Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Beste SAKALLI

Beste SAKALLI

12.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Alıç Reçeli, Sonbahar ve Ömür

Mevsimlerden sonbahar.
Havada hafif bir esinti;
saçlarımızı kımıldatan ama dalları kımıldatmaya gücü
yetmeyen, ılıkça bir esinti. Biraz da nem geziyor arada;
hem üşüten hem de bir türlü üşütemeyen.
Arka bahçede, yaz gecelerindeki gibi uzun uzun
oturamıyoruz artık.
Ama henüz balkonlardan içeriye de kaçmış değiliz.
Işıklı gökyüzünü bırakıp lambalı betonlara sığınmış
değiliz henüz.
   *
Sabahlar akşamdan kalma.
Buna rağmen, güneşli gökleri bırakıp panjurlu
odalara doluşmuş değiliz henüz.
Hâlâ kaldırımdayız. Hâlâ balkonlarda.
   *
Dışarıdayız; aslında o bildiğimiz yazın inadındayız.
Hâlâ cam yok buralarda. Kapı yok, kilit yok, perde yok.
Deniz parmaklarımızın ucunda, kayıklar dudağımızın.
Bir gitmekteyiz buralardan, Bir kalmaktayız buralarda…
   *
Toprakta yarılmış, ezilmiş sarı, yeşil, turuncu yapraklar.
Yapraklar… Tutamıyoruz hiçbirini. Düşüyorlar.
   *
Düşüyor yapraklar.
Kahvaltımızı yaparken, alıç reçelinin içine yavaştan
bir yaprak düşüyor mesela benjaminden.
Tam çayı dudağımıza götürürken,
çayla avucumuzu ısıtırken,taşı çakıstese vururken,
çamaşırı tele geçirirken, bir yaprak düşüyor ağaçtan.
   *
Yaprak mı vuruyor kapıyı,
ağaç mı çekip gidiyor yaprağı, belirsiz.
Birbirlerinden anı çalmışlar mı,
birbirlerine son sözlerini fısıldamışlar mı, belirsiz.
Tek gördüğümüz, çisil çisil bir yaprak inmesi yeryüzüne, göklerden.
Ne ağaçla yaprağın uğursuz bağırtısı,
ne hırçın kavgası, ne de rahatsız edici kalabalığı.
Tek duyduğumuz sessiz sessiz bir yaprak girmesi
yeryüzünden içeri.
   *
Sofrada sesimiz varsa, bir sessizliğin gürültüsü yaprak.
Sofrada sessizlik varsa, bir sesin türküsü yaprak.
Akşamüstüymüş, öğlen üstüymüş, sabahın yedisi,
akşamın sekiziymiş, fark etmiyor.
Acının üstü, sevincin ertesiymiş, dinlemiyor…
Gelip, öylece yeryüzüne konuyor yaprak.
   *
Bazen bir ses, bazen bir sessizlik gibi varıyor
toprağa yaprak. Ağır ağır varıyor.
Havada yağmur, karada bulut, yaprak.
Vakti gelmiş bir gidecek, yaprak.
   *
Düşmese o, ömrümüzden bir mevsimin daha elini
kolunu sallayarak geçip gittiğini anlayacak değiliz.
Belki duymak istemediğimizden. Belki de inanmak.
Düşmese o yaprak,
haberdar olmamakta direnmekteyiz,
ömrümüzden biraz daha yürüdüğümüzden.
Belki bilmek istemediğimizden,
belki de yaşamayı gözümüzde her geçen gün
daha çok büyüttüğümüzden.
   *
Mevsimlerden sonbahar.
Havada hafif bir esinti; içimizi kımıldatan ama dalları
kımıldatmaya gücü yetmeyen, ılıkça bir esinti.
Biraz da nem geziyor arada. Hem üşüten hem de
bir türlü üşütemeyen. Ama kaçağı değiliz henüz.
bu gökleri bırakıp damlara saklanmış değiliz henüz…
   *
Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz,
mutlu ve huzurlu bayramlar…
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Hami Gökkaya
    14.09.2016

    İçinde Kıbrıs insanından buram buram esintiler barındıran çok güzel dizeler. Kalemine sağlık Beste kızım. İyi güzel haberlere aç olduğumuz bu günlerde, bu dizeler ilaç gibi geldi.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.