Cyprus Today sol
  • 12 Haziran 2017, Pazartesi 8:20
Av. HasanSÖZMENER

Av. Hasan SÖZMENER

Tutanaklardan Rahme Hanım’ın davası

Geçen hafta, ‘boşanmada mallar’ başlıklı bir yazı dizisine başlamıştım. Amacım, birkaç hafta bu konuyu incelemekti. Ancak, Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüş olan bir davaya ilişkin olarak bir gazetede çıkmış olan bir yazı üzerine, yazı dizime bir haftalık ara vermeyi ve söz konusu davaya ilişkin tutanaklara dayalı doğru bilgileri halkımıza aktarmayı uygun buldum.

Hemen belirteyim ki, bu davayla ilgili istinaf dosyalanmıştır ve bu konudaki en geçerli kararı Yargıtay verecektir. Ve en önemlisi, yargılama öncesi ve sonrası, işlendiği ileri sürülen suçlarla ilgili olarak basında çıkmış olan haberler ve yazılar doğruları tam olarak yansıtmamıştır. Aşağıda yazacaklarımı, yargılama sırasında mahkemede tutulan tutanaklara dayandırmaktayım.

Rahme Hanım, genç ve güzel bir kadındır. Bir köyde oturmaktadır ve birisi bebek, diğeri ise 9-10 yaşlarında iki oğlu, bir de Ömer isimli kocası vardır. Rahme Hanım, bir bankaya temizleyici olarak girmiştir. Onun işe girmiş olması Rahme Hanımı, eşini ve büyük oğlunu çok sevindirmişti ve ailesi mutlu bir hayat sürüyorlardı.

Bu mutluluk, Rahme Hanım’ın çalıştığı bankaya yeni bir müdür atanmasıyla bozulmaya başladı.

Müdürün eşi, Rahme Hanım’ın kocasının yeğeniydi ve müdür, akrabalık kisvesi altında Rahme Hanım’ı kanatları altına almaya çalışıyordu. Müdür, Rahme Hanım’a, liseyi dıştan bitirmesi için yardımcı olmakla işe başladı. Bilahare müdür, Rahme Hanım’ı telefon ve mesaj yağmuruna tabi tuttu ve alakasını telefonlarla, mesajlarla bildirmeye başladı.

Birkaç ay içerisinde müdürün Rahme Hanım’a açmış olduğu telefon sayısı 600’ün üzerinde ve attığı mesaj sayısı da 700’ün üzerinde oldu. İşin enteresan yanı banka müdürü, Rahme Hanım’ı, telefon ve mesaj yağmuruna tabi tutarken aynı anda, aynı bankanın bir başka şubesinde çalışmakta olan başka bir kadın banka memurunu da aynı sayılara varacak şekilde telefon ve mesaj yağmuruna tabi tutmaktaydı.

Bu kadar telefon ve mesaj yağmuru karşısında Ömer’in, eşinden ve banka müdüründen şüphelenmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Ömer, eşini ve banka müdürünü çok medeni bir davranışta bulunarak, bir araya getirdi ve kendilerinden şüphelendiğini her ikisine birden söyledi. Her ikisine de böyle bir şeyin olup olmadığını sordu. Gerek Rahme Hanım, gerekse banka müdürü, böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını Ömer’e söylediler. Buna rağmen Ömer, Rahme Hanım’ı işten aldı ve bankaya göndermedi.

Ömer, bence o aşamada, çok doğru bir harekette bulundu ve ailesini kurtarmak amacıyla, karısını işten aldı. Banka müdürünün eşi, yeğeni durumundaki Ömer’in, Rahme Hanım’ı işe göndermediğini ve bu konudaki dedikoduları öğrenince, durumu kocasına sordu. Kocası, eşini asla böyle bir şey olmadığı konusunda ikna etti. Müdürün eşi de, kocasına inanarak Ömer’i aradı ve Rahme Hanım’ı yeniden işe göndermeye ikna etti.

Banka müdürünün eşine göre, banka müdürü, Rahme Hanım’ın babası yaşındaydı ve Rahme Hanım’a karşı özel bir ilgi duyması söz konusu olamazdı.

Banka müdürünün eşi, akrabalığını da kullanarak işlerin tatlıya bağlanmasını sağladı ve Ömer de Rahme Hanım’ı tekrar işe gönderdi. Banka müdürü, işler tatlıya bağlandıktan sonra foyası meydana çıkmasın diye, Ömer’in bankadan olan kredi taleplerini şahsen kendisi verdiği şahsi çeklerle karşıladı.

Olaylar tatlıya bağlanmıştı ancak banka müdürü, Rahme Hanım’la yeniden telefon trafiğine başlayınca, Ömer yeniden şüphelendi ve eşi ile banka müdürünü takibe aldı.

Olay günü Rahme Hanım ile banka müdürü konuşmak üzere, Güvercinlik kavşağında buluşacaklardı. Ömer, Rahme Hanım’ın kullanmakta olduğu arabanın arkasına gizlendi ve Rahme Hanım’la, banka müdürünün ne konuşacaklarını dinlemek istedi.

Banka müdürü kendi arabasıyla, Rahme Hanım da kendi arabasıyla Güvercinlik kavşağına geldiler. Bundan sonraki gelişmeler basında çok yanlış bir şekilde yer aldı. Banka müdürü, Ömer’in arabada gizlendiğini bilmiyordu. Banka müdürünün amacı konuşmak değildi. Bu nedenle, Rahme Hanım’ı ıssız ve tenha bir yere götürmeyi tasarladı. Banka müdürü, Rahme Hanım’a kendisini takip etmesini söyledi. (Halbuki basında, banka müdürünü tenha bir yere, Rahme Hanım’ın götürdüğü iddia edildi) Banka müdürü önde, Rahme Hanım arkada, olmak üzere ana yoldan bir buçuk kilometre kadar bir toprak yolda gittiler. Ana yoldan görülemeyecek bir noktaya geldiklerinde banka müdürü durdu ve Rahme Hanım da durdu.

Rahme Hanım’ın arabasında gizlenmekte olan Ömer, banka müdürünün karısını bu ıssız yere kadar getirmiş olmasına ve karısına karşı sulanır kelimeler kullanmasına sinirlendi ve gizlendiği yerden çıkarak, banka müdürünü darp etti.

Banka müdürüne göre, Ömer’in bir elinde tabanca, bir elinde de, sopa vardı. Ömer, banka müdürünün pantolonunu ve kilotonu aşağıya çekti, onu telefonun kamerasına çekti. (Kameraya çekme konusu da basına yanlış intikal etti. Basında Rahme Hanım’ın olayı kameraya çektiği şeklinde haberler yayınlandı). Banka müdürüne göre Ömer, elindeki sopayı, anüsüne sokmaya çalıştı ancak o anüsünü kasmak suretiyle sopanın girişini engelledi.

Bunun üzerine Ömer, bir pense aldı ve sapını, banka müdürünün anüsüne soktu. Ömer ve Rahme Hanım, anüse sopa sokma girişiminin ve pense sapı sokma durumunun olmadığını iddia etmektedirler. Banka müdürü bu olaydan sonra Ömer’e borç olarak verdiği çeklerin, Ömer tarafından tehditle kendisinden alındığını iddia etti.

Olay günü Ömer ve Rahme Hanım tutuklandılar, Ömer ve Rahme Hanım aleyhine ceza davası getirildi. Ömer olay gününden itibaren serbest bırakılmadı. Banka müdürü, bu davada mahkemeye gelip şahadet vermek istemiyordu ve bu yüzden takriben bir buçuk yıl, davanın duruşmasına başlanamadı. En nihayet banka müdürü yurt dışı gezilerini ve seyahatlerini tamamladıktan sonra 2017 yılının Ocak ayının başında işinden emekli çıktı ve şahadet vermeye karar verdi ve duruşma başlayabildi.

Ömer aleyhine soygun suçlaması getirilmediği halde mahkeme, bu konuda, banka müdürüne inandı. Yine mahkeme Ömer’in, banka müdürünü darp ettiğine ve ona cinsel tecavüzde bulunduğuna yani pense soktuğuna inandı. En enteresan olan ise, Ömer’in hiçbir davranışına katılmamış olan Rahme Hanım’ı mahkemenin, Ömer’in suç ortağı kabul etmesi olmuştur. Bir başka enteresan durum da banka müdürünün eşinin mahkemeye vermiş olduğu şahadette yaşanmıştır. Ömer’i, kocası ile Rahme hanım arasında bir şey olmadığı hususunda ikna eden banka müdürünün karısı, kocasının evladı yaşındaki kızlara alaka ve istek duymasının olağan olduğunu ifade etmiştir.

Sonuçta ne olmuştur? Ömer 12 yıl, Rahme Hanım da 8 yıl hapse çarptırılmıştır ve iki tane çocuk ortada kalmıştır. Benim beklentim, Yargıtay’ın bir an önce istinafı dinlemesidir.

Yukarıda anlatmış olduğum gerçeklerin ibretlik gerçekler olduğunu düşünmekteyim. Bir bankada temizleyicilik işi bulan ve ailesine maddi katkıda bulunmaktan başka bir düşüncesi olmayan bir kadına, toplum olarak yaşattıklarımızdan dolayı ben utanıyorum. Düşününüz ki, bu kadının başına gelenler, kocasının bir akrabası tarafından getiriliyor. Bir de ekmek parası peşinde koşmakta olan diğer kadınların durumunu düşününüz. Tek kelime, hepimize yazıklar olsun. Son olarak o iki ana kuzusu evlattan da hepimiz adına özür diliyorum. Meğer kadın olmak ne kadar zor bir şeymiş. Hele hele de KKTC’de.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek