Cyprus Today sol
  • 22 Haziran 2017, Perşembe 11:04
BesteSAKALLI

Beste SAKALLI

Babamın sesi

Sonra, lafı arkadaşım aldı,

babasını anlatırken, gözleri küçüldü, küçüldü.

Ona ihtiyaç duyduğu zamanlarda, onu yanında bulamadığını

anlattı.

Gözleri hep yerdeydi.

Hep kendinden büyüklerle arkadaşlık ettiğini

ve o insanlarda bilmeden aslında babayı aradığını

söyledi.

Öfkeliydi…

 

Başını masaya eğip, önündeki çakmakla

oynayarak konuşmasına devam etti.

Bir iki kelime daha dedikten sonra

‘Neyse,

hava da bugün 28 derece, yaz geldi.’ dedi.

Belli ki daha çok devam etmek istemedi.

*

‘Hayat Sözlükleri’ yazım,

bu köşedeki ilk yazılarımdandı.

Bu yazımda, hepimizin yaşadıkları neticesinde,

kelimelere verdiğimiz anlamların farklılaşabildiğinden

bahsetmiştim.

 

Yukarıda arkadaşımın söyledikleri ve susmaları da,

yine hayat sözlüklerimizi anımsattı bana.

Sizin için binlerce güzel anlam barındıran bir kelimenin,

bir başkası için, bir dolu hüzün,

bir dolu kızgınlık

taşıyabileceğini yeniden hatırlattı…

*

Yaşananlar, dinlediklerimiz gösteriyor ki,

baba olmak yeterli değil,

iyi bir baba olmak asıl önemli olan.

*

Bu yazıyı yazarken aklıma, Ayşe Kulin’in Saklı Şiirler

kitabındaki o mısralar geliyor:

‘Tüm çocuklarına dünyanın

babalı çocukluklar dilerim

ki ışısın gözlerinde sevinç

yüreklerine güven dolsun’

dediği …

*

Bütün çocukların ve bütün çocuklukların

ihtiyacı olan,

onlara inanan,

onlara güvenen,

hayallerine yardım eden babalar.

Ve tabi en çok da onları seven,

yüreklerini sıcacık kucaklayan,

ihtiyaçları olduğunda onların yanında olan babalar...

*

Bir şiir söyleşisi çıkışı yanıma gelen

bir dinleyici, genelde hep anne üzerine şiirler yazıldığını,

ama benim şiirlerimde hep babanın geçtiğini fark

ettiğini söyledi.

Bunun nedenini sordu.

Bunun nedeninin tek cevabı vardı:

benim iyi bir babam vardı.

*

Sonrası da var ölümün.

Bir insan eksilirken, sesi eksilirken,

size söylediklerinin de sesi

eksiliyor bir yandan.

Ve o sesin önemini, o sesin yokluğunda,

size, başaramayacağınız,

vazgeçmeniz, boş vermeniz,

hayallerinize inanmamanız konusunda

ısrar edenleri tanıdıkça,

çok daha iyi kavrıyorsunuz.

O sesin hayatınızdaki yerinin,

değerinin ne kadar paha biçilmez

olduğunun yeniden farkına varıyorsunuz…

Ve herkesin merak ettiği tek sırrın,

size birisinin ve kendinizin inanmasında saklandığını

buluyorsunuz.

*

Babamın cesaretlendirici sesini hiç duymadan büyüseydim,

kendim olmadan,

içimdeki gücü bilmeden,

öğrenmeden yürüyecektim yolları.

Babamın sesi, beni kendime götürdü.

O yüzden, çocuklara,

hele de babasının sesi kulağına hiç gelemeden

doğmuş çocuklara,

kendilerine inanmalarını fısıldamak isterim.

‘Duymayın olumsuz,

umutlarınızı alan sesleri’ demek isterim.

*

Yazdığım şiirlerden,

‘Babam Beni Mutlu Bilsin’i,

‘Dokun Çünkü’yü, yazdığımda babam hayattaydı.

Hatta babamı kaybedişimden altı yıl önce falandı.

‘Kayıp Babayı Beklemek’, ‘Yüreğini Benim Tut’,

‘Baba Seni Bizdeki Yerine Bekliyorum’

yazılarını yazdığımda da babam hayattaydı.

Yani sanılanın aksine, ben babayla ilgili yazmaya babamı

kaybedince başlamadım.

Babamın insan ve hayat sevgisi karşısında,

insanı ve hayatı onun gözünde sevdikçe

yazmaya başladım onu ve babayı.

‘Baba’yı gözümde babam güzelleştirdi,

babam anlamlandırdı.

*

Bugün, onun yokluğunda da en çok o insanlara yaklaşırım;

o insanlara ki yaşadıklarına rağmen hayattan

hala umutla bahsederler, hala gülümserler…

Onlar bana babamı hatırlatır.

Onlardan fırlayan umut,

onlardan taşan yaşama saygı,

bana babamı anlatır.

Önce sözleri benzer insanların babama,

sonra sesleri.

En son gelir kaşları gözleri.

*

Hangi yaşta olursanız olun,

kaybettiğiniz sizi koşulsuz sevenlerden ve sizin

koşulsuz sevdiklerinizden birisiyse,

hep aynı dileği geçirip durursunuz içinizden;

sadece nefes alsaydı, ama burada olsaydı.

Ama ne yazık ki özleme direnmekten başka elimizden

gelen yok.

*

Ve bu yazı…

Evet, bu yazıda babalara,

çocuklarına sarılmayı unutanlar varsa,

hatırlasınlar diye.

Çünkü çocukların, onların yüreklendirici, kucaklayıcı,

o seven seslerine hep ihtiyaçları var.

 

Bu yazı çocuklara,

babalarına sarılmayı asla unutmasınlar diye.

Çünkü babaların, onların gözlerindeki mutluluğa, sevince

ihtiyacı var.

 

Bir de bu yazı, zaman geçti diye,

babasız çocukları aramayanlara,

atlayanlara...

Ateşlere biraz sular serpilsin diye...

*

Bu yıl da babamı saygı ve sevgiyle anarken,

herkese, gerçek sevgiyi tanıştıracak insanlarla

akacak zamanlar dilerim.

sevgiler, sevgiler ve sevgiler!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık