

Kasaba, fırıncıya, otelciye, meyhaneciye, şoföre. sorsanız tuhaf gelmeyecektir.

Ceza davaları kararlarının hemen hemen hepsinde aşağı yukarı şu cümleler yazmaktadır:

“Sanığa takdir edilmesi gereken cezanın, sanığa ibret verici olması ve suç işlemeyi düşünmekte olan kişileri caydırması gerekir…”

Yani yargıçlar sanıklara verecekleri cezanın türünü ve miktarını belirlerlerken, amaçları, sanığa ibret vermek ve daha da önemlisi, verilen cezayı işiten başka bir kişinin, kesilen cezayı göz önünde bulundurarak, suç işlemekten caymasını sağlamaktır.

Bir örnek: Ahmet, arabasını tedbirsizce kullanarak bir trafik kazasına neden oldu ve kaza neticesinde Ayşe öldü. Mahkeme, Ahmet’i 5 yıl hapse gönderdi. 5 yıllık hapis cezası ile mahkeme neyi amaçlamış? Ahmet 5 yıl hapis yattıktan sonra hapishaneden çıktığında, aynı türden bir ceza işlememesi sağlanmış olacak, Hasan, Hüseyin, Fatma da araba kullanırlarken, “Bak Ahmet tedbirsizce araba kullandı kaza yaptı ve neticede 5 yıl hapse gitti, o nedenle biz de tedbirsizce arabamızı kullanmayalım ve kaza yapmayalım” demelerini ve neticede tedbirli araba kullanmalarını sağlayacak.

On binlerce kararla ibret verilmesine ve caydırıcılığın sağlanmasına çalışılmasına rağmen, suçların hâlâ artmaya devam etmesi bana tuhaf geliyor.

Aslında tuhaf gelen, cezaları artırmakla, ibret verildiğini veya kişilerin suç işlemekten cayacaklarını sanmakta olan zihniyet bana tuhaf gelmektedir.

Faaliyet raporlarına göre, ceza davalarının yanı sıra hukuk davaları da artmış görülüyor. Bu duruma göre, yargıç sayılarının artırılması gerekiyor.

İlgili yasada doldurulmamış onlarca yargıç kadrosu bulunmaktadır. Yüksek Adliye Kurulu bugün istese, onlarca yargıcı atayabilir. Ancak atamıyor.

Atamamanın en büyük nedeni, bina sorunudur. Yeni atanacak yargıçların görev yapabilecekleri odalar ve salonları yoktur.

Mahkeme binalarının durumu bu olmasına rağmen, 3 yıldızlık, 4 yıldızlık otel ayarında hapishane binası yapılmaya çalışılıyor oluşu bana tuhaf gelmektedir.

Anlaşılan ibret vermek için ve caydırıcılığı sağlamak için bütün memleketin insanlarını hapsetmeyi düşünüyorlar.

Uzun zamandan beridir şarkılı türkülü bir yere gitmemiştim. Geçenlerde gittim, sanatçı hiç duymadığım şarkılar okuyor ve dinleyiciler de sanatçıya eşlik ediyorlar.

Dinleyiciler, sanatçının söylemekte olduğu şarkıların sözlerini biliyorlar. Bu durum karşısında kendim, kendime tuhaf geldi. Meğerlim ben böyle yerlere gelmeyeli, şarkılar değişmiş. Neyse peçetenin üzerine bir istek benim için yazıldı ve sanatçıya gönderildi.

Sanatçı, “Beyefendi de, ağır bir şarkı istemiş” diyerek ve müzik aletleri de üç beş dakika süre ile ankortlanarak söylemeye başladı.

“Akşam oldu hüzünlendim ben yine. Hasret kaldım gözlerinin rengine… Benim şarkı söylenirken sanatçıya katılan bir tek ben oldum. Diğerleri mi ne yaptı? Tahminimce, şarkı bitene kadar, ellerindeki cep telefonlarında, Facebook’larını karıştırıp durdular.

Halbuki en son gittiğimde bu şarkı okunmuştu ve tüm dinleyiciler, sanatçıya eşlik etmişlerdi. Neyse, “Gel mehtabım, gel sevgilim gel yine, Hasret kaldım gözlerinin rengine” sözleri ile şarkı bitti ve müzik aletleri yeniden ankortlanarak, Ankaralı Turgutvari türkülere, şarkılara, devam edildi.

Bu durumda anladım ki, ne mehtabın geleceği var ne de, sevgilinin. Gözlere hasret kalmaya devam edeceğim.

Yine de kendimi şanslı hissettim. Bir de, “Dönülmez akşamın ufkundayım’ı istemiş olsaydım ne olurdu acaba?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek